AKP’NİN TAKTİĞİ

Şehrimizde ve ülkede siyasi gücü elinde bulunduran AKP’nin tam bir sene sonraki mahalli seçimlerle ilgili nasıl bir yol izleyeceği siyasi çevrelerin en çok merak ettiği konuların başında geliyor.

Şu an belediyeyi de yöneten AKP’nin mevcut başkanla yola devam etmeyeceğini gerek il yönetimi, gerekse partililer fısıldıyor.

Süleyman Bey’in milletvekilleri tarafından istenmediği de biliniyor…

Geçen dönem özellikle Necati Çetinkaya tarafından partiye kabul edilen Süleyman Bey, aday olmaya o kadar odaklanmış ki, sonuçta bağımsız da olsa şansını deneyecek diyorlar…

Elazığ’ın kendisiyle “gurur” duyduğu söylenen bir başkanın –ki bu başkan iki dönemdir reislik yapıyor- bağımsız da olsa normal şartlarda kazanması gerek…

Neyse ne…

Bunu bir tarafa bırakalım da gelelim AKP’nin ne yapacağına…

AKP, büyük bir ihtimalle, kamuoyu tarafından adı az duyulmuş, ancak üzerinde spekülasyon yaratılmayacak bir isim düşünüyor…

Böyle bir isim var mı derseniz, tabii ki var…

Hatta birkaç kişiyle görüşüldüğü bile söyleniyor.

Bizim kulağımıza gelenleri, diğer partilerin aday adaylarını yazmadığımız için şimdilik kaydıyla yazmayalım.

Ancak kısa bir sürede aday adaylarının milletin önüne çıkacağı söyleniyor.

Öyle ki, bize gelen bilgiler Ramazan ayından önce adayın belirleneceği yönünde…

Bu kadar kısa sürede ben bu işin olacağına ihtimal vermiyorum…

Kaldı ki seçime daha 7-8 ay kala, aday açıklamanın sıkıntı çıkaracağını en iyi AKP yöneticileri bilir…

Öyle veya böyle, AKP’de belediye başkan adaylığı için ciddi bir rekabetin kokusu alınıyor.

Milletvekili hesabı olanların da belediye başkanı adayı belirlemede aktif rol oynama peşinde olduğu, günü geldiğinde arkasında durduğu adayın da kendisine destek vereceği hesabı yaptığı düşünülürse yarışın iyice kızışacağı gözüküyor…

Belediye ve İl Genel Meclisi üyelerinin dahi şimdiden kulis yaptığı, listede kendilerine yer bulmak için uğraş içinde bulundukları belirtiliyor.

Aslında bu hafta, açıklanan üniversite sınav sonuçları üzerine ve ilimizin eğitimde geldiği yerle ilgili yazmak istiyordum. Ama baktım ki, “ben yazıyorum, birkaç kişi okuyor” ve sonuçta hep aynı kişiler dertleniyor.

Asıl bu işi “iş” edinmesi gerekenlerin kılı bile kıpırdamıyor. O zaman boşa nefes tüketmenin kime ne faydası var ki?

Aylardır Elazığ’da eğitimin iyi gitmediğini, bir şeyler yapılması gerektiğini bağırıp duruyoruz. En kısa yoldan alınacak tedbirleri belirlemek maksadıyla bir “Eğitim Şurası” toplanması gerektiğini ifade ediyoruz.

Sabırla, hoşgörüyle il yöneticilerinden bir ses, bir nefes bekledik…

Hiç birinden “tık” yok…

O zaman gittiği kadar gitsin bakalım, sonu n’olacak?

Hani derler ya, yukarıya çıkmak için iyice dip yapıp ayaklarını zemine vuracaksın ki, yukarı çıkabilesin…

Daha ne kadar dibe düşeceğiz, ben de doğrusu merak ediyorum…

Son Not: Eğitim demişken, bir okul yöneticisi 23 Nisan Bayram kutlamalarının Abdullah Paşa tarafındaki Yakup Kılıç spor salonunda belirlenen bazı okulların katılımıyla yapılacağını söyledi…

Diğer okullar da kendi okullarında kutlayacaklarmış…

Stadyumda bir günlük, ya da birkaç saatlik mutluluğu bile çocuklardan esirgeyenler, eğitimin hangi sorununa çare bulacaklar ki?

Zaten büyüklerimiz birkaç dakikalığına koltuklarını küçüklere devretmekten de vazgeçmişler…

Olur ya, belli mi olur, oturur bir daha kalkmazlarsa…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.