BAKANLAR DEĞİŞTİ

Şehrin ve ülkenin gündemi o kadar hızlı değişiyor ki takip etmek ve onunla ilgili yazı yazmak gerçekten çok güç… Günlük yazmadığımız için bekleyip o konuyla ilgili yazmaya vakit gelene kadar ise mevzuu bayatlaşıyor.


Geçtiğimiz hafta çoktandır beklenen kabine değişikliği gerçekleşti. İlimizi direkt ilgilendiren bu konuyu yazmak için notlarıma eklediğimde sıranın gelmesinin bu kadar gecikeceğini bilmiyordum.

Ancak araya başka şeyler girince şimdi yazmak kısmet oldu.

Evet, kabinede çok ciddi değişiklikler oldu. Kimine göre Tayyip Bey A Takımını sahaya sürdü. Kimine göre de çıkardığı Milli Görüş gömleğini yeniden giyerek eski Refah geleneğinden gelen isimlere yer verdi.

Numan Kurtulmuş’a göre 29 Mart Mahalli seçimlerinin sonuçlarından korkan Başbakan, Milli Görüşçüleri Bakan yaparak Saadet Partisinin önünü kesmeye çalışıyor.

Bunlardan hangisi gerçek olursa olsun vallahi temelde bizi, Elazığ’ı ya da Elazığlıları pek ilgilendirmiyor.

Kabine oluşturulurken herkesi malumu olduğu üzre bazı dengeler dikkate alınır. Bunlar tabii ki liyakat, beceri, şu- bu ama bölgesel dengeler bunların en başında gelir.

Öte yandan yerel veya genel seçimlerde başarı gösteren illere de bu dengelerde azami dikkat edilir.

Yaklaşık altı yıldır iş başında olan AKP hükümetine birinci dönem dört, ikinci dönem de beş milletvekilinin tamamını veren Elazığ, hükümeti destek anlamında bize göre elinden geleni yaptı. Hatta şaka olacak ama altı milletvekili çıkarma imkanımız olsa onu da verecekti.

Bütün bunların dışında 29 Mart seçimlerinde hiç kimsenin beklemediği bir oy çokluğuyla ve en yakın rakibine 40.000 (yazıyla kırk bin) fark atarak Belediye Başkanlığını da AKP’ye hediye etti.

Artık herkesin beklentisi, seçim sonunda hükümet yenilenirken Elazığ’dan bir milletvekilinin de Bakanlar Kurulu’na girmesiydi.

Ancak gelin görünkü liste açıklandığında Elazığ’dan hiçbir milletvekilinin kabine de yer almadığı anlaşıldı.

Şimdi bunu okumaya çalışalım.

Acaba Elazığ milletvekillerinin hiç birinde bakan olacak liyakat, ehliyet ve beceri yok mu ki listeye alınmıyor? Eğer hal böyleyse listeyi oluşturan sayın başbakan genel seçimlerde bakan olmayacak kişileri niye milletvekili adayı olarak belirleyip Elazığlılara “hadi bunları seçin” diyor?

Yoksa biz Elazığ’a bakanlık versek de vermesek de onlar nasıl olsa bizi destekliyor ve bundan sonra da destekleyecek mi diye düşünülüyor da listeye alınmıyor?

Elazığ hizmete susamış… Elazığ’ın gerçekten sahip çıkacak insanlara ihtiyacı var…

“Huzur adası”, “Doğunun Paris’i” hikâyeleri ile gönüllere seslenenlerin ve halk tabiriyle “gaz verenlerin” biraz da insanların karnını doyuracak şeylere eğilmesi gerekmiyor mu artık?

Bu millet size istediğinizden ve beklediğinizden çok daha fazlasını verdi… Ama biraz da siz verin artık…

Bu konuda en çok düşünmesi gerekenlerin başında Genel Başkan Yardımcısı ve partinin en güçlü isimlerinden biri olan Necati Bey’in şapkasını önüne koyması gerekmez mi?

Cevabı yine biz verelim…Gerekmesine gerekir de o da biliyor ve iyi tanıyor ki şimdiye kadar hiçbir şey verilmese de Elazığlı kendisini hiç mahcup etmedi…

Büyük bir tevekkül ve kararlılıkla kimi ne zaman dedilerse seçti ve gönderdi.

Haaaa, Baskil’i unuttuk. Belediye seçimlerinde Baskil’de Necati Bey’in dediği olmadı ama varsın olmasın Elazığ kazanıldı ya…

Son not: Yazıya noktayı koyduktan sonra Necati Bey’in AKP kongresinde, yine her zamanki üslubu ile (kimilerine göre kendine güvenen, kimilerine göre ise kendini beğenen) “Elazığ’a Bakanlık verilmediği söyleniyor, ben varım ya” mealindeki sözleri yüreğimize su serpti(!). Allah ondan razı olsun…Bakanlık neymiş, Necati Bey’imiz var ya…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.