AHA DA GELDİM

Hepinize duacıyım…

Üç gün kafayı dinlendirelim, kendimizi toparlayalım ki dertlerinize daha iyi kafa yoralım diye bir köşeye çekildik…

Demediğinizi bırakmadınız…

Site yöneticimiz Nurhat Bey’den Allah razı ola…

Çoğu söylediklerinizi yumuşatarak bana aktardı ama hepinizi tek tek mimledim…

Ne dediğinizi de bir köşeye yazdım.

Hele “Başbakan bile bu kadar izin yapmıyor, nerede kaldı bu?” misalinden bana gönderme yapan aziz dostumla –veya dostum görünenle- yüz yüze helalleşeceğim…

Beni özlemiş ayaklarına yatarak şikâyet etmeyi deneyenleri de bir gün elime düşürürüm…

Neyse…

Gün ola harman döne…

Ben yokken şehirde neler olmuş faslına girersem haftayı kaparız, o bakımdan sizden gelenler ve benim gördüklerimle kısa bir özet yapalım…

Bir kere koca şehirde değişen bir şey yok…

Valiler kararnamesinde gitmeyi bekleyen Sayın valimizden, dünya durdukça başımızda durası “Muhteşemimize” kadar herkes yerli yerinde…

Atanmışı, seçilmişi görevinin başında…

Yılan hikâyesine dönen ve herkes gibi benimde bir “yavşaklık” olduğu şüphesine kapıldığım kavşak bitmiş gibi…

Batıdan geldiğim için ilk orayı gördüm…

En azından şimdilik kaydıyla trafiğe açılmış…

“Kazalar filan oluyormuş, ışıklandırma yokmuş” gibi fesatlık içeren laflara itibar etmedim. Onlar zaten kadı kızında da kusur bular türden kişiler…

Doğu tarafına da meraktan gittim…

Orası aynı gibi…

Bitecek diyorlar, ben inşallah diyorum…

Aynen Ağın köprüsü gibi…

Ağınlı bir dostumun dediği gibi, ayakları yapıldıktan sonra “toplu iğne ile döşeseler” on yılda elli kere biterdi ama şimdi de 2014’mü ne demiş büyüklerimiz…

Bize inanmak düşer…

Öyle ya biz onlardan iyi mi bileceğiz?

Doğalgaz şehrin birçok yerinde yokmuş, götürme yönünde de bir gayret yokmuş filan ama önemli değil, bi gün yapılır…

Tez canlılık edip de boruları kesen vatandaşlarımız yeniden boru döşesinler.

Zira kış kapıyla dayandı bir faaliyet yok…

Tatil münasebetiyle ilimizde bulunan mebuslarımız öyle nefis TV programları yapıyorlar ki, neredeyse Elazığ’a değil de Avrupa’da başka bir ülkeye geldim sanacağım.

Haber sonrası ekranlarda saatlerce o kadar hoş şeyler anlatıp bir de tatlı tatlı tebessüm etmiyorlar mı, inanın yüreğimin yağı eriyor…

Böylesi güler yüzlü mebuslarımızdan Allah razı ola ve daha çok ola diyeceğim, milletvekili sayımızın dörde düştüğünü hatırlayıp hüzünleniyorum…

Sanki yerlerini dar etmişler gibi bizim bir milletvekilimizi eksiltenler de bir gün pişman olurlar ama ne diyeyim ben göremem…

Her şey aynı, her yer aynı…

Ben de döndüm…

Çevreye vereceğim zarar için şimdiden herkesten özür diliyorum ve aranıza katılıyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.