CHP BİLDİĞİNİZ GİBİ

Elimizi bir kere bulaştırdık siyaset yazmaya…

Devam etmesem biliyorum alınacak aynı zamanda da merak edeceksiniz…

O yüzden bu hafta da CHP ile devam edelim siyaset kulislerinde yankılananları konuşmaya…

CHP’de Elazığ’a özel bir önem veriliyor. 30 yıldır milletvekili çıkartılamayan ilimizde artık bir şekilde siyaseten söz sahibi olunmak isteniyor…

İddialı olmak tabii ki güzel bir şey…

Ancak bunun için neler yapılıyor?

CHP’de yakın zamanda bir kan değişikliği oldu… Hem merkez ilçe başkanı, hem de il başkanı kongre ile görevlerini bıraktılar…

Yeni il başkanı Mustafa Kemal Atikeler, iddialı, hırslı ve gayretli olarak göreve başladı…

Ancak geçen süreç içerisinde siyasette yaşananları görünce şevki kırılmış olacak ki bir anda frene bastı…

Artık pek ortalıkta görünmüyor…

Yaklaşan belediye seçimleri ile ilgili aktif olarak bir şey yaptıklarına da şahit olamıyoruz.

CHP kulislerinden sızan bilgiye göre, Atikeler, yerel seçimlerden ziyade, arkasından yapılacak milletvekili seçimlerine hazırlanıyormuş…

Kendisi aday gösterilir mi bilinmez ama başka biri de olsa belediye seçimlerinde oyunu koruyamayan bir partinin il milletvekili seçiminde iddiasının olması çok güç hatta imkânsız…

Hatırlatmak için söyleyelim, 2009 Mart’ındaki belediye seçiminde on bin civarında oy alan CHP, milletvekili seçiminde Elazığ için en doğru adaylardan biri olan ve ciddi paralar harcadığı söylenen (M.Kemal Atikeler de ikinci sıra adayıydı) Ali Özcan ile bütün ağırlığını koymasına rağmen 42 binde kaldı…

Bir kere seçmenin o gün çeşitli sebeplerden dolayı size verdiği oyu muhafaza edemezseniz bir sonraki seçimde taban yapıyorsunuz.

Arkasından her şeye sıfırdan başlayarak eski noktaya gelmek hem zaman açısından hem de ekonomik açıdan imkânsız gibi oluyor.

Kaldı ki milletvekili sayısı dörde düşürülen Elazığ’da seçilebilme için artık atmış bin civarında bir oyunun gerekeceği de göz önünde bulundurulursa CHP’nin genel seçimlerde hayal ettiği milletvekilini çıkarması yine başka bir bahara kalacak gibi görünüyor.

Bu şartlarda, belediye seçiminde bir önceki seçim itibarıyla merkezdeki 30 bin oyu koruyamayan il başkanı Ankara tarafından aday gösterilir mi bunu da Atikeler düşünsün…

CHP kulislerinden sızan ve Ali Özcan’ın il ile ilgili yeni bir hamlesini doğrulatamadığım için şimdilik yazmıyorum…

Kesin cevap alırsam haftaya duyurum size…

 

BELEDİYE KARARLARI

 

Hukuka olan saygımızdan dolayı Yargıtay süreci tamamlanmadan Elazığ Belediye’siyle ilgili mahkeme kararı hakkındaki düşüncelerimi şimdilik saklı tutmak istiyorum.

Ama bu konuda çok sayıda yazı yazmış ve süreci takip eden biri olarak da iki kelam edelim.

Kimine göre az, ceza alanlara göre de çok, hatta haksız olan mahkeme kararı bir yana, asıl kararın açıklanmasından sonra olanlar çok ilginçti.

Cem Yılmaz filmlerini aratmayan bir komedi seyrettik, Allah razı olsun ki çok da güldük.

Başkana moral vermek için belediye önünde toplanan/toplatılan kalabalığın Reis Bey’le buluşması gerçekten “muhteşemdi.”

Hele “Elazığ seninle gurur duyuyor diye” bir yerlerini yırtanların bu gurur kaynağı hakkında bir fikir vermemeleri, bir bayanın “üç kızım var, üçünü de Süleyman bey’e emanet ederim” söylemi ilgincin de ötesiydi…

Söylenen sözlerin, verilen mesajların hangi maksatla edildiğini hala tartışıyoruz.

“Beni yerle bir etmek istiyorlar” sözünün Süleyman Bey’i Mart 2014 seçimlerinde siyasetten silmek isteyen AKP il yöneticilerine ve milletvekillerine gönderildiğini söylüyorlar. Bilmiyorum, aralarında anlaşsınlar… Kim kime ne demişse açıkça söylesin, bizi karıştırmadan helalleşsinler…

Ancak, o toplantıda en güzel yorumu yine Süleyman Selmanoğlu yaptı. Ben başkaca laf söylemeden bu şahane, veciz ve her şeyi özetleyen sözlerle yazımı tamamlayayım:

“Herkesin bir hesabı varsa, yüce Yaradanın da bir hesabı var…”

Bunun üstüne başka ne denir ki?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.