DERSHANE GERÇEĞİ

Daha önce Sayın Başbakanın, “emir verdim kapatılacak” dediği dershaneler son hafta içerisinde tekrar ülke gündemine düştü…

İlgili ilgisiz herkes bu konuda bir şeyler söylüyor… Biz de geri kalmayalım dedim, edecek iki lafımız var onu söyleyelim bari…

Bir kere klasik deyimle “dershaneler bir sonuçtur, siz bu sonucu doğuran sebepleri ortadan kaldırmazsanız” dershaneyi kapattım demekle meseleyi çözemezsiniz.

Türkiye’de eğitimin hali ortada… Ama bu durumda kimsenin eğitim filan düşündüğü de yok zaten…

Kimi cemaatle hükümet arasındaki bir hesaplaşmanın sonucudur diyor. Burası benim ilgi alanımda şu an itibarıyla değil, zira bu ülkede sınav yapıldıkça ve bu sınavlara giren her öğrenci adaletsizlikle karşı karşıyaysa dershanede olacaktır.

Siz istediğiniz kadar kapısına kilit vurun bir şekilde varlığını sürdürecektir.

Eğer kimsenin kafasının arkasında başka bir hesap yoksa ve denildiği gibi özel okula dönüştürme süreci olacaksa bu geçiş beş yıllık gibi bir zamana yayılsa olmaz mı?

Herkes eğitimde fırsat eşitliğinden söz ediyor, siz ülke genelindeki adaletsiz eğitim dağılımını bir yana bırakın, aynı ildeki okullar arasındaki dengesizliği ortadan kaldırabiliyor musunuz?

Sizin de çevrenizde vardır: “Boğazımızdan kestik dershaneye gönderdik, çocuk yine de kazanamadı” sözünü söyleyip derinden “offf” çekenler… O zaman okulunda sınıfını zar zor geçen her öğrenciyi tıp fakültesine gönderme hevesinden vazgeçirecek bir yöntem bulunamaz mı?

İlk aklıma gelen, ortaokulda nasıl bazı notları dört olmayan öğrenci fen liselerine müracaat dahi edemiyorsa, aynı kriter veya benzeri lise sonrası eğitim için gerçekleştirilemez mi?

Dershaneyi özel okula döndüreceklermiş… İyi de, özel okulların kontenjanlarının yarısı bugün itibarıyla boşken, bunun kime ne faydası olacak ki?

Dershane sorunu siyasi kafanın çözeceği bir iş değildir zaten… Siz bu güne kadar öğretmene, öğrenciye hatta veliye bu konuda görüş sorulduğunu duydunuz mu?

İlimizin eğitim yönünden durumunu daha önce bu köşede defalarca yazdım, yazmaya da devam edeceğim…

Elazığ’daki dershanelerin durumu ile ilgili kapanma lafları gündemdeyken çok bir şey söylemek istemiyorum…

Ama herkes biliyor ki, eğitim bu haldeyse onların da gidişatta payları, suçları var…

Ticarethane mantığıyla dershane açanlar kendilerini otursun bir sigaya çeksinler…

Sadece Elazığ’da değil, genel olarak ülke genelinde çok sayıda dershanesi olan İbrahim Taşel, özel okul fikrine sıcak baktığını daha önce açıklamıştı…

Diğerleri ne yapar, ne eder bilmiyorum…

Ancak cemaatin bu konuda rahatsızlığı ve Hocaefendinin hafta içerisinde açıklamaları onların da konuyla ilgili çözüm arayışı içerisinde olduğunu gösteriyor…

Benim son sözüm sınav sistemine çeki düzen vermeden, sınav sayısını daha da artırarak devam ettiren bir eğitim sistemi içerisinde dershane her şekilde olacaktır.

Hiçbir şey ben kaldırdım demekle kaldırılmaz…

İlla yok etmek istiyorsanız, kötü giden ve pek de bir işe yaramayan okulları kapatın, dershaneleri değil…

Herkes rahat eder o zaman…

 

 

Konuyla bir alakası yok… Ama yine hafta içinde herkes bir şeyler yazdı ben yazmasam duramam… Adana Valisi değil, hemen aklınıza kötü şeyler getirmeyin. Erzurumlu Cevat Amca’nın hikâyesi…

Cevat Amca bir iş için Adana’ya gider.

Otogarda indiğinde susadığını anlar. Büfeye giderek “Bana bir Coca Cola” der.

Büfeci Cola’yı verirken:

“Amca o Coca Cola olarak yazılır Koka Kola diye okunur” der…

Cevat Amca sinirlenir:

-Ne yani benim adım Erzurum’da Cevat, Adana’ya gelince Gavat oldu, öyle mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.