GAKGOŞ MU GAKKO MU?

Son yıllarda her yerde, her yazıda, her toplantıda bir gakkoş fırtınasıdır aldı yürüdü… Özellikle gurbette yaşayanlar için gakkoşluk bir simge haline geldi.


Elazığ dışında konuştuğunuz herkes memleketinizi öğrenir öğrenmez “ooo, demek sizde gakkoşsunuz” diyor…

Hayli zamandır beni rahatsız eden bu konuyu yazmayı düşünüyordum ancak siyasi hareketlilikten dolayı bir türlü fırsat bulamadım.

Geçen gün Günışığı Gazetesi’nde yazan Dursun Aksoy’un “Gakgoş Sevdası” adlı yazısını görünce bu işin tadı yeteri kadar kaçtı diye düşündüm ve diğer konuları bir yana bırakarak “Gakkoşluk” üzerine yazmaya karar verdim.

Dursun Aksoy’un yazdıkları içinde bir yer çok doğru… Diyor ki: Gakgoş ve Gakgoşluk anlam itibarıyla; erdemlilik, babacanlık, sadakat ve de vefadır. Evet, bu tanım sadece ve sadece “Gakko” kelimesi üzerine söylenebilir, bu doğru…

Ancak Gakgoş için böyle bir tanımlama yapılamaz..

Zira Gakgoş diye bir kavram yok…

Kim olduğunu bilmediğim Akif Eryaman’ın bir yazısında dediği gibi: “Harput’ta gakko, Mamuratü’l Aziz’de gakko, Elaziz’de gakko, Eski Elazığ’da gakko, son onbeş yirmi yılda oldu gakkoş…”

Gakko’yu hep beraber nasıl gakkoşlaştırdırdık, çok uzun araştırılması gereken bir konu. Ancak bunda herkesin, hepimizin yeteri kadar payı olduğu kanaatindeyim.

Hangi kaynağa bakarsanız bakın, gakko Harput ve yöresinde ev halkının ağabeye hitap şekli olarak kabul edilmiştir.

Bir de bu hitabın içinde delikanlılığa adım atmış gence sevgi ve merhamet yükleyen bir anlam katılmışsa gakkom denilmenin tadına doyum olmaz.

Bir komşu amcanın veya dayının küçüğüne seslenişi olarak düşünülürse gakkom denilmenin keyfi bir başka olur.

Gakko demek kardeş demek, gakko demek ağabey demek, gakko demek kendini bilen delikanlı demek, gakko demek güven demek, gakko demek saygı, sevgi demek…

Harput’ta ve Elazığ’da gakko; manevi duyguları ön planda tutan, efendi, mert, sözünü tutan, kimsenin namusuna göz dikmeyen, tarih ve geleneğine bağlı beyefendi ve delikanlıydı.  İnsanımızın birbirine karşı adeta bir tebessümüydü…

Sonra nasıl olduysa birden bire gakko gakkoş oldu.

Konserlerde, Elazığ gecelerinde, müzik etkinliklerinde, meşk âlemlerinde, kürsübaşı gecelerinde, maçlarda ve futbol sahalarında gakkoyu gakkoş yaptılar…

Bunun için herkes birbiriyle adeta yarış yaptı.

Harput kültürünü, Elazığ kültürünü gakkoşlaştırdılar.

Gakkoyu sekiz köşe şapka ile yumurta topuk, sivri burun arasına sıkıştırıp gakkoşlaştırdılar.

Gakkoyu unutturdular, gakkoşu simge yaptılar.

Âlemlerde, meşklerde, sokak kabadayılarının dillerinde, mafya özentisi yeni yetmelerde hep gakkoşu duyar olduk.

Harput’un malum kişileri için yazılan ve söylenen türkülerde bu vezinde isimler vardı: Emoş, Fidoş, Mamoş…. Ve nihayet kafiyede teşkil edercesine Gakkoş…

Kendini kültür adamı sananlar kullanmaya başladı yazılarında ve söylemlerinde gakkoşu…

İşi o kadar ileri götürdüler ki bir ara, Elazığ için patentini alalım dediler…

Aklı başında herkese sesleniyorum…

Elazığ’ı kültür adına idare ettiklerini sananlar bir yana, akl-ı selim olanlara haykırıyorum:

Gakko’ya sahip çıkalım!...

Lütfen bana Gakko’yu ve Gakkom’u geri verin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.