HERKES NİYE SUSTU?

Geçen hafta yazımı yazdım, son düzeltmeleri de yapıp gönderdikten sonra haberi aldım…

AKP İl Başkanı Mahir Sönmez, fiili bir saldırıya maruz kalmış, kısacası darp edilmişti…

Oldum olası şiddetten nefret ederim…

Kim kime saldırırsa saldırsın, düşüncesini şiddet yoluyla kabul ettirmeye çalışıyorsa tasvip de etmem…

Olayı çoğu kimse duymamış…

Sebebine gelince necip (!) Elazığ basını işine gelmeyince olayları sansürlemeyi huy edinmesi yüzünden…

Vali Fahri Bey’deki dürümcünün açılışı birinci haberdir de, iktidar partisinin il başkanının dövülmesinin haber değeri yoktur, öyle mi?

Hem de Mahir Bey kendi il binasında, kendi partilileri tarafından saldırıya uğramış…

Faruk Bey’in (Septioğlu), klasik vekil-halk buluşmasında bir çay meselesi yüzünden çıkmış niza…

İddiaya göre, Şıhın Oğlu, “misafirlere çay ikram etsek iyi olmaz mı” diyor ev sahibi durumundaki il başkanına…

Mahir Bey’de zaten epey bir zamandır vekillerle pek yıldızı barışmıyor, müstehzi bir yüz ifadesiyle işi geçiştirmek isteyince, Faruk Bey, “yahu kardeşim şu işi doğru dürüst yapacaksanız yapın, yoksa bırakılım” yollu bir iki laf ediyor.

Mahir Bey altta kalır mı, “Sayın vekilim bu işleri kendi aramızda konuşalım” deyince, vekilimizin yanında bulunan ve onun üzülmesine dayanamayan hemşerileri (!) Mahir Bey’i kendi yöntemlerince cezalandırıyorlar.

Allah’tan orada bulunan diğer duyarlı parti üyeleri araya giriyor da mesele çok daha büyümeden durduruluyor.

Olayın akabinde acilen toplanan AKP İl yönetimi durumu rapor edip Ankara’ya gönderiyor. Cevap ne olur bilmiyoruz… Biz de sizin gibi beklemedeyiz…

Ama Ankara’nın böylesine kritik bir dönemeçte vekil harcayacağını sanmıyorum…

Olan yine Mahir Bey’e olacak, yediğiyle kalacak gibi görünüyor.

Biz buradan kendisine geçmiş olsun diyerek, olayı kınadığımızı alenen söylüyoruz.

Ama her olur olmaz şeyde televizyonlarda ve köşelerinde ahkâm kesen, birçoğu da benim dostum olan Elazığ’ın gazetecileri nerede?

Allah ondan razı olsun, bir Nafiz Koca, olayı yazdı…

Şu ana kadar kimseden konuyla ilgili tık yok…

Bir haftadır da imkânlarım ölçüsünde takip ediyorum, olay ört bas edildi gibi, basın da susuyor…

Sussunlar bakalım, nereye kadar susacaklar…

Ama bu kadar suskun olup da sonra “Elazığ’da yerel basını kimse takip etmiyor” yollu serzenişte bulunmak da pek insaflı olmuyor, değil mi?

 

Not: Koskoca Edibe Can Müftülük sitesine sığmayan ve “daha iyi hizmet etmek için, daha büyük bir müftülük sitesi” yapmak üzere harekete geçen Müftülüğümüz, il yöneticilerinin deprem karşısında sessiz kaldığını görünce 1001 hatim duası okuyarak önlem almaya çalışacaklarını, vatandaşın bu konuya ilgi göstermesini duyurdular.

İster misiniz yıllardır ülkelerindeki depreme çözüm arayan Japonlar da Elazığ’a akın etsinler?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.