Ferruh Bostancı

Ferruh Bostancı

Artık! TV Seyretmiyorum…

 

 

 

‘’Saylonlular… ‘’ Türk Televizyonlarını ele geçirdiler!

Tek ‘’kutsal’’ gayeleri var… Saylonlular’a ve liderleri Baltar’a methiye düzmek.

Gezegende… Gelişen olayları karşı, yönetimin söylemleri dışında görüş belirtmek yasaklandı!

Zihinleri çerçeveli… Saylonluların aleyhine haber yapmak, muhalif olmak, şirk’e eşit günah sayılıyor ve cezası da öbür dünyaya bırakılmıyor…

HABER VE SİYASAL İÇERİKLİ PROGRAM SEYREDENLER İÇİN TÜRKİYE DEKİ TELEVİZYONLAR ÖLDÜ…

‘’Bugün’’ Türkiye de tek tip bir ‘’yayıncılık’’ habercilik anlayışı zirve yapmış durumda. Aynı Tezğahda ’’Tornada’’ yontulan ağızlar; benzer ifadeleri papağan gibi tekrarlayıp duruyorlar…

Türkiye’de hemen hemen her alanda oluşturulmak istenen tekelci, ‘’kartelci’’ anlayış, basın yayın açısından medya sektöründe de oluşturulmaya çalışılıyor...

İktidar; şimdilik! Kanun ile düzenlemese de ‘’basın’a’’ kırmızı çizgilerini ‘’her türlü’’ dayatıyor…

Demeye getirdikleri o ki: Sizler; ancak iktidarın politikalarını onaylamak veya doğrulamak için program yapabilirsiniz… ‘’ Yönetimimizin’’ yeterince fikir zenginliği var diyorlar… ‘’20 tane icracı bakanları bir sürü milletvekilleri varmış… Hepsinin ayrı ayrı aklı fikri varmış(!) ’’ Siz bunları yansıtın yeter diyorlar…

İşte size fikir zenginliği… İşte size ileri demokrasi(!)

Biat etmeyenler, demokratik(!) bir şekilde harap ediliyorlar...

Tabiri caizse… Türkiye’de! Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetin deki basın anlayışının benzeri, bir fiili durum oluşturulmaya çalışılıyor...

Halk… Birbirinin kopyası ‘’sinir bozucu’’ ucuz ve sığ programlara adeta mahkum ediliyor… Ufuk açıcı tartışmalar yok! Konuşmacılar robot gibi tek düze ve basit klişelerini tekrarlayıp duruyorlar… ‘’Konuşmacıların’’ çoğu da yeterli donanıma sahip değiller zaten.

*****

İktidara karşı, Milliyetçi Muhafazakar(Sağ) ciddi bir muhalif bir kanalın bu gün Türkiye de yaşama şansı çok zor. Yerel basın yayın kuruluşlarına henüz pek yansımasa da… İktidar: Neredeyse, muhalefet patilerini bir tarafa bırakmış, sabah akşam basın’la uğraşıyor. Hatta tek tek yazarlar hedef alınıyor, polemiğe giriliyor... ( Hatta bazı köşe yazarları muhalefet parti liderlerin den daha fazla ‘’ciddiye alınıyor...)

Muhalif olan ulusal kanaların sayısı 2-3 geçmiyor… Ki onlarda numunelik olarak kasten bulunduruluyor… Bakın bizim ülkemizde de demokrasi var denmek için!

Yoksa bu ‘’güçsüz’’ kanallar anında kapatılırdı. Kapatılmamalarının asıl nedeni; Sol Tandaslı kanallar olmaları… Şöyle ki; Türkiye deki kamuoyunun büyük çoğunluğu %70’i Milliyetçi Muhafazakar bir seçmen tabanından oluşuyor…

Bu kanallar ne söylerlerse söylesinler! Zaten sağ seçmenin gözünde ‘’itibarları’’ yok diye düşünülüyor... Bunlara din düşmanı deyip kolay çürütürüz mantığı var. Bu yüzden kapatılmıyorlar... Şimdilik!

*****

11 Yıllık AKP iktidarın da gelinen nokta da demokrasi gitgide zayıflamaktadır…

Muhalif kesimlerdeki hakim görüş şudur… AKP,i ‘’siyasal’’ gücünü, halka karşı tarafsız olması gereken, devlet mekanizmalarını ‘’ Darbeciler gibi’’ Politize ederek korumaya çalışıyor… İktidarını kalıcı kılmaya uğraşıyor... Demokrasilerin en temel düsturu olan iktidarın el değiştirmesini önlenmeye çalışılıyor...

Tek tip anlayış bürokraside de dayatılıyor… ( Partili olmayan parti çıkarlarını korumayan üst düzey bürokrat olamıyor…)

AKP valileri… AKP polisleri… AKP yargıçları… Algısı! Demokratik iklim açısından vahim bir durumdur. ‘’Eskiler bazı mevzuların için; şuyuu vukuundan beterdir derler! ‘’ Ki bu kanaat, tamda bu noktada olumsuz örneklerin çoğalmasıyla birlikte çeşitli toplum kesimlerin de yavaş yavaş reel kabul haline geliyor…

Bu tehlikeli gelişme toplumu kutuplaştırıyor ve demokratik geleceği tehdit ediyor…

Bu günden yarına hemen olmaz belki, ama… Toplum da biriken stres ‘’hiç olmadık bir zamanda’’ bir büyük öfkeyle patlar ve başta demokrasimiz olmak üzere, Türkiye geneli üzerinde çok yıkıcı ve kıyıcı etkileri olur. Bu yüzden ifade hürriyeti ile rastgele keyfi oynamanın demokratik sistem açısından hayati sorunlar oluşturacağı kanaatindeyiz.

Demokratik kültürün oluşumu ve kökleşmesi açısından en özgür olması gereken alanın basın ve yayın olması gerekiyor...

*****

Şunu hiç unutulmamalı iktidar… Türkiye de, eskiden Cezaevlerin de bile ‘’Tek Tİp’’ üniforma giyinmemek için isyanlar çıkardı… ‘’Tek tip’’ Anlayışının; bu milletin mahkümları üzerinde bile tiksindirici usandırıcı bir etkisi vardı…

Dört duvar arasında bile! Sıradanlaştırmaya… Karşı bir duruş sergilenirdi!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.