Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

REİS OLAMADI, BEİS OLDU

BU ülkede siyasetsiz bir gün düşünemiyorum..
Her günümüzün siyasal konularla dolu hale gelmesi, sanmayın ki salt sandık yüzünden..
Değil.. 
AKP iktidara geldiği günden beri bu ülkede siyaset gündemden inmiyor ve halkımız, iktidarın vesayeti altında ezilip duruyor.. 
Bu ortamı yaratan ise belli; öfke ve vehim içinde siyaset yapmaya çalışan AKP lideri Erdoğan..
Geldiği günden beri sadece siyasal hayatımızda değil, sosyal yapımızda, ekonomide, yargıda, eğitim ve öğretimde, sağlıkta "Ben" merkezli böbürlenmelerle ve karakuşi kararlarla ülkenin çivisini çıkardı..
Siyasal literatüre argoyu, efendiliğin yerine de efeliği soktu..
Toplum katmanlarının neredeyse tamamını, kat kat birbirinden ayırmakta sakınca görmedi; reis olmadı, beis oldu!
Kendisi dışındaki yapıyı zararlı statüko, AKP ye yandaşlık yapmayanları da statükocu ilan etti..
Yarattığı yeni statükoyu ise -malzemesinin neler olduğunu gördünüz- ülkenin ve halkın kurtuluşu diye ilan etti..
*
MHP nin, Erdoğan a ve Damokles in kılıcına benzettiği vesayetine sahip çıkanlar hakkında yaptığı suç duyurusu, geç kalmış bir girişimdir..
Aylardan beri, köşe kaptıkları gazetelerde ve televizyon kanallarında iktidarın borazanlığını yapacak kadar küçülen, akla ters gelse de Erdoğan ın her lafının yanında ve her adımının arkasında duran isimler, eğer bağımsız yargı engel olursa, ne MHP nin, ne de başka partilerle milli kurum ve kuruluşlarımızın aleyhinde iftiralarda bulunabilecekler..
İktidarın düzmece yalan ve dolanlarını överken de etrafa çirkef sıçratamayacaklar..
*
AKP lideri ve etrafındaki bazı ağzı gevşekler, demek ki bugüne kadar "Basın özgürlüğünü" fitne ve fesat üreten ve her türlü densizliği serbestçe yapan çirkeflere verilmiş hak olarak kabul ediyordu.. 
Yargı, bağımsız ve iktidarın güdümüne girmemiş bir kurum olarak, MHP nin başvuruşuna ilişkin kararını verecek ve gerçek anlamda basın özgürlüğünün yerleşmesine katkıda bulunacaktır. 
Buna inanıyoruz.. 
Bu arada, İstanbul Ankara ve İzmir başta olmak üzere bütün illerimizdeki basın meslek kuruluşlarını, ideolojik ve siyasal farklılıkları bir kenara iterek MHP nin suç duyurusunda yer alan kişi ve kuruluşları kınamaya çağırıyoruz.. 
Bir fikir, kişi, ya da kuruluş savunulurken başka fikir, kişi ve kuruluşlara çirkef atmak, edep dışıdır; basın mesleğinde de edepsizliğin yeri yoktur.. 

Foyaları meydana çıkıyor..

CHP
 Milletvekili Çetin Soysal, çok çalışkan vekillerden biriydi..
Biriydi diyorum, yanlış hatırlamıyorsam partisi onu bu kez aday yapmadı, ya da yaptıysa alt sıralara indirdi..
Soysal, bütün toplumsal olaylarda yer alır, halkın sorunlarını paylaşır, çözümü için girişimler yapardı..
Çok olayda biber gazıyla arkadaş oldu; düştü kalktı, haklının yanından hiç ayrılmadı..
*
O açıklıyor:
-3 binin üzerinde insan, teknik takibe ve dinlemeye takılmış durumda, bana bu konuda bilgi geliyor. Herkes her an takip ediliyor. 3 bin kişilik liste dönem dönem artıyor. Bu kadar insanın çetelesi tutulduğunu kesin bir dille söylüyorum.
İsim de veriyor..
Çetelesi tutulanlardan biri Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri Devlet Bahçeli..
Deniz Baykal ve öteki MHP liler hakkındaki kasetler zaten ortaya sürüldü; sırada rahmetli Necmettin Erbakanın da kaseti vardı. Hoca, Allah ın vasi rahmetine kavuştu da çıraklarının çanak tuttuğu bu kepazeliğe ne meze oldu, ne tanık..
Bu ülkenin siyasal hayatında hiçbir dönemde bu kadar rezil ve pespaye bir siyasal yönteme tanık olunmadı..
Hiçbir iktidar, devletin gücünü, sömürgeci dış güçleri, istihbarat kuruluşlarını, ortalığın karışmasından nemalananların yardımını alarak muhalif insanları, partileri ve bunlara oy veren seçmenleri hedef haline getirmedi..
Hiçbir hükümet, bu tür girişimler karşısında kayıtsız kalmadı..

Çağdaş demokrasilerde bunlar yaşanmaz; yaşanmadı da..
Bunlar ancak, diktalarda görüldü ve yaşandı.. 
*
Dış güçlerle, istihbarat örgütleriyle, ekonomiye çöreklenmiş paracı çetelerle, dindarlara dahi illallah dedirten dincilerle, uzaktan kumandalı işbirlikçilerle ülke selâmete erişemez..
Amerika ya ve Avrupa ya sempatik gözükmek için bu ve benzeri rezaletlere, karalamalara, yıkıcı girişimlere, iftiraya, yalana ve dolana çanak tutmak, neresinden bakarsanız bakınız suçtur, edepsizliktir, hainliktir..
Bunu bu ülkede kimseye yakıştırmak istemiyoruz, ancak herkes bu tür rezalete bulaşmaktan ve yandaş olmaktan bir gün hesap vereceğini düşünerek kaçınmalıdır.
Bizden söylemesi! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.