Ferruh Bostancı

Ferruh Bostancı

Başkan ve Pervaneler…

T.C. 17-18 yaşına yani rüştünü ispatlayana kadar… 1920-1938 yılları arası…  Cumhuriyetin ve devletin ‘’vesayeti doğal olarak ‘’Kurucu’’ Atatürk’te idi…

Bu  ‘’sahiplik…  O dönemde ve o şartlarda  ‘’abes kaçmadı! Zamanın ruhuna uygundu… Saltanat henüz yeni yıkılmıştı… Cumhuriyet emekleme devresindeydi… Zira, neredeyse tüm dünya da katı ‘’totaliter rejimler hakimdi! İ.Ortaylı hocanın dediği gibi; ‘’O yıllarda demokrat olmak değil olmamak modaydı…’’

Heyhat! Dün… Atatürk ü 1920 deki ‘’yönetim’’ anlayışını faşist bulan ileri demokratlar… Bu gün…  Türk tipi Başkanlık diye isimlendirdikleri. ( Galiba isimlendirme! Milliyetçi bulunup geri çekildi… ) Aslında tam olarak ne olduğunu kendilerinin de pek bilemedikleri monarşiye benzer bir yapının gelmesi için gayret gösteriyorlar, rejimi değiştirmek istiyorlar…

Halkı ikna etmek için… Diyorlar ki; başkanlık sistemi ecdadımız Osmanlıya uygun… Osmanlıyı da yad etmiş oluruz…    ( bedavadan sevap kazanmak için fırsat gösteriliyor halka )

*****

Kısaca; kuvvetler ayrılığı da denilen demokratik parlamenter sistemin temel dinamikleri olan yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığından rahatsızlarmış! ( kaldı ki! tam bağımsız değiller zaten) ‘’Bağımsızlıktan kasıt;  her birimin diğer birimlerden bağımsız olarak seçilmesi ya da en azından varlığının diğer birimlere bağlı olmamasıdır’’(1)

İktidarın; her zamanki ‘’Ben yaparım olur’’ tavrı karşısında; muhalefet partilerinin tepkileri devam ediyor… Ayrıca AKP Yandaşı bir kısım yazar ve hukukçu da  ‘’Ergun Özbudun, Taha Akyol…’’  Endişelerini dile getiriyorlar. Buna rağmen bir kısım iktidar mensubu… Başkanlık sistemini ‘’getirmek için ısrarlarını sürdürüyorlar…

Yıl 2013…  Artık tek kişilik vesayeti ’’sahiplik’’ Türkiye’nin kabul etmesi biraz zor gözüküyor…

Mağrip ve Ortadoğu da bile Arabic baharların yaşandığı günümüz acunun da biraz iptidai kaçıyor bu arzu… Türk Halkının ülke yönetimin de tüm güçlerin tek kişide toplanmasını kabul edeceğini düşünmek pek akla yatkın değil… Demokrasiyi!  Arap halklarından biraz daha fazla içselleştirmiş bir toplumuz zannediyorum...

Ama gene de, Başkanlık Sistemi arzusundan kolayca vazgeçilebileceği düşünülmemeli vitrine herkesin ittifakla kabul edebileceği temalar konarak birlikte bir paket halinde, halka ‘’yedirilmeye çalışılabilir…

 *****

Başkanlık sistemi ile ilgili kamuoyu oluşturmak için İktidar yandaşı ‘’pervaneler hareketliler her zaman ki gibi üflüyorlar;  Evet İktidar haklı… İktidar haklı… İktidar haklı… Haklı… Haklı… Her zaman her yerde haklı… İktidar haklı…

Bunları gören papağanlar utanıyor artık! Değiştir… Değiştir… Diyorlar

Bu kez ters tepmesine karşı, bu konuda kamuoyunu yönlendirmede pek başarılı olamasalar da, dünya fani… Takla baki…   Diyerek dalkavukluk gösterilerini iştiyakla sürdürüyorlar. 

Bu zevatların tek tip davranış kalıpları var… Başbakan herhangi bir konuda bir kelime edecek diyelim daha ağzından kelimenin ilk hecesi çıkar çıkmaz! Terane başlıyor… Başbakanımız efendimiz çok çok haklı… Hatta ‘’işi’’ o derece abartıyorlar ki,  mesele ne kadar tartışılmaya muhtaç ve netameli olursa olsun hiç fark etmiyor bunlar için...

Ayağa yer yapmak için… Artık (yandaş) Yönlendirme anketlerinin açıklanması da beklenmiyor, lüzumsuz zaman kaybı sayıyorlar… (Yönlendirme anketi derken; soruları öyle bir şekle sokup soralım ki vatandaş’tan istemediğimiz cevaplar gelmesin ve çıkartılan sonuçlar üzerinden kamuoyu yönlendirmek için yapılan düzenlenen ‘’tuzak’’ anketleri kastediyorum.)

Medyanın  %80 nin iktidar pervanesi olması ülkenin çıkarına mıdır? Sorusunu 50 milyon seçmen ve başta da parti mensuplarının kendi kendine sorup samimiyetle cevaplamaları gerekir…

Tüm uygar ülkelerde, iktidarı denetleyen mekanizmalarından biri olan medyanın tek-tipleşmesi çok tehlikelidir… Herkesin malumu bu gerçek; yani basın hürriyeti demokrasilerin olmazsa olmazıdır.

Başkanlık sistemi diye adlandırılan… Türkiye sosyolojisinde… Uygulamada çok rahat tek adamlığa, diktaya evrilebilecek, bir yönetim hazırlığı varken… Bu konu çok daha da önem kazanıyor...

 Türkiye de 11 yıldır tek başına iktidar olan… %50 oy almış!  Artı cumhurbaşkanını da kendi partisinden seçtirmiş bir iktidar ve başbakan var… Ayrıca yasma yürütme ve yargı organlarının iktidar ile büyük ölçüde uyumu söz konusu… Böyle olmasına rağmen neden? Daha fazla güç istenir anlaşılır değil.

TBMM bütçe görüşmelerinde hükümet istemediği için,2012 Sayıştay raporları meclise getirilemedi… Bundan daha ötede…  Nasıl bir GÜÇ, nasıl bir serbestlik istenir ki? Kim kimin elini ayağını tutmuş çalıştırmıyor…  Kendi zihniyetinizde atadığınız partili ama kişilikli bir kısım vekillerden ve bürokratlardan rahatsız mı? oldunuz…  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.