BELEDİYE MECLİS TOPLANTILARI

Elazığ’da siyasi gündem ısınıyor…

Bu sıcaklığı hissettiğimiz yer tabii ki sokaklar…

Gittiğiniz her mekânda artık siyaset konuşulmaya başlandığını görüyorsanız siyasetin kazanı ısınmaya başladı demektir.

Sıcak havanın hissedildiği yerlerden biri de Süleyman Beg’imizin yüzüdür.

Allah bu televizyonları icat edenden bin kere razı olsun. Belediye meclis toplantılarını evimizde oturup oradaymış gibi takip edebiliyoruz.

Malumunuz Şubat ayı toplantıları başladı…

Ve geçen hafta içerisinde Elazığ gündemini sallayan görüntülere şahit olduk.

MHP’li Belediye Meclis üyesi Fahri Çınar ile başkan Selmanoğlu arasındaki tartışma herkesin dilinde…

Ancak orada en önemli durum, Fahri Beg’in söz verilmeden oya sunulan 17 trilyonluk İller Bankası borçlanması için “Nereye gidiyor bu paralar?” sorusuna Süleyman Beg’imizin “Sana gidiyor” derken ki yüz ifadesiydi.

Dudaklarını büzerek, gözlerini kısarak, yüzünde müthiş bir nefret ifadesi ile “sana gidiyor” diye bağırması gözlerimin önünden gitmiyor…

Onu bu kadar kızdıran, çığırından çıkaran neydi acaba?

Belediye Meclis toplantıları, şehrin her şeyinin konuşulup tartışıldığı ve bilgilerin paylaşıldığı bir kurul…

İktidar çoğunluğunuz olsa bile, muhalefeti de yönetime katmak adına nezaketen görüş aldığınız, yapılan icraatlarla ilgili bilgi verdiğiniz bir yer bu toplantılar…

Ama gelin görün ki, dokuz yıllık başkanlık dönemince sert eleştiri görmeye alışık olmayan ve “Muhteşemlik” sıfatını gerçek sanan Süleyman Beg, sesini yükseltene yine tahammül edemedi.

Haa, bir de Murat Ünal vardı geçen yıllarda yanlışı anlatan… Ona neler olduğunu zaten biliyorsunuz, ben anlatmayayım…

Fahri Çınar ve arkadaşları ayda üç-dört gün yapılan meclis toplantısında monologun yerine diyalog olması, bazı şeylerin kamuoyu tarafından bilinmesi adına bazı şeyleri sorgulamaya çalışıyorlar.

Belediyenin çalışmaları hakkında bırakın bilgi sahibi olmayı, her seferinde azarlanarak yerlerine oturtturuluyorlar.

Herkes bilir ve söyler ki, prestijli makamlarda oturan insanların sinirlenme hakları yoktur. Çünkü o makam onlara emanet verilmiştir ve tebaaya sinirlenme bir yana hep şefkatle davranmalarını gerektirir.

Hele ikinci gün Süleyman Beg’e kim akıl vermişse, “sinirlenmeden karşındakini alay ederek sen küçült” taktiği vardı ki tam evlere şenlik…

Sanırım Sayın Selmanoğlu, iktidarının son zamanlarında kendisini tekrar öğretmenlik günlerinde filan sanmaya başladı…

Kaldı ki, öğretmenler bile artık öğrencilerine öyle davranmıyor/davranamıyor…

Bu celallenmeyi, Süleyman Beg’i iyi tanıyan bir dostuma sordum, yorumu şu:

“Süleyman Selmanoğlu tekrar belediye başkanı olmak istiyor. Ancak iyi biliyor ki, AKP kendisini kesinlikle bir daha aday göstermeyecek. Bu durumun gerginliği ile belki de o mülayim tavrına yakışmayacak davranışlar sergiliyor…”

Yine Elazığ siyasetini bilen bir dostum, Süleyman Beg’in MHP ile köprüleri atmadan eğer AKP aday göstermezse oradan, MHP’de olmazsa bağımsız aday olmayı kafasına kilitlediğini söylüyor.

Seçimlere on üç ay gibi çok kısa bir süre kaldı…

Bilerek “çok kısa” diyorum, öyle çabuk ve hissettirmeden geçen bir yıl ki, zaman geldiğinde anlayamıyorsunuz bile…

Hal böyle olunca Süleyman Bey’in Mart-2014 hesabı yapması kadar doğal bir şey yok…

Ama bu kadar sinirlenmeli mi, işte onu bilemiyorum…

Yarın Gazi Caddesi’nde selam verecek adam bulmak istiyorsa, bence Meclis Toplantılarından önce bir- iki sakinleştirici alması en doğrusu olacak gibi…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.