Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Saltanatın böylesi

MUAMMER Güler'in oğlu, 17 Aralık'ta yapılan "Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu"na takılınca babasının başını yemiş oldu. Muammer Bey, bakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı...
    Hatta adı zikredilerek "10 milyon dolar rüşvet aldı" iddiaları bile yayıldı...
    Yerine Erdoğan'ın sağ kolu sayılan Başbakanlık Müsteşarı Efkan Âlâ atandı. 
    Âlâ parlamenter değil; revize edilen Bakanlar Kurulu'una Meclis dışından getirilmiş tek bakan...
     AKP iktidarında Âlâ'dan önce de Ahmed Davudoğlu kabineye girmişti -Yıl 2009- ve Dışişleri Bakanı olmuştu...
    O tarihten itibaren izlenen yanlış dış politika yüzünden Türkiye'ye dost olan ülke sayısı, hissedilir düzeyde geriledi.
     * * * 
    Konumuz Davutoğlu değil, Âlâ...
    Efkan Bey, Başbakanlık Müsteşarı olarak hizmet verirken, bir yandan da Türk Telekom'un Yönetim Kurulu'unda "Bağımsız üye" sıfatıyla görev yapıyordu.
    Siyasal iktidarın başına yani Başbakan'a hizmet veren biri nasıl bağımsız olabilir ki...
    Hem müsteşar, hem yönetim kurulu üyeliği olur mu?...
    Adama kıran mı girdi bu ülkede! 
    Bu duruma kimse dikkat göstermedi ve tartışmadı; arkadaş da çifte görevini, İçişleri Bakanlığı görevine getirilene kadar sürdürdü...
    Türkiye'de ilk kez bir müsteşar, başka bir kurumda da görev alarak iki görevi bir arada yapmış oldu...
    * * *
    Bakan olunca telefonculuğu bırakan Âlâ'nın yerine bu defa TRT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Eren atandı.
    Bu atamaya Genel Müdür İbrahim Şahin de onay verdi ve addaşını yeni görevine uğurladı...
    Şimdi de İbrahim Eren'in kim olduğuna bakalım...
    Eren, Başbakan Erdoğan'ın oğlu vakıfçı Bilal Erdoğan'ın çok yakın arkadaşı...
    Kartal İmam Hatip Lisesi'nde beraber okumuşlar, içtikleri su ayrı gitmemiş...
    Öyle anlaşılıyor ki atamanın ricacısı (!) da herhalde Bilal Erdoğan
    Bu arada görünen şu; İmam Hatip Lisesi mezunları, imam ve hatiplik dışında kalan her türlü iş için yetiştiriliyor; ayakkabı kutuculuğu da yapabiliyorlar mı acaba!?...
    AKP, saltanatı ya hemşehri, ya imam hatip, ya da Kasımpaşa değerlerine sahip olanlarla paylaşmayı sürdürüyor...
    İyi de bakalım nereye kadar!?

EVİN YOLUNU MU ŞAŞIRDI
---------------------------------
    İRAN ziyaretini kısa tuttu ve sadece doğalgazın birim fiyatında indirim yapılması konusunda olumlu sözler alıp yurda döndü...
    Diplomatlar, gittikleri ülkelerde mensup oldukları toplumun onurunu kollamaya özen gösterir ve onu zedeleyecek lâflar etmekten kaçınırlar.
    Mesela kendi ülkesini ikinci plana atarak ev sahibine şirin gözükmek için "Burası ikinci vatanım" ya da "Kendimi evimde hissediyorum" gibi cümleler kullanmazlar...
    Böylesi çıkışları mesela yabancı futbolcular yapabiliyor...
    Kulüplerimizin transfer ettiği yabancı futbolcular verdiğimiz bol paralardan olmamak ve Türkiye'de kalmak için benzer lafları sıkça kullanıyor...
    Bir de Erdoğan...
    Başbakanımız, konuğu olduğu insanların yurdunu, bu tür şatafatlı laflarla benimsediğini göstermeyi dostluk nişanesi sayanlardan...
    İran Cumhurbaşkanı Ruhani tarafından kabulü sırasında "Kendimizi evimizde hissediyoruz" diyerek sıcak bir dostluk gösterisi yaptı ama İran'dan aldığımız doğalgazın birim fiyatını da henüz indirtemedi...
    Telâşa ve endişeye gerek yok, o da olur...
    İnşallah gelecek kışa!
 
AYAKKABI KUTUN KAÇ PARA
-------------------------------------
    ALIŞKANLIK oldu; yakın arkadaşlar birbirine takılmak için "Ayakkabı kutun kaç para" diye sormadan duramıyor...
    AKP İstanbul Milletvekili Muhammed Çetin de bir arkadaşına bu cümleyle takılınca Haysiyet Divanı'na sevk edildi. Çetin'i arkadaşı şikâyet etti sanmayın; kimse şikayetçi olmuş değil, vekil dinlemeye takılmış...
    Bir suç daha isnat etmişler, "Bu arkadaş cemaatçi, Gülen'in adamı" demişler...
    Katmerli bir suçlama...
    Bu iki nedenden dolayı ihraç edilmesi gündemde...
    Çetin, sonucu almadan AKP'den istifa etti...
    Böylece yakın günlerde iktidar partisinden kopmuş vekil sayısı sekize çıktı, AKP'nin sandalye sayısı da 319'a gerilemiş oldu...
    Arkası birazdan diyorlar; 27 AKP'li vekilin istifası ceplerindeymiş...  
    İktidar partisinin seçimin arefesinde kan kayhbetmesi hayra işaret değil...
    Erdoğan'ın oy kaybından endişe duyduğu kesin; endişesini gündem değiştirerek saklamaya çalışıyor...
 
---------------------------------------------

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.