AZ KALDI

Siyasi partilerin adaylarını açıklamaya başladıklarında bu seçimlerin ne kadar uzun süreceğini düşünmüştüm.

Oysa bugün itibarıyla zamanın ne kadar hızlı geçtiğini de görüyorum. Aynı Süleyman Bey in beş sene önce seçildiği gibi... Hiç bitmeyecek gibi görünen bir beş sene...

İşte yolun sonu göründü. Bu yazı kaleme alındığından iki hafta sonra süre bitiyor. Göründüğü kadarıyla ve kamuoyundan aldığımız izlenimler doğrultusunda Süleyman Bey gidiyor. 

Onu büyük ümitlerle partilerine alan, içlerine sinmediği halde görkemli törenler yapan AKP nin ümitleri de suya düşüyor.
Hele hele her türlü itiraza karşılık Süleyman Beyi aday göstermekte direnen Necati Çetinkaya nın seçim yenilgisi üzerine ne yapacağı herkesin merak ettiği bir konu... Sanırım bavulunu toplar ve Baskil e yerleşir. (Tabii Baskilliler kabul ederse...) 

Çetinkaya demişken, mebusluğundan önce Elazığ ı belki de hiç tanımayan bu zat, neredeyse Elazığ ı su yolu etti. Haftada bir kere Elazığ a gelerek, zorla gülümsemeye çalıştığı acayip bir yüz ifadesiyle, bağıra bağıra yaptığı konuşmalar Süleyman Bey in işine ne kadar yarayacak bakalım. Her şeyi bilen veya bildiğini sanan bu zat beş sene hatırlamadığı iline bir anda koşarak geliyor.

Sadece onda değil diğer AKP lilerdeki bu aşırı özgüven patlaması da beni ayrıca sinir ediyor. Üsluplarının gün geçtikçe sevimsizleşmeye başladığını görüyorum.

Bir yenilgi tatmalarının da şımarıklıklarına iyi geleceğini düşünüyorum.

Bu sürekli gelmelerle ilgili olarak Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu, "Bakanların Elazığ a gelmelerinden rahatsız olanlar var" diyor."

Vallahi yok sayın başkan, Billahi yok...Niye rahatsız olalım ki? Bizi üzen şeylerden birincisi, bu bakanlar Elazığ ı bu kadar seviyorlardı daha önce neredeydiler, ikincisi ise, geldiklerinde Elazığ a ne getirdiler?

Yoksa gelip senin bitmemiş hizmetlerinin yerini bile görmeden Öğretmenevi önünde kordela kesmelerinden niye rahatsız olalım ki?

Hem biz Elazığlılar misafiri çok severiz. Keşke beş senedir gelselerdi bu misafirler biz ağırlardık onları. Ama bu gelmelerin sana ne kadar fayda getireceğini de Elazığlılara bir sor istersen. 29 Mart ta öğreneceksin ama geç kalacaksın...

Mahalle toplantılarında Süleyman Bey, "Çok güzel şeyler yapacağız" deyip duruyor. Seçime sayılı günler kala bu güzel şeyleri bir türlü öğrenemedik.

Israrla ezberlediği cümleleri söylüyor Sayın başkan... "Ortak akıl" diyor, "Ayağı yere basan proje" diyor, "Hükümeti arkaya almak lazım" diyor... Evet bunları söylüyor da gerisi yok..

Beş senedir niye o ortak aklı kullanmadın diye soruyor bu millet? Birilerine danışsaydın da o ortak akıl ile icraat yapsaydın da bugün bu halleri görmeseydin olmaz mıydı?

Bu arada bütün konuşmalarında övgüyle bahsettiği eski Saadetli, kendisi gibi yeni AKP li Hamza Yanılmaz ın seçim çalışmaları boyunca nerede olduğu da merak konusu...

Sadece Hamza Bey değil Fevzi Bey de bir göründü kayboldu... Seçim bölgesi Karakoçan da kaymakam değiştirme ve ilçe başkanına küfretme dışında gelmeyen milletvekili, Elazığ ın yolunu unuttu... Acaba başka bir ilde filan mı görevlendirildi bilemiyorum.

Aile olarak Elazığ da ağırlığı her zaman söylenen Faruk Bey ise bir geliyor bir yok oluyor. Acaba Palu da ailenin başka bir ferdinin Saadet Partisi nden aday olması mı bu kaybolmalarda etkili insan merak ediyor.

AKP deki bu dağınık ve parçalı yapının seçim sonunda birçok kişiyi yerinden edeceğini sanıyoruz. Elazığ da yaşanacak olan kaçınılmaz bir seçim yenilgisi bazı şeylerin de başlangıcı olabilir.

Ama ne olursa olsun biz Elazığ a kim daha iyi hizmet edecek sorusunun cevabını arıyoruz. Başka bir şeyin değil...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.