HAYDİ SİNEMAYA

Sizi bilmem ama ben, 70’li yıllarda televizyonun olmadığı veya bu kadar hayatımıza girmediği zamanlarda sinemayı çok severdim.

Elazığ’da kaldığım kısa sürede o zamanki Saray Sineması, Gölcük, Köşk ve Renk Sinemaları zamanımızın büyük kısmını geçirdiğimiz ve çok keyif aldığımız mekânlardı. 
Haftanın hangi günüydü hatırlamıyorum ama aile matinelerine, Elazığ’ın tanınmış aileleri çoluk çocuk, bir görev ifa eder gibi gider, o günün şartları içerisindeki lüks sayılacak koltuklarda filmlerini seyrederlerdi.
Hem de ne seyretmek… Filmdeki sahneleri yaşayarak, hissederek, ağlayarak hatta zaman zaman alkışlayarak…
Sinemanın kapısından iki gözü iki çeşme ağlayarak çıkan insanlar, yine de büyük bir mutluluk içerisinde o güzel anların tadını çıkarırlardı.
80’li yıllar televizyon ile tanışma yıllarımızdı. Artık kimse sinemaya gitmiyor, evde ayağına gelen sihirli kutuya büyük hayranlıkla bakıyordu. Daha sonraları “aptal kutusu” denilen bu aygıt sanıldığı gibi gelip geçici bir heves olmadı. Uzun zaman hayatımızda yer tuttu.
Ancak daha sonraları insanlar artık eskisi gibi televizyondan zevk almamaya başladı. Sinemanın o gizemli, büyülü atmosferi insanları geri çekmeye başladı. Daha modern salonlar, daha kaliteli filmler karşımıza çıktı.
Şehrimizde de eskiler salonları restore ederken, yeni yapılan alışveriş merkezlerinin vazgeçilmez köşeleri sinema salonlarıydı. Hatta aynı anda birkaç film oynatmaları ve büyük şehirlerde vizyona giren filmlerin anında şehrimize getirilmesi, sinemayı eski günlerine döndürmeye başladı.
İşte bu noktada Elazığ’ın sinema gönüllüleri daha önce iki kere gerçekleştirdikleri Çaydaçıra Film ve Sanat Festivali’nin üçüncüsünü yapma aşamasında sona geldiler.
Geçtiğimiz günlerde alt yapısı oluşturulan ve bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyurulan festival, 19 Mayıs günü başlayacak ve dört gün sürecek.
Ancak bu festivalde birçok ilk ve yenilik yaşanacak…
Sinema dünyasından birçok ünlünün geleceği şehrimizde, filmler görme engellilere ve hapishanelere özel gösterimle sunulacak.
Üç ilçede (Keban, Sivrice ve Palu) kültür gezileri ve konserler olacak, buradaki vatandaşlarımız da etkinliği bir ölçüde yaşayacak.
Şehrimizin yetiştirdiği ünlü yapımcı ve yönetmen Ahmet Çelenk ve Ertuğrul Karslıoğlu gibi isimlerin jüri üyeliği yapacağı festival, 2000 yılında kaybettiğimiz ünlü sinema sanatçısı Kemal Sunal anısına düzenlenecek…
Elazığ Sinema Derneği (ESİNDER)’in organize ettiği festivalde 15 film gösterilecek…
Festivalin açılış günü olan 19 Mayıs’ta Harput’ta yakılacak olan festival ateşinin ardından, 23 bin kişi, evet yirmi üç bin kişi şehrin merkezinde Çaydaçıra efsanesinin temsili gösterisini yapacak. 
ESİNDER Başkanı Serdar Kara, “Guiness Rekorlar kitabına başvurduklarını ancak Çaydaçıra’nın bir halk oyunu olduğu için kabul edilmediğini” belirterek, daha sonra oluşturulacak Hatıra Ormanı’na ağaç dikenlerin kendi fidanları olacağını ve bütün Elazığ’ın bu festivale destek vermesini istedi.
Adı hep olumsuzluklarla gündeme gelen Elazığ’ı böylesine güzel, olumlu ve ses getirici bir etkinlikle Türkiye’nin karşısına çıkaran herkese teşekkürler…
Başta Sayın Valimiz olmak üzere aylar öncesinden konunun alt yapısını hazırlamak için İstanbullarda gece gündüz ter döken herkese teşekkür…
Sinema, yaşı kırkın üzerinde olan bir çok insan için geçmişte kalan bir nostalji olmasın… Eğer öyle bile olsa, gelin o hatıraları tekrar tazelemek için salonları dolduralım ve bütün Türkiye’ye olumlu olaylarda asıl Elazığ’ın yekvücut olduğunu gösterelim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.