Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Siyasal cesaret

YENİ anayasa için başlatılan çalışmaların ağır aksak gittiğini görüyoruz...
   AKP iktidarı, hem "Sivil anayasa" diye tutturuyor, hem de "Evren anayasası" adını verdikleri ve "Askerin vesayetini egemen kılan belge" saydıkları bugünkü anayasayla ülkeyi yönetmeyi ve ona dayalı yasalar çıkarmayı sürdürüyor..
   4. Yargı Paketi bile reddettikleri anayasanın ışığında hazırlandı...
   *
   Müddei de, iddialar da başından beri aynı...
   İşte malûm müddeinin iddialarından biri:
   -Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy gibi davalar, vesayet yoluyla ülkenin kan damarlarına iyice yerleşerek devleti temelinden sarsıp, insanları meşru olmayan yolda boyunduruk altına sokma gayretlerinin hesabını askerden sormak üzere açıldı...
   Hatırlayacaksınız...
   Bu davalarda sanık olan insanlara darbeci ve terör örgütü kurucusu gibi, bugün affına çalıştıkları insanlara ait suçları yakıştırdılar...
   Hazırlanan komplolara ve yazılımını yaptıkları senaryolara yargı yoluyla hayat veren siyasal irade, dünya kamuoyunu bile şaşırtan ve tepki göstermeye iten uygulamalardan artık vazgeçmek niyetinde gözüküyor ama siyasal cesaretini tükettiği için herhangi bir girişimde bulunamıyor...
   MİT Müsteşarı'nı yargının elinden hızlı biçimde almayı beceren ve bunu yasa yoluyla ve "Beş dakika da Beşiktaş"anlayışıyla sonuçlandıran irade, "Hepsi bir kurguydu" diyecek noktaya sürüklenen seviyesiz muhbirin itiraf yüklü sözlerini neden dikkate almıyor?
   Yapılan suçlamaların tartışılmaya başlandığı süreçte yargıyı da, sanıkları da, hukuku da zorda bırakan söylentilerin icabına yasal yönden neden bakmıyor?
   MİT Müsteşarına kol kanat geren anlayışın, askerlere de kol kanat gerecek gücü mü yok?
   *
   Vaktiyle Tuncay Güney adındaki muhbirin her sözünü yandaş ağızlarla ve kalemlerle sahiplenmeyi bilmişlerdi. Bugün aynı ağzın "Hepsi komploydu, kurguydu, planlanmıştı" şeklindeki itiraflarını neden dikkate almıyorlar?
   Sen iktidar olarak komploları ve hezeyanları, sahte delilleri, sabıkalı gizli tanıkları ve benzeri argümanları, insanları kandırarak ve korkutarak suçlamak için kabulleneceksin ama gerçeklerin ifşa edilme süreci başladığında bir kenara çekilip devekuşu gibi kafanı toprağa gömeceksin...
   Olacak iş mi!?
   "Barış"ın (!) bu anlayışla gelerek yerleşeceğini sananlara sesleniyorum; terör örgütüyle kol kola giren kafadan ârızalı tiplerin getireceği barış çok yaşamaz, kısa süre sonra da sizlere ömür!
   *
   BDP teröristle kucak kucağa da AKP nasıl?
   O da kol kola...
   İmralı'daki katile ihtiram yüklü cümlelerle selâm çakmak suç olmaktan çıkarılıyor. Ziyaret edilmesi için izinler veriliyor. Bugün yarın, BDP'liler dağdaki itlerle İmralı daki katili sanal da olsa adada buluşturmuş olacaklar.
   Sonra da oturup AKP ile birlikte yeni anayasayı hazırlayacaklar...
   Onu da "Anayasa komisyonunda uzlaşı olmadı, muhalefet masadan kalktı, biz de AKP olarak bir taslak hazırladık" gerekçesini öne sürerek BDP'nin kucağında Meclis'e getirecekler...
   Maddeleri geçirecekler, tamamını geçiremezlerse o zaman da referanduma gidecekler ve önünde sonunda, içinde başkanlık sistemi de bulunan AKP imzalı ve BDP destekli dayatmaları kabul ettirecekler...
   Ne diyor CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu;
   -Şantajla anayasa yapılamaz...
   AKP buna şu karşılığı verecek:
   -Biz yaptık oldu...
   Ülkenin halini görüyor musunuz?
   MHP Lideri Devlet Bahçeli de tepkili:
   -Erdoğan başkan, PKK şampiyon sürecine gidiliyor...
   Fenerbahçelilerin tribün sloganını anımsatıyor Bahçeli nin sözleri. Onlar da "Ali Şen Başkan Fener şampiyon" diye yırtınıp durmuştu ama ne Ali Şen başkan olabildi ne de Fenerbahçe şampiyon...
   En sağlam saptama ise Deniz Baykal'dan...
   Baykal, uzun aradan sonra partisinin grup toplantısında ilk kez konuştu ve "Ulus devlet tehdit altında, anayasayı terör bahanesiyle değiştirmek istiyorlar, bu muazam bir tuzak..." dedi...
   Yabancı odaklar da bizdeki gelişmeleri adım adım izliyor.
   Onlardan biri de Financial Times gazetesi...
   "Erdoğan'ın paşalarla yakınlaşması cemaatle arasını açar" diyen gazeteye göre bu kopukluk da AKP oylarında bariz gerileme sağlayacak ve ibre artık yüzde 50'ler seviyesini değil yüzde 30'lar seviyesini gösterecek...
   Yine FT'ye göre aranın açılma süreci çok hızlı yaşanıyor. Nitekim, Fethullah Gülen'ci kanal denilen Mehtap TV'de haftada bir "Akıl defteri" adındaki programda üç akademisyenin iktidara ve sisteme veryansın etmesine de değinen FT, "Araları iyice açıldı" hükmüne varıyor...
   Akıl Defteri programını Prof. Eser Karakaş yönetiyor, Dr. Şahin Alpay ve Prof. Mehmet Altan katılıyor. İki profsör iktisatçı, Şahin Bey ise sosyal bilimci...
   Üç yüz küsur program yaptılar bugüne kadar; program her pazartesi ekrana geliyor ve konuşmacılar ülkedeki siyasal, ekonomiik, sosyal ve kültürel çarpıklıkları masaya yatırıyor.
   Her programda da vardıkları sonuç iç açıcı değil; AKP iktidarının ülkeyi yönetemediği noktasında buluşuyorlar...
   Eser Karakaş ve Mehmet Altan yandaş StarŞahin Alpay ise cemaatçi Zaman gazetesinde yazıyor. Üçlü en sıkı muhalefetten daha ileri düzeyde muhalefet yaparak AKP'yi ve icraatlarını yerden yere vuruyor. İzlemenizi salık veririm...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.