ANLAYANA

Geçen haftaki yazımızdan sonra bu kadar gürültünün çıkacağını tahmin etmiştim ama gürültünün daha farklı olacağını sanmıştım. 

Şöyle ki; yazımın ana omurgasını, alıştığımız biçimde susan Elazığ milletvekillerinin inadına, muhalefette olmasına rağmen meclis kürsüsünde konuşan ve soru önergesi veren Enver Erdem oluşturuyordu… 

İlk tepkiler bu yolda geldi… 

Bilenler bilir… 

Bu köşede Enver Bey ile ilgili aklımıza yatmayanları yüksek sesle her zaman söyledik. Ancak biz Enver Erdem düşmanı filan değiliz. Sadece, ama sadece yanlışları yazarız. İyi bir şey yapınca söylemeyelim mi? 

Telefon numarasını gizleyerek arayan ve benimle ilgili olumlu (!) düşüncelerini ifade eden kardeşime, daha cesur olmasını ve söyleyeceklerini delikanlıca yüzüme söylemesini beklerdim. 

Biz sadece, yapması gerekeni yapan birine, hakkını teslim ettik. 

Bizi bilenler bilir… 

Ve en nefret ettiğimiz şeyin birileri gibi yalakalık yapmak olmadığını da iyi hatırlarlar… 

Ne diyeyim, Kamer Genç’in bir türlü söyleyemediği “sivrisinek meselesi…” 

Yazımızın diğer mevzuu ise Ağın köprüsü ile ilgiliydi… 

Yılların hayali olan köprünün tekrar gündeme getirilmesi Ağınlıları heyecanlandırır diye düşündük ve gürültünün bu yönde kopmasını bekledik. 

Ancak ne yazık ki her zamanki gibi duyarlılığını gösteren birkaç kişinin dışında, ses veren olmadı. 

Ağın’da birkaç yıl kalmanın dışında başka bir bağı olmayan (Mustafa Gül) birinin attığı temel üzerine, yarım kalanı, yine Ağınla hiç ilgisi olmayan birinin (Enver Erdem) gündeme getirmesi Ağınlılar üzerindeki ölü toprağını kaldırmaya yetmedi. 

Diğer yazıda belirttiğimiz gibi, hadi Ağın’ın seçilmiş ve atanmışları başka işlerle meşgul, ya gurbet ellerde “Duran Ağabey” türküsü ile “tey, tey” diye halay çekip, “kar mı yağmış şu Harput’un başına” ile ağlayanlara ne demeli? 

Anlı, şanlı dernekleriyle övünüp, çıkardıkları dergilerde ayın yılın başında “nerede Ağın Köprüsü?” diye sormanın dışında ne yapıyorlar Allah aşkına? 

Yeryüzünde taraftar bulamayan, ama gençliklerinden kalma sosyalistliklerini anlatan hatıralarıyla Ağın’a sahip çıktıklarını mı sanıyorlar? 

Çok iyi niyetli olduklarını bildiğim ve birçoğu tanıdığım da olan bu Ağınlı hemşerilerimin tek derdi bu meseleyi MHP’lilerin gündeme getirmesi mi acaba? 

“Büyük meseleler mevzubahis olduğunda, ufak şeylerin esemesi okunmaz” düsturu bunlara yabancı mı acaba?

Neyse, benden bu kadar… 

Elimden geleni yaptım, yazdım duyurdum… 

Bundan sonrası kadirşinas(!) Ağınlılara… 

Not: Aslında bu hafta, AKP eski milletvekili Tahir Öztürk’ün geçtiğimiz haftaya bomba gibi düşen sözleri üzerine düşüncelerimi yazacaktım. Ancak insanın sinirini oynatan o kadar ilginç şeyler oluyor ki yazılması gereken şey gündemden düşüyor ve başka bir şey onun önüne geçiyor. 

Tahir Bey mealen, ildeki yöneticilerin (özellikle valinin), STK’ların v.s.görevlerini yapmadıklarını, günlerini şöyle böyle geçirdiklerini ifade eden bir basın açıklaması yaptı. Yetmedi yerel bir kanalda söylediklerini doğrulayıp iddialarına devam etti. 

Tahir Bey’in bunu listeye girmediği için intikam alıyor güdüsüyle yaptığını sanmıyorum. Öyle olsaydı 12 Haziran’ın üzerinden bu kadar zaman geçti şimdiye kadar konuşurdu. 

Kaldı ki aynı Tahir Bey, seçimlerde partisinin başarısı için elinden geleni de yaptı diye biliyorum. 

Bu açıklamanın altında yatanın ne olduğunu öğrenince size de bildirecem. 

Beni takip etmeye devam edin… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.