Ferruh Bostancı

Ferruh Bostancı

Neden mi?

 

Türkiye Cumhuriyetinin 91 yıllık siyasi tarihine baktığımızda…

Sol’un irfan’dan uzak idraksizliği ve muhafazakâr sağ’ın, Statükocu ‘hazımsızlığı arasına, sıkışıp kalmış ‘bir ülke görüyoruz…

Sorunlar farklılaşsa da ‘Bu statik bakışlar!  Her ne hikmetse hiç değişmiyor…

Halen Türkiye de ‘’siyaset! Mevcut sorunların çözümü noktasında, özgün, kavrayıcı, ‘ötekileştirmeyen’ meşru demokratik zeminler aramak yerine, çoğu kez kolayı seçerek; tarihi  ‘mit’ler semboller, kavgalar üzerin den yürüyerek, ayrıştıran çatışmacı bir dil kullanıyor ve Türkiye üzerinde nevrotik bir iklimin oluşmasına çanak tutuyor…

Artı, siyasi popülizm önde tutularak ‘siyaset, kendini sürekli karşıtlıklar üzerinden tarif ediyor, dolayısıyla demokratik kültür bir türlü derinleşemiyor, derde deva üretmeyen sığ bir anlayış ‘kadermiş gibi kabulleniliyor. Nihayetinde siyasiler; kendi elleriyle kendi meşru siyaset alanlarını da daraltmış oluyorlar...

Ve bu durumda da… Kendine has histerik bir siyasal anlatıma dayanan kör siyasi yapıların oluşumu kaçınılmaz oluyor…

Bu tür patinaj veya tıkanıklıklar sonrasında…  Geçmişte olduğu gibi demokrasi dışı eğilimlerin güçlendiğini ve Kaos un ve ‘anarşi’nin baş aktörler olarak yerlerini aldıklarını görüyoruz...

Siyasi hayatımız da bu tür siyasal açmazlarla sık sık karşılaşmamıza ve ülke olarak ağır bedeller ödememize rağmen ne bu ‘tekelci iktidar anlayışından nede siyasi kan davlarından vazgeçiyoruz.

Demokratik sistemin sık sık kesintiye uğramasına rağmen, her nedense bir türlü ders çıkaramıyoruz…

Tarihi ‘bizim kadar sık tekerrür ettiren başka millet var mıdır acaba? Diye düşünmeden, edemiyor insan.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.