Bize de buyurun

Yıllar önceydi…

İletişim konusunda Elazığ’ın yüzakı Mustafa Yağbasan söylemişti sanırım… Şehrimizde yayın yapan yerel kanalların seyedilme oranlarıyla ilgili bir çalışma yapmışlar…

Ayrıntısını hatırlamıyorum ama, bu kanalların ana haber bültenlerinin seyredilme oranı yüzde yirmi beşlerdeymiş…

Hiç de fena bir durum değil …

İşte ben de o yüzde yirmi beşin içerisindeyim…

İmkanlarım ölçüsünde, her akşam, üç kanalında ana haberini (en azından önemli kısımlarını) seyretmeye çalışırım.

Hem yazı yazan biri olarak, hem de bu şehrin meselelerine duyarlı vatandaş olarak Elazığ’da olup bitene kulak kabartırım.

Her ne kadar ertesi gün sorduğum çok sayıda kişinin –hem de bu şehir ile ilgili ahkam kesen çok insanın- haberle filan ilgilenmediğini görürüm ama ben yine de bakmaya çalışırım.

Son zamanlarda haberden ziyade birbirine ziyarete gidenlerin sohbetini gösteren bir programa dönüştü ana haber bülteni.

Kimse alınmasın diye rumuzla yazalım…

Kanarya Sevenler Cemiyeti Başkanlığına yeni seçilen Kaplan Büyükabi, Orcik Yapanlar Cemiyeti Başkanı Efraim Küçükabi’ye iadei ziyarette bulundu…(Demek ki Küçükabi, Büyükabi’yi daha önce ziyaret etmiş, bir çayını içmiş…)

Diyşeceksiniz ki ziyarette bulundu da noldu…

Ne olacak, Elazığ’ın bütün meselelerini masaya yatırmışlar ve “ortak akıl ile bu meselelerin çözüleceğine” karar vermişler…(Yaptıkları açıklama böyle…)

Sen şu büyük abilerimizi görüyor musunuz? Birbirlerini ziyaret ederek ve çaylarını yudumlayarak her şeyi çözüyorlarmış…

İyi de bunu daha öncekiler niye düşünememişler? Ne diyelim bu da onların akılsızlığı…

Hele içlerinde bir-iki tanesi var ki, zaptedebilene aşk olsun…

Her Allah’ın günü tak orada tak burada…

Siyaseti de defalarca deneyen bu gezgin büyüklerimiz bir türlü orda da dikiş tutturamadılar…

Aklınıza gelen her yerde onlar var…

Televizyonu açıyorum, (ziyaretler dışında) program yapıyorlar, bir yerde bir dükkün açılışı var, il yetkmililerinin hemen arkasındaen kafalarını çıkarmaya çalışıyorlar…

Eğer ilin büyükleri katılmamışssa kordela kesme görevi yükleniyorlar. (Yedek açılışcı yani…)

Ancak anlamadıkları veya yakın getirmedikleri bir şey var: Bu kadar gayrete rağmen kendilerini göstermeye çalıştıkları büyükleri “hadi gel, adaylık sırası sende” demiyor…

Gerçekten ben de üzülmeye başladım…

Onlara buradan bir çağrı yapıyorum…

Bir gün de buyurun bize gelin…

Oralarda bir türlü dikkat çekmediniz, bizim fakirhanede “patates salatası, kısır yiyerek” oturalım…

İsterseniz kameraları da çağırırız…

Belki sesinizi bir yerlere böyle duyurursunuz…

Ne dersiniz?

 

Not: SBS sonuçları da açıklandı…Ötekinde olduğu gbi bunda da sıramızı öğrenemedik. Kapatılacakları söylenen dershaneler sırayla en iyi kazananın kendilerinde olduğunu söyleyip, küçücük çocuklarla reklam yapmaya çalışıyorlar…

Ama benim derdim, Türkiye genelinde durumumuz nedir, geçen seneye göre daha iyiye mi gidiyoruz, yok kötüye ise tedbirimiz ne olacak?

Her şeyde açıklama yapan yetkililerimizden tık yok…

Burdan Milli Eğitim bürokratlarına sorumdur: “Durumumuz nedir…?”

Allah aşkına bir cevap…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.