ADAY ÇOK AMA…

Şehirden uzak olsak da siyasetten hiç uzak durmadık ayrı kaldığımız uzun zamanda…

Gerek dostlarımızdan gerekse matbuattan gündemi takip etmeye çalıştık…

Hem teknolojinin canı sağ olsun… Herkes herkese istediği anda kolayca ulaşabiliyor.

Cep telefonuma aday adayı olduğunu yazıp, herkes gibi beni de etkilemeye çalışan siyasilerimiz şu ana kadar Elazığ’da ne kadar değer olduğunu da bana hatırlattı…

Şu yaşıma geldim bu şehirde iyi kötü epeyce tanıdığımız var, hele siyaset yapanları daha yakın tanırım ama bu seçim dönemi aday adayı olarak ismi ortaya çıkan zat-ı muhteremleri inanın ilk gördüm, yeni duydum…

Hele bazı profesyonel olanları var ki, gönderdikleri mesajlara daha etkileyici olsun diye öyle süslü laflar ekliyorlar ki, insanın ister istemez keşke her gün seçim olsa diyeceği geliyor…

Doğal olarak iktidar partisinden aday adayı sayısı yine beklenenin çok üstünde…

Ancak ortada net bir gerçek var ki Süleyman Bey AKP’nin adayı değil…

Bunu bilmek için siyaset uleması filan olmaya gerek de yok…

Zaten geçen gün Zülfü Demirbağ yaptığı açıklamada halkın karşısına en yüksek oyu alacak adayla çıkacağız derken Sayın Selmanoğlu’nu kastetmediğini açıkça belli etmişti…

Ama bana ve siyaset bilen herkese göre Süleyman Bey bu işi bırakacak gözükmüyor. Bütün gücüyle asılıyor, AKP olursa olur, olmazsa her türlü alternatifi deneyecek gibi…

Fakat yine net bir gerçek de şu ki, AKP, on yıldır çok kötü yönettiği Elazığ’a herkesin içine sinecek bir aday bulamıyor…

İsmi konuşulan veya ismini konuşturan aday adaylarının hepsi de şu veya bu şekilde aday olmayacaklarının bilincindeler…

Bu köşeyi sürekli okuyan okuyucularım çok net hatırlayacaklardır, aday adayı olmanın muhtelif sebepleri vardır…Tekrar yazmayacağım, merak edenler dönüp okusunlar…

Ancak geçmişte daha karlı işler için ortaya çıkanlara şimdi sırf ismi konuşulup tayini çıksın diye yıllardır mensup olduğu partisinden saf değiştirenler de katılınca bu işlerin ne kadar ucuzladığını anladım…

Neyse konumuz bu değil…

Siyasette vefanın ya da vefasızlığın ne olduğunu en iyi bilenlerdenim…

Kırk yıla yaklaşan hatta kırk yıl olan siyasette iç içeliğimde o kadar vefasızlık, o kadar kazık gördüm ki, bunların yanında hiç kalır…

Fakat bu şekilde manevra yapanlara bu işlerden anlayan biri olarak en büyük tavsiyem, dönüp bu sitede yayınlanan “Siyasette Saf Değiştirirken Zamanlama Çok Önemlidir” başlıklı yazımı okusunlar…

Yoksa safı değiştireyim derken “evdeki bulgurdan” da olmak var ki Allah kimsenin başına vermesin.

Toparlamak gerekirse, AKP’de çok ciddi bir aday enflasyonu yaşanırken elle tutulur, “işte tamam bu” diyecek biri henüz gözükmedi…

Daha altı ay var, acele etmeden bekleyelim, bakalım…

 

Not: Bu satırlar yazılırken MHP Ankara’da kısmi bir aday tanıtım töreni yaptı…Elazığ merkez adayı açıklanmazken, ilimizden yalnızca Ağın MHP adayı Yılmaz Serttaş’ın adını duyduk…

TEK’de bürokrat olan ve Elazığlı birçok kişinin işe alınmasına vesile olan Yılmaz Serttaş’ın Ağın’da seçimlere iddialı olarak gireceği konuşuluyor.

Ona da hayırlısı diyelim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.