Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Rastgele

HERHANGİ bir konuyu beğenmediniz ve sokağa çıkıp protesto ettiniz, başınıza ne geleceğini biliyor musunuz...
Söyleyim, sizi hemen alıp götürürler...
Sorgunuzdan sonra da yargıya teslim ederler.
Boynunuza asılacak yaftaya da suç olarak, izinsiz olarak yürüyüş yapmak değil fakat terör örgütüne üye olmakdiye yazarlar...
Damgalandınız mı...
Haydi buyrun, ömrünüzün sonuna kadar ondan kurtulun bakalım!
.......................................... 
Hangi terör örgütüne üye olduğunuzu bilmeseniz de olur; birileri sizi o örgütlerden birine zaten itelemiştir, yargılanırken onu da öğrenirsiniz...
Bir öğüdüm var; bu devr-i iktidarda başınıza böyle bir felaket gelirse gelişmelere aldırmayın, "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu na muhalefetten azıcık yatar çıkarım" diye avunun ve hakkınızdaki suçlamadan yakanızı sıyıracağınızı düşünerek moralinizi bozmayın... 
Yoksa hastalanırsınız...
Ayrıca içeride o morale çok ihtiyacınız olacak...
...........................................
Hopa'da protesto gösterisi yapanların yargılanmasına Ankara'da devam edildi. Protestocular için 42 yıla kadar hapis isteniyor...
Durum, gördüğünüz gibi...
Yargısal yapı ve ona hayat veren hukuk tartışılacak boyutlara geldi; böylece, egemen siyasal güce özgü bir hukuk anlayışı da ülkeye yerleşti. 
Tablo önümüzde; şikeciye 156 yıl, protestocuya 42 yıl, katile 20 küsur yıl hapis... 
Ceza hukukunda ortaya çıkan bu çelişki, evrensel hukuk anlayışına sahip hiçbir ülkede söz konusu değil...
Üstelik siyasal irade, "Yargıda reform yaptık" da diyordu...
Bu mu reform...
...............................................
Evrensel hukuk anlayışına gölge düşüren asılsız suçlamalar, toplama kampları tabir edilen cezaevi kampüsleri, özel yetkili mahkemeler, savcılar, yargıçlar, yersiz, zamansız fakat maksatlı atamalar... 
İster tek tek, ister topuna birden reform diyebilirseniz, buyrun deyin...
Reform adı, geriye doğru oluşturulan yapılanmaya mı verilir, yoksa ileri doğru oluşturulan yapılanmaya mı...
Yani kötüye gidiş mi reformdur, iyiye gidiş mi!
Görüyorsunuz, "Reform" kavramına bile takla attırıyorlar!
*
YUMURTA atma dönemi geri geldi; AB Bakanı Egemen Bağış Ege Üniversitesinde öğrenciler tarafından proteso edildi ve yumurta yağmuruna tutuldu. Biri sağ gözüne isabet etti; nasıl olduysa gözün alt kısmı kesildi...
Bakan, soyadına uygun bir tavır takındı ve yumurta atanları bağışladı ama konuşmadan da duramadı:
-Zavallı zihniyetlerin maşaları gencecik zihinler, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanına yumurta atmayı maharet zannettiler. Keşke o yumurtaları beslenmelerinde değerlendirseler, protein ihtiyaçlarını karşılarlar...
Lâf salatası...
Bu iktidara muhalif olmak, ille de zavallı diye nitelenen zihniyetlerin -Hangisi olduğunu açıkça söyleseydi, iyi olurdu- maşası olanlara özgü bir anlayış mı...
Yani CHP'nin ve MHP'nin zihniyetleri zavallı da AKP'nin zihniyeti haklı, güçlü ve doğru mu... 
Dün Hikmetyar'ın dizinin dibine çöken anlayış, bugün Obama'nın dizinin dibinde oturarak sadakat gösterisi yapıyor... 
Maşalığın ne olduğunu anlatmak için, kaypaklığı müseccel başka nasıl bir anlayıştan bahsedelim... 
*
CÜBBELİ Ahmet Hoca, Karagümrük Çetesi diye bilinen ve gayrımeşru işlere bulaşmış birkaç kişiyle ilintili bulunduğu için gözaltına alındı...
Gazetelerde okudum; Beşiktaş'taki adliyeye getirilirken polis, gazeteciler görüntü almasın diye etten duvar örmüş...
Rezalet...
Basının görev yapmasına engel koymak da mı ileri demokrasi ve özgürlükler manzumesinden... 
Ne kadar andavallı insanımız var...
Alenen söylüyorum; adamın yüzünü kainat zaten televizyonda ve gazetelerde görüyor, yapılan işgüzârlıktan başka ne ki...
İnşâllah sesim akıllı kafalarda makes bulur da basının haber alma özgürlüğü, böyle sinsice engellenmez...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.