Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Zurnanın son deliği

İFLAS eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış; onun gibi, AKP'de gerileme sürecine girdiği günden beri eski defterleri karıştırmak suretiyle güç kaybını durdurmaya çalışıyor. 
İşte Dersim konusu; konu karıştırıldıkça AKP bölgede gelişecek sanıyorlar...
Yanılıyorlar!
...................................
CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, ya kürtçülük yapmak ya da AKP'nin ekmeğine yağ sürmek amacıyla olmalı, ülkenin gündemine 75 yıl öncesinin bir olayını, Dersim isyanını taşıdı...
Aygün, Kemal Kılıçdaroğlu'nun hemşehrisi; konuyu ne niyetle ve hangi hesapla gündeme taşıdığı bilinmiyor. CHP Liderini çok yönlü sıkıntıya maruz bırakmaktan beklediği bir şey olmalı.
Sanıyorum partisi tarafından cezalandırılacak; o da çekip gidecek ve hezeyanlarını, ya iktidar partisinin çatısı altında sürdürüp Tayyip Bey'e malzeme hazırlayacak, ya da kürtçülük kervanının başını çeken BDP'de boy gösterecek...
Şu keyfe bakın; verdiğimiz vergilerle oluşturdumuz devlet bütçesinden ortalığı karıştırmış olmanın karşılığı diye de dört yıl süreyle maaşını alacak, yan gelip yatacak...
Oh kekâ...
......................................
Aygün, Dersim'e ilişkin açıklama yaparken cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk'e de dil uzatmak cüretinin göstermiş...
Dersim harekâtını Atatürk'ün yaptırdığını ima etmiş...
Kürtçüler, bu harekât sırasında 40 bine yakın Kürt ün öldüğünü -öldürüldüğünü- iddia eder. Oysa hiçbir ciddi tarihi kaynakta böyle bir rakam yok; o kaynaklarda sadece 12 bin civarında insanın mecburi iskâna tabi tutulduğu, ölen isyancı sayısının ise 120- 250 civarında olduğu ifade edilir...
.......................................
Olay neydi?
Eski Dışişleri Bakanlarımızdan rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil, genç bir idareci olarak bildiklerini anlatırken, olayı gerçek yönüyle kamuoyuna mal etmeye özen göstermişti. 
İşte onun ağzından kısaca Dersim isyanı ve harekâtı:
-1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmenin komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerimiz şehit edildi. 27 Mart 1937 tarihinde ise Tunceli- Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakıldı. İsyancılar diğer askeri birliklerle bağlantı kurulmasın diye de bölgenin telefon ve telgraf hatlarını kesti. Bu arada isyancı Kürtler harekâta hazırlanan askere pusular kurdu. İki jandarma karakoluna baskın düzenlediler. Asilerin başındaki Seyit Rıza, bütün karakolların basılması için asilere emir verdi. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu'na da baskın düzenlediler. Asi kuvvetlere karşı savaşmak üzere, yarım eğitilmiş ve bu yönde fazla bir hazırlığı olmayan askerler öne sürüldü. Bu yüzden birçok askerimiz şehit düştü, bir kısmı da ağır yaralandı. Kürt asiler Mazgirt Köprüsü'nü tahrip ettiler. Bunun üzerine harekât başlatıldı. 
Abdullah Alpdoğan Paşa'nın komutasında düzenlenen harekât başarısız oldu. Bu da kürtleri azdırdı, silahlı asi sayısı arttı. Bunun üzerine Genelkurmay, hava harekâtına karar verdi. Harekâta katılanlardan biri de merhume Sabiha Gökçen idi...
..........................................
Çağlayangil'in anlatımı bu kadar değil ama benim yerim bu kadar...
Hava harekâtı başarılı sonuç verdi, bölge askerin kontroluna girdi, isyancıların başı Seyit Rıza ile etrafı yakalandı, 11'i idam cezası aldı, 6'sı idam edildi, diğerlerinin cezası yaşlı oldukları için müebbet hapise çevrildi...
Dersim harekâtı birkaç aşamada gerçekleştirildi, eylülde sonlandırıldı, ekimde de yargılama bitti... 
İdam edilenler şunlardı:
Seyit Rıza, Resik Hüseyin (Seyit Rıza'nın oğullarından, 16 yaşında), Seyit Hüseyin (Kureyşan-Seyhan aşiret reisi), Fındık Ağa (Yusfanlı Kamer Ağa'nın oğlu), Hasan Ağa (Demenan aşiret reisi Cebrail Ağa'nın oğlu), Hasan(Kureyşanlardan Ulkiye'nin oğlu), Ali Ağa (Mirza Ali'nin oğlu) 
...............................................
Gerçekler böyleyken sanık sandalyesine Atatürk ü, askerlerimizi ve CHP'yi oturtmaya kalkışmak hainlikten başka bir şey değil. Dersim isyanına katılan Ermenilerle el ele veren Kürt isyancıları aklama gayretleri, CHP'li bir vekile yakışmadı. Bence Hüseyin Aygün, olması gereken yere acilen postalanmalı...
..............................................
Hangi ülkede, hangi demokraside, hangi özgürlükler manzumesinde ve hangi devletin içinde, bir başka devlet kurmaya olanak sağlanır, izin verilir ve hoşgörüyle yaklaşılır...
Elbet de, devletin bekası, milletin bütünlüğü, huzuru ve saadeti için bunlara göz dikenlerin tepesine binilir. Dersim dedikleri Tunceli ve yöresinde, işte bu yaşanmıştır...
Saptamam şu; Dersim isyanı, bugünkü PKK kalkışmasının öncü girişimidir ve anında boğulmuştur; PKK da boğulacaktır!
* * *
Bedelli askerlik uygulamasına yüzde yüz karşıyım...
Uygulama, anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Parası olana tanınan hak parası olmayana tanınmayacak...
Sonrasını düşünmek zorundayız; zira bu tür uygulamalar insanların birbirine bakışını çarpıtabilir ve toplumsal barışı zedeler...
Keza, "Vicdani ret" hakkı tanınmasına da karşıyım...
Askerlik görevi herkesin boynuna borçtur; bu koşulu kaldırmadan vicdani ret imkânı sağlanamaz.
"Silah kullanmak istemiyorum, dolayısıyla askere gitmem" demek özgürlük gereğiymiş...
Bak bak bak...
Kimse yurttaşa "Al bu silahı git adam öldür" demediğine göre silahı ele almamayı neden özgürlük gereği sayıyorlar.
Yasa "Askere yürü, orada disipline olmayı öğren, yurdunu ve ulusunu sevmenin, görevinin onların varlığını sürdürmek ve ikisine de hizmet etmek olduğunu anla, bu borcunu da öde" diyor... 
Son söz; her iki girişim de TSK'nın ve ülkemizin, güçsüz hale gelmesini hedeflemiştir, Meclis'te reddedilmelidir.

Derkenar: Gerek bedelli askerlik, gerek vicdani ret, AKP'nin izlediği popülist siyasal anlayışın ürünüdür! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.