Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

UYUSUN DA BÜYÜSÜN NİNNİ..

ÖTEKİ komutanlarla birlikte hareket etmeyip TSK'da kalan ve Genelkurmay Başkanı olması sağlanan Orgeneral Necdet Özel"Koyu bir Beşiktaş taraftarı" olduğunu açıklayarak da özel bir asker olduğunu gösterdi..
Hem Özel'e, hem Beşiktaş'a başarılar diliyorum..
...................................... 
Galiba Hilmi Öztürk Paşa da Beşiktaşlıydı..
Cumhurbaşkanımız da Beşiktaşlı..
Işık Koşaner Paşa rengini belli etmedi, İlker Başbuğ Paşa'nın da hangi takımın taraftarı olduğunu hatırlayamadım..
.....................................
Neyi merak ediyorum biliyor musunuz..
Sivil ve asker yöneticilerimizden oluşturulacak Beşiktaş ve Fenerbahçe yandaşı iki takım maç yapsa sonuç ne olur?
Söyleyim; ya Fenerbahçe taraftarlarının takımında Tayyip Bey, ya da Beşiktaş taraftarlarının takımında Abdullah Bey maçın kaderini etkiler..
Ayrıca ikisi de sahaya kaptan olarak çıkar..
Güzelliği işte o zaman seyredin..
.....................................
Pekiii sonuç..
Onu kestirmek zor..
Bana göre üç ihtimalli bir maç..
Yalnız şunu söyleyim, o maça şike bulaşmaz, bundan eminim!
..................................... 
Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan emekli Orgeneral Yaşar BüyükanıtFenerbahçe'nin içine sürüklendiği durumdan ne kadar üzülüyorsa sanıyorum Özel Paşa da Beşiktaşlı Serdar Adalı ile Tayfur Havutçu'nun içeride tutulmasına o kadar üzülüyordur..
...................................... 
Yapacak bir şey yok..
Dilimize doladığımız ileri demokrasi sürecinde, hukuk da, yargı da yeniden ve bize göre şekilleniyor..
İnsanlar artık evrensel ilkeler ve normlar aramaktan vazgeçsin..
Bizim "İleri demokrasi, geniş özgürlükler ve bağımsız yargı" anlayışımızın evrensel boyutlarda yeri hiç olmadı, bundan sonra da olmasını beklemeyin..
Yanlış doğru, kendine özgü siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel kriterlere sahip ülke olarak temayüz ettik; dünyanın gözündeki bu imajımızı ağzımızla kuş tutsak artık değiştiremeyiz.. 
*
AKP Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, YAŞ'taki yeni oturma düzenini öve öve bitiremedi..
YAŞ'ın başı, böyle tek başına otururmuş, eski oturma düzeni yanlışmış..
Ayrıca Türkiye normalleşiyor ve hukuk devleti oluyormuş; bu düzeni kimse bozamazmış..

İktidar hangi argümanları kullanarak ileri demokrasiye ulaşmaya çalışıyor görün..
YAŞ'ta oturma düzeni öyle olmuş, böyle olmuş önemli mi..
Bu ülkede evrensel hukukun yerine başka bir hukuku ikame etme gayretleri yoğunlaştı; önemli olan, bu yoğunluğun evrensel hukukun yerleşmesine dönük hale gelmesini sağlamak..
Hukuk anlayışımızı çağdaşlaşmaya yönlendirmek..
*
Ahmet Aydın, ülke normalleşiyor derken kafasının ve gönlünün normalin dışında kaldığını, "Emekliliğini isteyen Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları'nın yerine mutlaka bu işi daha iyi yapanlar atanacaktır. Bu da Anayasa'mızın öngördüğü biçimde yapılacaktır. Demokrasinin gereği neyse o yapılacak. Artık bundan böyle Türkiye’de yaş işler olmayacak" diyerek göstermiştir..
Bir siyasetçinin, emekliliğini isteyen komutanların arkasından zil çalması ne kadar yakışıksız ve çirkin..
Aydın, "Bunların yerlerine bu işi daha iyi yapanlar atanacak" demekle partisinin askere bakışını netleştirdi; yazık, bu ülkede insanlar neden askerle uğraşır aklım almıyor!
*
Bülent Arınç'ın "Bir mahallede iki muhtar olmaz" benzetmesine de takıldım..
Başbakanı muhtara benzeterek ne demek istedi acaba..
*
TSK, milletin silahlı kuvvetleridir..
Devletimizin ve milletimizin tek güvencesidir..
Onu hedef almak, herhalde sevgisizliğin, saygısızlığın ve nankörlüğün işaretidir..
İktidar mensupları ve yandaşı kalemlerle ağızlar bir süredir sütunlarda ve ekranlarda, askerleri konu haline getirmekten geri kalmıyor..
Bu işe, anayasanın darbe ürünü olduğunu söyleyerek başladılar..
Bugün de atamaların o anayasaya göre yapılacağını mırıldanıyorlar..
Bu anayasayı darbe anayasası yani askerin ürünü sayan, iktidar değil mi..
Hem darbe anayasası diyeceksin, hem ona sığınacaksın; bu nasıl demokratik bir siyasal anlayıştır kuzum..
*
Erdoğan'ın yerinde olsam Ahmet Aydın ve benzerlerinin kulağını çeker, "Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun; neyi, nerede, ne zaman söyleyeceğinizi bari benden öğrenin" derdim..
*
Atamaları, neye göre yapıldığını soran var mı..
Yok..
Sorma hakkımız ve olanağımız..
O da yok..
Dolayısıyla iktidarın hesap verme sorunu da yok; bari sussunlar da AKP'ye oy vermiş halkın yarısının uykusunu, "Yeni anayasa şart" ninnisini unutup eskisine sığınarak bozmasınlar!
Zira ninniler biterse AKP'nin oyları da biter..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.