HADİ BAKALIM

Yıllar sonra da olsa Elazığ, iktidar partisinden Belediye Başkanı seçerek bir ilki gerçekleştirmiş ve siyasi gücün bütün imkanlarını arkasına almıştır.

AKP ye bir önceki seçimde dört, şimdi de beş milletvekili veren ilimiz belediyeyi de büyük bir oy farkıyla takdim ederek hizmete ne kadar ihtiyacı olduğunu anlatmaya çalışmıştır.

Bu imkanı eline alanların bundan sonra ne yapacaklarını hep beraber göreceğiz. Ama bana, isterseniz peşin kanaatli, isterseniz şartlanmış deyin ben bunların bir şey yapacaklarına inanmıyorum.

Hele AKP Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya nın seçim sonucu büyük bir pişkinlikle, "ben bu kadar fark atacağımızı biliyordum, Elazığ bizi seçmekle iyi etti" türünden açıklamaları ileriye dönük hiçbir umut ışığı vermiyor.

Kaldı ki gerek iktidar mensuplarında gerekse Süleyman Bey in kendisinde ve çevresinde büyük bir şımarıklık ve büyüklük görülüyor. 
Aldıkları oyu küçümsemiyorum. Kendilerinin bile tahmin etmedikleri bu farkın nasıl olduğunu yemin ederim ben de anlamıyorum. Hiçbir kamuoyu araştırma anketinde çıkmayan bu farkın nasıl gerçekleştiğini kimse anlamıyor.

Olan olmuştur, alınan alınmıştır. Bundan sonra onlara düşen, gösterilen teveccühe layık olmaya çalışmak ve hiçbir mazeret ileri sürmeden hizmet getirmektir.

Ancak geçen hafta Süleyman Bey in ilk icraat olarak bünyesinde çalışan ve seçimlerde başka adaylara çalıştığına veya oy verdiklerine inandığı Pür emanet işçilerin işlerine son vermesi bundan sonrası için de bize ipucu oluyor.

Düşük ücretlerle çalışan ve sadece evlerine ekmek götürmek kaygısında olan bu insanların işlerine son vermek, ekmekle oynamak vallahi büyük vebaldir. Bu aklı kim veriyor, bu işi kim yaptırıyor bilmiyorum ama Süleyman Bey için söylenecek tek söz varsa o da"eski tas eski hamam."

Ben bu yanlıştan dönüleceğine filan da inanmıyorum. Göz göre göre böyle bir acımasızlık yapanların kamuoyu baskısı olsa bile geri adım atacaklarını zannetmiyorum. Olan o garibanlara olmuştur.

Siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının konunun üstüne gitmeleri ve kamuoyu baskısı yaratmaları ne sonuç verir beklemek ve görmek lazım.

Ancak burada ilin Vali ve diğer yetkililerin bu konuda Süleyman Bey i uyarmaları lazımdır.

Tamamen siyasi hesaplarla alınmış bu uygulamanın durdurulmasını istemelidirler. Proje filan ile uğraşmayıp babacan ve halk adamı görüntüsü çizen Sayın Selmanoğlu nun bu icraatını geri çekmesi kendinden beklenendir. Yapar mı derseniz hiç sanmıyorum...

Şu andan itibaren, nasıl olursa olsun 77 bin gibi büyük bir oyla seçim kazanan Süleyman Bey ve ekibinin icraatlarını yakından takip edeceğiz, gözümüz üzerlerindedir. İyi şeyler yaparsa tabii ki alkışlayacağız ve sevineceğiz.

Bu Elazığ bizim, hepimizin...Başka gidecek Elazığımız yok...Gitmeye niyetimiz de yok. Bu şehre hizmet edenler dün nasıl iyilikleri ile yad edildilerse bugün de yarında böyle hayırlarıyla anılacaklardır.

Ancaaak, yanlış yapılırsa, hata olursa, valla bunu söylemekten bir gün bile geri durmayacağız, durmadık, durmaya niyetimiz de yok.
Bizi bilenler iyi bilir. Kimseye bir borcumuz da yok, beklentimizde...Birileri gibi kral öldü yaşasın kral diyenlerden hiç değiliz.

Kalem erbabı veya kendini "duayen" gazeteci sanıp suya sabuna dokunmadan durumu idare edenlerden hiç değiliz.

Her zaman dediğimiz gibi suya sabuna dokunuruz hem de iyi dokunuruz.

Gerçek olan şudur ki ortada bir pislik varsa "Suya sabuna dokunmadan temizlenmez."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.