BAYRAM GELDİ

Perşembe günü bayram…

Hatırlarmısınız, bir ara bayramın adını bile tartışma konusu yapmıştık…

Şeker Bayramı, Ramazan Bayramı, Fitre Bayramı…

Adı ne olursa olsun, bayram işte…Sıcaktı, günler uzundu, acıktık, öldük, bittik derken sonunda bayrama ulaştık…

Her bayramda bir “bayram yazısı” yazayım derim, günlük farklı meseleler birikince bir türlü nasip olmaz…

Ancak bu bayram her şeyi bir yana bırakıp, - ki yine gündem alabildiğine yüklü- bayramı yazacağım.

Her bayram geldiğinde başladığımız “Nerede o eski bayramlar?” sözünü kullanmayacağım. Bayramlar güzelliklerini mi kaybetti, yoksa bize bayram sevinçlerimizi mi?

Belki de çocukluğumuzdaki bayramları özlüyor ve onların hasretiyle böyle diyoruz.

Bir düğmeye basıp onlarca, yüzlerce mesajı gönderdiğimiz bir devirde, hiç aklınıza o “eski” bayramlardaki gibi bir kart alıp sevdiğinize gönderdiniz mi?

Eskiden bayramlar olurdu…

Hep birlikte sevinçle, coşkuyla kutladığımız…

Gidilmeyen akraba, öpülmeyen el kalmazdı…

İnsanların yüzünde bitmeyen gülümseler olurdu, kocaman…

Çocukların mutluluk akardı, gözlerinden, yanaklarından…

Kimse kızmaz, bağırmaz, yüzünü asmazdı…

Bayram namazından sonra, mis gibi kokan, özenle hazırlanmış kahvaltı sofralarına oturulurdu…

Büyükler, “bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir, yarınlara niyettir” diye anlatırlardı…

Şimdi mi?

Güney sınırımızda, aşağı yukarı hergün keklik gibi bir yurttaşşımızı avlıyorlar…

Dünkü Ermenistan, ineğini almaya giden garip çobanı sırtından kurşunluyor, “Tunceli’de eşkiyanın bayrağı asılı” diyen milletvekiline ölüm emri çıkarılıyor, dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı üç bin liraya dayanmış…

“Hamdolsun, durumumuz iyi” diyenler bile “kriz mi var” diye söylenmeye başladı…

Dar gelirli bu bayram da cocuğunu işportadan giydirdi…

Ama bütün bunlara rağmen yine de “nerede o eski bayramlar” diyerek bugünün bayramını zehirlemeden…

Ramazan/ şeker geyiği çevirmeden…

“Mübarek on bir aylar başladı” türünden bayatlamış espiriler yapmadan…

Hulasa, “Bayram gelmiş neyime…” demeden bu bayramın tadını çıkartın…

Kim bilir bu bayram bulduklarınız belki bir sonraki bayram olmayabilir…

Bayramınızı kutluyorum efendim…

 Not: Mahalli bir TV kanalımızın alt yazısından öğrendik: “Elazığ’da önemli projelere imza atan, çok gayretli ve başarılı valimizin Konya’ya tayini çıktı.” Şu mübarek günde demeyeyim, kendimi tutayım diyorum ama duramıyorum ki…

Ama yine de susayım şu güzel günlerin hatırına…

Bunun arkasından daha güzel bir haber, “yine hiç valilik tecrübesi olmayan Sağlık Bakanlığı Müsteşar yardımcısı da Elazığ’a verildi…”.

İnşallah hayırlı olur…

Not 2: Herkes gitti bir yerlere… Kusura bakmayın, ama ben de bir müddetliğine kaçıyorum. Nurhat Hoca’nın haberi bile yok… Ona, otogarda. yanlışlıkla İstanbul otobüsüne filan bindim diyeceğim… Ne kadar inanır bilmiyorum, ama siz müsaade ederseniz az da olsa dinleneceğim…

İnşallah daha güzel günlerde görüşürüz…

Hoşcakalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.