Mısır ve darbe üzerine

SÖZLÜKLERDE müdahele ve darbe sözcükleri farklı anlamlarda yer alıyor. Müdahale el koymak, darbe ise vuruş yapmak anlamında. 
Getirdikleri sonuç ise aşağı yukarı aynı; aralarındaki fark sadece, düşüncede ve uygulamada ortaya çıkıyor; yoksa ulaştıkları temel noktada bir farklılık yok...
* * *
Bu girişi neden yaptığıma gelince...
Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan dahil bütün siyasetçiler, "Sandıkla gelen sandıkla gider" gibi çok doğal bir demokratik kuralın Mısır'da saldırıya uğradığında hemfikir. Görüş beyan ederken hem AB ülkelerine, hem de ABD'ye değindiler ve iki tarafın da Mısır'daki gelişmeye bakışlarındaki yanlışı işaret ettiler.
* * *
Ne AB ülkeleri, ne ABD, hatta ne de Rusya olaya "Darbe" dedi.
Yerine müdahale sözcüğünü kullandılar. Bizimkiler de bu değerlendirmenin darbeciliğe prim tanımak ve demokrasinin ezilmesine rıza göstermek olduğunu ileri sürdü.
Kimine göre doğru, kimine göre yanlış...
* * *
Siyasetçilerimiz, kalkışmayı doğru seyretmek istemiyor anlaşılan; kafalarımızı saran kavram kargaşası bundan. Orta Doğu'ya ilişkin izlediğimiz politikanın ne kadar yanlış ve çıkarcı olduğu abukluk dolu değerlendirmelerimizden de belli olmuyor mu!
Darbeye "Müdahale" demekle yaşananlar değişecek olsaydı Mısır bugün hem de birkaç saat içinde askeri vesayetin altından kalkmış olurdu.
Birileri nasıl seyrederse seyretsin Mısır'da darbe yapılmıştır ve sandıktan çıkan siyasal irade -yanlış yaptığı için- silahlı kalkışmayla sonlandırılmıştır...
Aslında demoktrasilerde bu yönteme ve getirdiği sonuca asla yer yoktur ama ya çareler tükenirse!?
* * *
Mısır'daki darbe bölge için hayra alâmet değildir...
Uzun süredir bölgedeki ateşin söndürülemediği anlaşılıyor; meğer o ateş için için yanıyormuş ki küllerinden alevler yükselmeye başladı...
Mısır yanıyor, bölge tutuşabilir!
* * *
Din üzerinden siyaset yapmanın, siyaseti dinin, dini de siyasetin emrine teslim etmenin ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkmadı mı?
Mursi ve Müslüman Kardeşler din üzerinden siyaset yaparak 80 milyon Mısırlı'yı birbirine düşürdü.
Kısa sürede ülkede iki grup oluştu; sandıktan çıkan ve dini, siyaset arenasında temel malzeme haline getiren Mursi ve yandaşları, diğer yanda ise aydınlar, kültürlü ve laik düşünceyi sahiplenen yani dinin, siyasetten ve devlet işlerinden uzak tutulmasını isteyen çağdaş Mısır halkı...
Tarafların ayrı meydanlarda gösteri yapması, tanık olduğumuz gibi sonunda çatışmaya yol açtı. Mısır'da artık insanlar ölüyor, sokaklar kanlanıyor. Ülke demokrasiden biraz daha kopuyor. Gelecek günlerin ise zaptedilemez bir kardeş kavgasınıa gebe olduğu görülüyor...
* * *
Peki Mısır neden darbeye yelken açtı ve neden Mursi  neden yolu şaşırdı?
Çünkü Mursi sandıktan, yani demokratik yoldan iktidara gelmesine rağmen demokrasiyi içine sindiremedi ve diktaya doğru adımlar atmaya başladı.
Önceki gece Amerikalı televizyon yapımcısı Charlie Rose'un ekran konuğu olan Mısır Televizyonu Genel Müdürü, Mursi'nin ekonomiyi, sosyal hayatı, siyasal yapıyı diktatörlere özgü anlayışla bozduğunu, yargı üzerine tasarruflar yaptığını, bir telefonla insanları içeri aldırdığını, temel hak ve özgürlükleri tanımaz olduğunu anlattı ve halkın bu nedenlerle sandıktan çıkmış da olsa Mursi'yi istemediğini nakletti...
Anlaşılan halkın tepkisi askeri de doldurdu ki bu darbe geldi...
Bizde bir laf vardır; bir cinayetten sonra failin ve maktulün yakınları birbirlerine sorar:
-Elbet de öldüren suçlu ama öldürülenin de hiç suçu yok mu!
O misal, darbe yapmakta asker suçlu ama darbeye maruz kalanın hiç suçu yok mu!
* * *
Mısır'daki gelişmeleri yan tutmadan ve dikkatle izlemeliyiz.
Önemli bir cümle daha söyleyim; bu darbeden yana ya da karşı olmak, halkımızın üzerine vazife değildir. Lâfım, lehte ya da aleyhte gösteri yapan ya da yapmaya kalkacak olanlara...
Biz işimize bakalım...
 
Kılık değiştirmek
 
MURSİ askeri darbeyle gönderilmeseydi ne olurdu, onu da irdelemek lazım...
Eline geçirdiği gücü, daha ağır baskılar için kullanabilirdi.
50 yıl sonra kapı aralığından kafasını gösteren ve sandıkla oluşturulan demokrasiyi de rafa kaldırır, toplum hayatını sıkan cendere konumuna getirebilirdi
Daha başka şeyler de yapabilirdi...
Darbeye gerekçe olan hususlar bunlardan ibaret değil; Mursi Mısır'ı, Müslüman Kardeşler'in yol haritasına uygun olarak Şeriat Devletinoktasına taşıyabilir ve görev süresi dolduğunda da seçimi, dolayısıyla demokrasiyi rafa kaldırabilirdi...
Zaten bunların işareti görüldüğü içindir ki darbe yapıldı...
* * *
Benzer uygulamalara Arap coğrafyasında çok sık rastlandığı için bahse konu ihtimalleri asla göz ardı etmemek lâzım.
Mısır halkının büyük çoğunluğu demokrasiden uzaklaşıldığını düşündüğü ve endişelendiği için darbeye destek verdi. İleride seçim yapılmaması ihtimali de akıllara gelince, askerin istediği büyük destek kendiliğinden sağlanmış oldu...
* * *
Mısır sokaklarında insanlar vurulup can veriyorsa bunun sebebi, demokratik yollardan iktidara gelip diktatörlüğe soyunan Mursi ve Müslüman Kardeşler'in kılık değiştirmeleridir...
"Demokrasi" diyerek gelen "Vazgeçtim" diyerek diktaya saparsa maalesef sonu hayırlı olmuyor. Demokratik yollar tıkandığında rejimi kim, nasıl ve hangi gücüyle sahiplenecek onu düşünürseniz Mısır'daki darbeyi de yadırgamazsınız!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.