Ferruh Bostancı

Ferruh Bostancı

KANUNİ KİMİN ECDADI… HERKESİN ATASI KENDİNEMİ…

*** Bizim öyle bir ecdadımız yok… Biz öyle bir Kanuni tanımadık… Biz öyle bir Sultan Süleyman tanımadık… Onun ömrünün 30 yılı at sırtında geçti… Diyor sn. başbakanımız…

*** Eyvallah… Başbakanın bu söylediklerine bir itirazımız yok. Hele de ‘’Türk’’ milliyetçisi olarak söylediklerine hak vermememiz, katılmamamız mümkün değil… Biz atalarımıza toz kondurtmayan bir gelenekten geliyoruz… Destanlarla büyüdük çünkü…

  *** Yalnız… Türkiye de  ‘’ herkesin atası kendine’’  Gibi bir durumda var… 

*** Şöyle ki; Kendini Solcu, Kemalist diye tanımlayanlar 1923 öncesindeki 600 Yıllık Türk tarihini, reddi miras  ilan ederek  kimseyi ecdadı ’’ atası’’  olarak kabul etmiyorlar, Öyle ki! Osmanlı padişahlarını ve o dönemi yok sayıyorlar adeta… Köksüz bir tarih idrakleri var... Türk tarihini milat olarak nerede ise 1923 le başlatıyorlar. O derecedeki… M.Ö. ve M.S.  gibi bir algılamaları var…

     Hatta geçenlerde Vatan Gazetesindeki Köşesin de Can Ataklı tv deki ’ Muhteşem Yüzyıl’’ dizi tartışmalarıyla ilgili olarak; ’’ bugün için miladın Cumhuriyet’in ilanı olan 1923 olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık biz böyle yaşıyoruz ve böyle yaşamak istiyoruz. Kurduğumuz son devlet bu çünkü ’’ diyerek bunu açık açık yazdı…  

 *** Bize göre çok yanlış ve mantıksız ayrıca köksüz kopuk bir yaklaşım…

 *** Gelelim kedisini ’’ İslamcı’’ Muhafazakar diye tanımlayanların dünyasına… Onlara göre de ‘’Cumhuriyet Tarihi yok hükmündedir. Başta Atatürk olmak üzere… 3 Kasım 2002 deki R.T.Erdoğan’ın iktidarına kadar Ecdatsaydıkları pek kimse yoktur… ‘’Kesintili Tarih’’ anlayışı bu cenahta da yaygındır… Onlar için, Atatürk’ün yıllarca savaş meydanlarında geçen ömrünün önemi yoktur… Hayatının savaşsız geçen 5-10 yıllık safahatında içtiği iki duble rakıdan dolayı, ülkesi için yaptığı bütün hizmetleri yok sayılır…  Örneğin Can Dündar   Atatürk belgeseli çeker, hayatı sadece rakı içmekten ibaretmiş gibi ’’  İMAJ ’’ yapar Atatürk’e… Ama buna kimse hiddetlenmez bu cenahtan…

***  Biz… Ne Kanuni sultan Süleyman Han’ın( muhteşem) Türk İslam tarihindeki hizmetlerini iki cariye’ye, Ne de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,  tarihimizdeki hizmetlerini iki duble rakıya mahkum edilmesine gönlümüz razı değil. Tarihteki şahsiyetlere bakarken, sevdiklerimizi var sayıp kusursuz ilan etmek, sevmediklerimizi yok sayıpkaralamaya çalışmak, Bize göre sakat ve özürlü bir anlayıştır…

*** İllaki beşerdiler… Sevaplarıyla günahlarıyla vardılar. Ancak (! )yaşadıkları ‘’zaman diliminde ki şartlara göre yargılanırlar… Özel hayatlarındaki zaaflarını abartarak  tüm hayatlarını zaaf içinde geçirmişler gibi göstermek ( filmler çekmek kitaplar yazmak) kurguda olsa  hakkaniyetsizlik ve insafsızlık olmaz mı? Delisiyle Velisiyle Bu Tarih de Bu Ecdatlarda Hepimizin. Artları da Eksileri de Bizim… Hatalı gördüklerimiz uzaydan gelmedi... İşimize gelmeyeni günahlarıyla, işimize geleni sevaplarıyla anmak. Herkesin tarihi kedisine demek olur.‘’Tarihi şahsiyetlere ve olaylara, kendi ideolojik pencerelerimizden bakıp… Toptancı ‘’Peşin Kabulcü Veya Peşin Retçi’’ Yaklaşımlarımızın, kime neye yararı var? Buda ‘’ Tarih Bölücülüğü’’ Olmaz mı ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.