BEN BU ŞEHRİ ÇOK SEVİYORUM

İster inanın, ister inanmayın ben bu şehri gerçekten çok seviyorum. Niye diye hiç sormayın çünkü belli bir sebebi yok, belki de çok, onun için anlatamayacağım, ama ben bu şehri çok seviyorum.

70’li yıllarda henüz lise öğrencisiyken, o harika 302’lerle Kömürhan’ı Elazığ tarafa geçtiğimiz zaman içimi bir ferahlık kaplardı. Baba ocağına gelmenin mutluluğu bir yana, İstanbul gibi bir yerin üzerine köy görüntüsü verse bile şehrime gelmenin sevinci içimi doldururdu.
Tozlu yolları, egzoz kokuları, köhne evleri ne olursa olsun bu şehir benim şehrimdi. Bu duygu yıllar boyuncu hiç eskimedi.
Şu an ise duygularımı körükleyen bir sürü şey oldu. Yani daha çok sevmemi gerektiren bir sürü şey…
Açılıp da üstü asfalt veya parke yapılmayan yollarda arabamın haşatı çıksa da, oradan çıkan tozu dumanı her gün yutsam da bu şehri çok seviyorum.
Sabahın yedisinde üst kattaki halısını -Allah ne büyük güç vermişse- patıradan komşumun bana yutturduklarına rağmen bu şehri ben çok seviyorum.
Diğer komşumun her yemekten sonra balkonuma ve tepeme silkelediği sofra bezinden artık nefret etsem de bu şehri çok seviyorum.
İhsaniye Camii’nin önüne karşılıklı iki sıra oturan ve ezan vaktini bekleyen dini bütün Müslüman kardeşlerimin arasından, eşim ve çocuğumla birlikte geçemesem de ben bu şehri çok seviyorum.
Aşağı yukarı bütün caddelerin kaldırımlarına eşyalarını koyan esnaf yüzünden, yürümek için indiğim araba yolunda, çift sıra park etmiş araçlar yüzünden hayati tehlike geçirsem de bu şehri çok seviyorum.
Bu şehrin tek önceliğinin çiçek dikilmek olduğunu bilen “Muhteşem” bir başkanım olduğundan ve çiçek dikilmenin kendine yettiğine inanan kadirşinas Elazığlı halkım bulunduğundan ve hep birlikte Sayın Başkanımızı 77 bin oyla ödüllendirdiğimizden dolayı bu şehri çok seviyorum.
Tek bir takımımız olsa ve o da basamak basamak aşağı doğru düşse, ona da hiç kimse sahip çıkmasa ve başkan bulmak için neredeyse kapı kapı gezilse bile bu şehri çok seviyorum.
İlk sefer dört mebus verdiğimiz iktidar partisine, bu yetmez beş verelim desek ve üstüne bonus olarak Belediye Başkanlığını da hediye etsek bile, ardından bu seçilmişler Elazığ’ın yolunu unutsalar, gelemeseler bile ben bu şehri çok seviyorum.
“Hangisi olursa olsun bir Muammer’i bize bağışlayın” dememize rağmen yaklaşık iki aydır bir valiyi bile ilimize çok görenlere rağmen ben bu şehri çok seviyorum.
Sevgime gerekçe olarak daha yazacak çok şey var… Belki siz de başka sebeplerden dolayı bu şehri çok seviyor olabilirsiniz… Onları da gönderin gelsin yorum olarak aşağıya koyalım…

Hani eskiler demişler ya: “Gönül bu, akada düşer b..kada”..Bizimkisi o hesap…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.