HALACOĞLU’NU DİNLERKEN

Kültürel ve sosyal faaliyetleri epey zamandır unutmuştuk. Geçen haftaki yazımda duyurduğum ve önümüzdeki hafta başlayacak olan sinema günlerini özlemle beklerken Cuma akşamı gönüllerimizi doyurduğumuz bir konferans ilaç gibi geldi.

Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Yusuf Halacoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı konferans gerçekten harikaydı. 
Birkaç arkadaşımla birlikte salona giderken, yolda “Allah vere de yeteri kadar duyurulmuş ola, yoksa bizim millet böyle şeylere ilgi göstermez, aksi takdirde Hoca’ya da mahcup oluruz” diye söyleniyordum.
Ancak daha aracımızı park ederken gördük ki bırakın salonun içini, dışında da mahşeri bir kalabalık var.
Çoktandır görmediğimiz dostlarla hasret giderdikten sonra salonun içine girdiğimizde oturacak yer bulmanın mümkün olmadığını gördük.
Orta yaş ve yaşlıların ağırlıklı olduğu salonda üniversite öğrencileri de azımsanmayacak kadar yer tutmuştu.
Yaşımıza istinaden gençlerin töre gereği yerlerini verdiği bir yere sıkıştık. Ev sahipliği yapan üniversitenin, Yusuf Hoca’nın sunu eşliğinde yapacak konuşması için teknik ortamı hazırlamaması yüzünden konferans yarım saat geç başladı. 
O büyük kalabalığın ve baharın son günlerindeki sıcak havanın getirdiği sıkıntı yine de şikâyete yol açmadı.
Yusuf Halacoğlu, beklenenin aksine Ermeni Meselesi –ki zaman zaman konuşmasında ona da yer vererek, bağlantılar kurdu- yerine tarihin ışığından bugüne bir ayna tuttu.
Siyasetin “S” sini bile ağzına almadan “açılım” masalının nasıl fiyasko olduğunu örneklerle ve tarihi gerçeklerle anlattı.
“Geçmişte bizim eyaletimiz olan bölgelerin nasıl elimizden çıkarıldığını, bugün oynanan oyunun da bunun aynısı olduğundan bahseden Yusuf Hoca, dün padişahlarımızın biraderim diye hitap ettiği ülkelerin parlamentolarında bizi kınayan kararlar alınıyor ve biz bunlara ses çıkarmıyoruz/çıkaramıyoruz” dedi.
“Yine ne gariptir ki düne kadar padişahlarımızla görüşmek için aylarca İstanbul’da bekleyen elçiler yine onun izni olmadan ülkeyi terk edemezken bugün o ülkelerin oluşturduğu “Hıristiyan Kulübe” üye olmak için yalvarmak zorunda bırakılıyoruz” dedi. 
“Geçmişte, içerisinde de Harput’un da bulunduğu birçok bölgenin misyonerlerin işgaline uğradığından” söz eden Halacoğlu, “bugün de çeşitli güçler ülkeyi bölmek ve parçalamak için aynı oyunu sergiliyorlar, bunlara karşı uyanık olmak ve aklımızı kullanmak zorundayız” dedi.
Yusuf Halacoğlu, güzel belagatiyle bize doyumsuz bir gece yaşatırken, Elazığlıların sağ-sol ayrımı gözetmeksizin –ki CHP İl Başkanı Ethem Gülbay’da oradaydı- böyle bir toplantıya gereken ilgiyi göstermesi her türlü takdirin üzerindeydi.
Bu arada Yusuf Halacoğlu gibi bir ismi Elazığ’a getirerek bizlerle buluşturan ve kusursuz bir organizasyon gerçekleştiren Türk Ocakları Elazığ Şubesine sonsuz teşekkürler…
Ülkenin her yönden kuşatıldığı bir dönemde insanların gönüllerinin aydınlanmasına katkıda bulunan, vitrine oynamak yerine kalplere hitap eden Türk Ocaklarını gönülden alkışlıyorum.
Kültürel faaliyet adı altında üç-beş kişinin hobisini tatmin ettiği sözüm ona etkinlik yerine, insanımızı mest eden bu çalışmaların sürmesi dileğiyle iyi haftalar…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.