Ferruh Bostancı

Ferruh Bostancı

Sandığın itibarı…

 

Normal şartlar altında… Demokrasinin, bayramı sayabileceğimiz günlerden geçiyoruz…

Fakat gelin görün ki, memlekette öyle bir bayram havası yok.

Yapılacak olan seçimler, yazık ki ‘geleceğe dair ümitlerimizi yeşertmiyor.

‘Anormal gergin bir siyasi atmosfer içerisinde sandığa doğru gidiyoruz…

Sandığa giderken… Seçmen, batılı demokrasilerde olduğu gibi, yerel yönetimler için aday olanların, projeleri arasında, bir değerlendirme yapma durumunda değil. Daha doğrusu yapmaması için cin fikir her türlü ‘numaraya başvuruluyor…   

Mesela, iktidar partisi kendince bir denklem kuruyor… 12 Yıllık kankası olan ‘Bir cemaati, sanki muhalefet partisiymiş gibi karşısına alıyor ve hakaretlerin binini bir para ederek bir yaygara seli yaratıp feryat figan oy istiyor. Niye? İktidarı’nın eksiği gediği tartışılmasın diye.

‘Erdoğan iktidarı ‘bu klasikleşmiş taktiğini yani işi şirazesinden çıkararak, karşısındaki muhalefeti, ‘’o gün kimse artık’’ ‘şeytanlaştırarak seçimlere girmeyi hep maharet saydı.

Çünkü halkın sorgulamasından kaçmanın en etkili yolunun ‘bu olduğunu biliyor…

Bugün gene seçim arifesinde aynı senaryoyu sahneye koymuş vaziyette…

Erdoğan iktidarı, halkı başka Saiklerin, farklı duyguların, tesiri altında oy kullanmaya sevk etmek istiyor.

Bu sefer işi zor gözükse de, tabiri caizse at biraz terlide olsa, farz edelimki oyun’u tekrar tuttu. Kendi şahsı dışında herkes, başta da ‘sandık yani demokrasi kaybedecek! 

Evet, demokrasi kaybedecek çünkü… İktidar’ın despotça makyavelist sandık fetişizmi… ‘Sandığı son sürat itibarsızlaştırılmıştır…

Aslında Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosferi rasyonel olarak göz önünde tutanların sanıktan çıkan sonuçlardan maalesef beklediği bir hayırda yok.

Neden mi?

Nedeni çok açık… Bir ülke düşünün ki!

Siyasi guruplar keskin bir şekilde, yandaş yoldaş denilerek kamplara bölünerek düşmanlaştırılmışsa…

Sen o mezheptensin, sen bu mezheptensin denilerek halk arasına inanç temelli fitne sokulmuşsa…

Toplumda… Yok, o millet yok, bu millet, denilerek 36 ayrı fitne çıkarılmaya çalışılıyor ise…

‘Bir bölgede, özerklik ilan edeceğini söyleyen ayrılıkçı bir parti gün sayıyorsa…

Devletin ‘tepelerine çöreklenmiş hırsızların yolsuzların vatan hainlerini kanıksayan, normal gören, bir anlayış bir güruh varsa.

Birazda bizimkiler yesinler gibi… Şüyu vukuundan beter laflar halk arasında meşrulaştırılmışsa!

Senin polis in benim polis im… Senin mit in benim mit im, Senin hâkimin, benim hâkimim, senin işadamın benim işadamım diye fiili bir bölünmüşlük yaşanıyorsa…

Bu iklimde… Sandık neyi çözer?

Biraz düşünün… Düşünün, düşünün, Korkmayın!

Senin partin kazansa ne olur? Benim partim kazansa ne olur?

 Bu şartlar altında, sende bende, hep beraber kaybederiz…  Türkiye kaybeder!

Seçimlerin kazananı olmaz... Seçimleri kim kazanırsa kazansın… Türkiye ‘siyaset tarafından yönetilemez hale gelir!

‘Taraflar aklını başına almalı!

Tüm siyasi gurupların, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların kısaca toplumda temsil noktasında olan organizasyonların önceliği, sağduyu olmalı. Bu kaotik iklim ‘el birliği ile değiştirilmeli!

Evet, Türkiye’nin üstüne çöken bu karabulutlar ferasetle basiretle dağıtılmaya çalışılmalı…

Kısacası, ‘sandığın itibarı iade edilmeli…

Aksi Takdirde;  ‘Bu Keşmekeşin,  Kargaşanın, Cepheleşmenin, Bizi Götüreceği Yer, Belli.

 

Ve olası bu meçhule yol alırken

Partiler ‘sandıktan çıkaracakları oylarla ‘her şeyi haledeceklerini sanıyorlar…

Çok fena yanılıyorlar!

Çünkü: Yukarıda belirtemeye çalıştığımız ahvalimizden dolayıdır ki… Bu seçimlerin futbol müsabakalarından sonra galip gelen takımın taraftarının bizimkiler kazandı gibi ‘çocuksu sevincinden öteye bir hâsılatı olmayacak... 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.