Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

SİZİ GİDİ MİLİTARİSTLER

ANAYASAL bir kurum olan TSK'yı savunmak, onun saygınlığını, görev bilincini ve kahramanlıklarını sahiplenip üzerine toz kondurulmasına tepki koymak, militarizmi savunmak değildir..
    Dikkat etmiş olmalısınız; ekran kuklası bir avuç şerefsiz, her fırsatta mikrofonlara yapışıyor, TSK'yı yıpratma amaçlı her söylem ve eylemden büyük üzüntü duyan herkesi, militarist ruha sahip olmakla karalamaya kalkışıyor..
    Toplam sayısı neredeyse 200 bine dayanmış olan, yeni yetkilerle ve silahlarla donatılarak askerin yerine ikame edilmek istenen polisi sahiplenenlere ne diyeceksiniz..
    Asıl bu yapılanmayı onaylayanlar için "Militarist ruha sahipler" demek lâzım..
    ...................................
    Uluslararası literatürde militarizm şöyle anlatılıyor:
    -Ülke sorunlarının silah gücüyle çözüleceğini esas alan siyasal görüşün adı militarizmdir...  
    Şimdii..
    Doğu ve güneydoğu'daki terörü sadece silah kullanarak çözmek için polisi askerin yerine ikame etmeye kalkanların ruh halini, başka hangi sıfatla anlatabilirsiniz..
    İktidar, terör sorununu çözmek için silahtan başka geçerli hangi argümanları kullandı ve kullanmayı düşünüyor söyler misiniz.. 
    Oysa asker, terörün sadece silahla değil, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel yatırımlarla bitirilmesi gerektiğini savunageldi..
    Bu yapı ve anlayış mı militarist..
    Geçsinler ve insanları kendilerine güldürmesinler..
    ....................................... 
    AKP iktidarı dokuz yılda kavram kargaşası yaratmaktan medet uman bir siyasal yapı haline geldi..
    Militarizm'e de, anlam ve uygulama bâbında takla attırıyorlar..
    Allah sonlarını hayır etsin.. 
     *
    ŞİMDİ de Genelkurmay'ı Milli Savunma Bakanlığı'na bağlama çalışması başlatıldı..
    Askeri siyasal bir merkeze bağlamak, ordu dediğimiz kurumu da siyasal yapının bir parçası haline getirir. Orduyu siyasetten uzak tutmamız gerekirken bakanlığa bağlamak, herhalde akıllı işi olmaz..
    Ne 1876 anayasası, ne ondan sonraki anayasalar silahlı kuvvetleri siyasal iradeye bağladı..
    Bundan özenle kaçınıldı..
    Eğer böyle bir bağlantıda sakınca görülmeseydi TSK çoktan bir siyasal merkezin rüknü haline getirilirdi..
    .........................................
    Anayasamıza göre Genelkurmay hiçbir makama bağlı değildir..
    Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı'na ilişkin anayasamızın 117.nci maddesini iyi anlamak ve Genelkurmay'a dokunmamak gerekiyor.. 
     .........................................
     Hep söyledim, yineleyim.. 
    Askeri siyasetten uzak tutmalıyız; bu görev de siyasetçilere düşüyor..
    Yanlışlıklar yaparak orduyu siyasetin içine çeken ve müdahale etmelerine yol açanlar bizatihi siyasetçiler duğu için onları uyarmaktan hiç vazgeçmeyeceğim..
    *
    AFRİKA açlıktan kırılıyor..
    Kızılay ilk elde 50 ton yiyecek ve yardım malzemesi yolladı..
    Kaç kişiye yeter..
    O nedenle yardım göndermeye devam edeceğiz..
    ....................................
    Kanalın adını vermeyim, geçen akşam televizyonlardan birinde gördüm; Avrupalılar Afrika'nın tarıma elverişli yani münbit topraklarını kiralıyor, ekip biçiyor, elde ettikleri ürünleri de ülkelerine gönderiyorlar..
    Siyah ırk da açlıktan kırılıyor..
    Kime gam..
    ....................................
    21. Yüzyıl'a geldik ama asırlar öncesi ortaya çıkan sömürgecilik ve masum insanları sömürme anlayışı, çağdaşlık iddiasındaki Avrupa'nın ruhunu hâlâ terketmiş değil; aksine o anlayış gittikçe azgınlaşıyor..
    Açlığa mahkûm edilen insanlara eli kolu dolu olarak sadece biz koşuyoruz..
    Nerede insanlık, nerede İslâm ülkeleri!  
    Birleşmiş Milletler denilen uluslararası kuruluş sadece siyasal sorunları çözmek için değil aynı zamanda sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal sorunları da çözmek için var..
    Var olmasına var da, onu harekete geçirecek evrensel irade maalesef ortada yok!  
    *
    İFTAR ya da sahur sofranızda kuru ya da taze yemişlerden yapılmış hoşafı eksik etmeyin..
    Uzmanlar yemeğin üzerine bir kâse hoşaf içilmesini öneriyor..
    Hoşaf, susuzluğu giderdiği kadar hazmı da kolaylaştırıyor ve bedenimizin mineral vitamin ihtiyacını karşılıyor..
    Erik, üzüm, kayısı, vişne kurusu gibi kuru yemişlerin yanı sıra elma, vişne, şeftali gibi taze meyvelerden de hoşaf yapmanız mümkün..
    Hoşaf sözcüğü Farsça dan dilimize girmiş bir sözcük, Farsçası "Hoşâb"..
    "Hoş" iyi demek, "Âb" ise su..
    Sözcüğü "Hoşaf" a çevirmişiz; bazıları hoşafı İtalyanca olan "Komposto"sözcüğüyle ifade ediyor. Bir restorana gittiğinizde sakın "Hoşaf istiyorum" demeyin, yadırgarlar, "Komposto" istediğinizi söyleyin..
    "Snop" yani züppe tabaka, daha bakalım hangi sözcüklerimizin yerine yabancı sözcükleri ikame edecek..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.