FIRAT ÜNİVERSİTESİ YİNE GÜNDEMDE

Geçen haftaların birinde yazmıştım…

Ne yapıp, edip Türkiye’nin büyük gazetelerine konu olabiliyoruz.

Aslında Elazığ ve Elazığlılar olarak bundan gurur duymalıyız…

Elazığspor başkanının, bütün magazin ve haber programlarına konu olduğu Ankara macerasından sonra Fırat Üniversitesi de geçtiğimiz hafta medyanın manşetlerine tırmandı.

Keşke her zaman dediğimiz gibi bu manşetlere tırmanma, gönlümüzden geçtiği gibi, bilimsel çalışmalarla veya buluşlarla olsaydı…

Birkaç kendini bilmez işlerini güçlerini bırakıp bilgisayarlarlarıyla oyanken YÖK’ün sitesine giriyorlar ve bütün bilgileri kopyalıyorlar. Arkasından da bütün bu bilgileri sanki çok lazımmış gibi kamuoyunun istifadesine sunuyorlar. (Kime ne lazımsa…)

Başka üniversitelerde olanlar bir yana, bizim Fırat Üniversitesi’nde de eski rektör Feyzi Bey’in banka promosyonu ile üniversiteye kazandırdığı arabayı medyaya servis ediyorlar.

Şimdi bunda ne var diyeceksiniz?

Bence de bir şey yok, ama çekememezlik var ya, Fırat’ın Audi’si var bizim niye yok mantığı ile her önüne gelen gazeteye de yazdırıyorlar.

Feyzi Bey’in açıklamalarının bir bölümünü dinledim.

Adamcağız üstelik Audi–6 veren bankadan vergiler mi ne düşünce Audi–8 almış… Almış da evine mi götürmüş, tövbeler olsun… Görev süresi dolunca üniversite de bırakmış, kürsüsüne dönmüş…

Yok, öğrenci harçlarına karşılık verilen bu promosyonu almak adil miymiş de, daha ucuzu olmaz mıymış da, bir sürü laf…

Birileri de para öğrencilere dağıtılsa daha hoş olur gibi lüzumsuzluk yapıyor… Bilmiyor ki öğrenci milletine para neyim vermek onları azdırmaktan başka işe yaramaz…

Ne yani, koskoca rektör Hacı Murat’a mı binecekti…(Murat 124 de kalmadı ama Doğan sele çarpı var tedavülde galiba…)

Neyse, ben yine de üniversitemizin bir şekilde konuşulmasından mutluyum, size de karışmam…

 

* * *

Hatırlar mısınız, geçen senelerde özellikle Kamu-Sen ve diğer sendikalardan istifa eden memurlar oluk oluk Memur-Sen’e kayıt yaptırdılar. Gerekçeleri kendilerine göre haklıydı…

TOKİ ile Memur-Sen arasındaki anlaşmaya göre ev sahibi olacaklardı…

Ancak bunun yolu sendikaya üye olmaktan geçiyordu…

Hemen istifalarını verip öbür tarafa kayıt yaptırdılar, kooperatife de üye oldular…

Bundan sonrası da kör topal ilerledi…

Vaktinde olmasa da evler yapıldı ve kışın başında ev sahiplerine Bakanın da katıldığı bir törenle Öğretmenevi’nde teslim edildi.

Ama evlerine taşınan bu gariban vatandaşlarımız ne yazık ki çok sayıda sorunla karşılaştılar…

Basından takip etmişseniz biliyorsunuzdur, su yok, elektrik yok, doğalgaz yok, yol yok…

Yok, yok, yok…

Bu arada en büyük sorun da “muhatap yok…”

Memur-Sen diyormuş ki, biz size verdik bundan sonrası sizin…

TOKİ ben evi yaptım daha ne yapayım diyor…

Hal böyle olunca kaldılar ortada…

Yine de ısıtıcı filan idare ederken iki gün önce kazan dairesinde gaz sıkışmasından meydana gelen bir patlama ve evleri su basması işin tuzu biberi oldu…

Kışın ortasında ve soğukların da dondurduğu bir zamanda kaderleriyle baş başalar…

Ben yorum yapmayacağım, yapamayacağım…

Siz yapıyorsanız buyurun yapın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.