ARTIK KARAR ZAMANI

İnsana hiç bitmeyecek gibi gelen o koca zaman tükendi ve sandık günü geldi çattı… Seçimden önceki son yazımı yazıyorum artık…

Sadece bir hafta kaldı sandık başına gitmeye… Ve ben size ancak seçim sonuçlarını gördükten sonra ulaşabileceğim…
Bu yüzden diyeceğimi deme zamanıdır…
Seçim kampanyalarını dikkatli takip ediyorsanız, iktidara mensup partinin adayları daha sakin ve anlayışlı olmaları gerekirken her gün biraz daha sertleşiyorlar ve biraz daha elektrik veriyorlar.
Peki, neye yormalıyız bu durumu?
İşleri yolunda giden, kaybetme riski bulunmayan bir partinin adayının yapacağı şey kavgasız gürültüsüz, hatta hırıltısız dırıltısız seçim gününü beklemek ve zaferi kazanmak olmalıdır, değil mi?
Bu hedefe ulaşmak için de tansiyonu düşürücü konuşmalar yapmaları ve muhalefeti tahrik etmemeleri gerekir…
Hırçınlık ve kavgacı üslup, seçimi alamayacağını düşünen ve oylarını artırmak için mağdur rolüne girmekten başka çaresi kalmayanların başvuracağı bir çaredir.
Bu durumda insanın aklına AKP’yi yüzde 45’in üstünde gösteren kamuoyu araştırma şirketlerinin bu rakamları şişirdiği mi sorusu akla geliyor…
Elazığ’a gelince… Sert, kavgacı bir üslupla kampanya yürüten milletvekili adaylarının sonuçla ilgili bir tereddütlerinin olduğu düşünülmüyor değil…
Pazar günü yapılan MHP mitingine katılımın çok üst seviyede olması, meydanda yıllardır gözükmeyen partililerin kızgınlık ve kırgınlıkları bir yana bırakarak kenetlenmeleri mi AKP’li politikacıları sertleştiriyor acaba?
Kamuoyu araştırmacılarını büyük ölçüde yanıltacak hatta rezil edecek bir sonucun sandıktan çıkması, meydanları dolduran kalabalıkları gördükten sonra bizim için hiç de sürpriz olmayacak…
Evet… Bu seçimler Cumhuriyet tarihimizin en önemli seçimlerinden biridir. Bunun sebeplerini aylardır yazdığımız yazılarda ayrıntısıyla belirttim.
Küçük hesapları, sen- ben kavgasını bir yana bırakarak herkesin üstüne düşeni yapma zamanıdır. Söyleyecek sözü olanlar bu sözlerini 13 Haziran’a ertelesin…
Hani, “her kelamın bir vakti, her vaktin bir kelamı var” derler ya… O söyleyecek kelamı vakti gelince herkes gibi biz de söyleriz, ama o gün bu gün değildir.
Bu gün hangi gün müdür?
O zaman bir kıssa ile cevap verelim ve bitirelim…
1965 yılında bir grup MHP’li bu davanın mücahitlerinden merhum Osman Yüksel Serdengeçti’ye giderler ve onu MHP’ye davet ederler. Rahmetli Alparslan Türkeş’in katı disiplinini en iyi bilenlerden biri olan Osman Yüksel “Ben askerliğimi yaptım” der.
Aradan üç-dört yıl geçtikten sonra MHP’ye geçen Osman Yüksel’e gençler Abi, hani sen askerliğini yapmıştın?” demeleri üzerine gerçek bir söz ustası olan Osman Yüksel Serdengeçti bu günlere de ışık tutan şu cevabı verir:
“-Şimdi seferberlik zamanıdır.”
Artık seferberlik ilan edilmiştir…
Vatanın bütünlüğü, milletin birliği için herkes göreve, herkes sandık başına…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.