Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Neyi ima ediyor acaba

 İLKER Başbuğ, devlete hizmet etmiş emekli bir asker, halen tutuklu; devleti bırakıp AKP iktidarına hizmet etmiş olsaydı, birileri gibi bugün dışarıda olacaktı...
    Örnek önümüzde; İlker Paşa içeride ama 27 Nisan bildirisinin müellifi serbest, hatta "El bebek gül bebek" bakılıyor...
    Altına zırhlı otomobil bile çekildi...
    Hatırlayamadığım için soruyorum; andıç konusu, onun döneminde gündemde değil miydi...
    *
    Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı'nın, Başbuğ'un yargılanmasına ilişkin sözlerine herkes dikkat etsin. 
    Başkan, "Ha orada yargılanmış, ha burada, fark etmez" diyerek farkında olmadan bir adli kurguyu gözler önüne sermiştir ki bu saatten sonra ne kadar tevil ederse etsin, iktidarın hukuk anlayışına bulaştırdığı bu leke silinemez.
    Komisyon Başkanı Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, üstelik hukuk adamı. Demek ki siyasal ikbal de insanın hukuk anlayışına takla attırabiliyor. 
   Yargılamanın Anayasa Mahkemesi'ne gitmesi halinde değişecek bir şeyin olmayacağını ima etmek, "Bu konuda verilecek karar saptanmıştır" ya da "Başbuğ'un bileti kesilmiştir"anlamına gelmiyorsa neyi ifade ediyor; Üstün bu ifadesine açıklık getirmelidir.. 
   İnsan hakları savunucusu olmak kolay değil!
   *
   Anayasamızın maddeleri açık ve net...
   Eğer, anayasa, yasa, hukuk ve adalet gibi kavramlar bir anlam ifade ediyorsa yasama da, yürütme de, yargı da bunlardan müteselsilen neşet eden hükümlere bağlı kalmak zorunda. 
   Bu kavramların karşısına dikilen oyundan düşer...
   Anayasanın ilgili maddelerini keen-lem yekûn addetmek ve yeni maddeler eklemek suretiyle yargılamayı adli mahkemelere bırakmak, telâfisi imkânsız hukuksal sorunlar yaratabilir.
   Yargılama yetkisinin özel mahkemelerde kalmasına çalışan AKP'liler, yargı kurumunun gölgelenmemesi için bundan sonra, daha titiz ve dikkatli olmak zorunda... 
    Her kurumu ve kavramı lekeledikleri yetmedi de şimdi yargıya ve yargılama yetkisine mi sıra geldi.  
    *
    Bugünkü anayasanın hükümlerini uygulamaktan kaçınan iktidar, yeni anayasa yapıldığında da bu tavrını sürdürecekse -ki öyle anlaşılıyor- komisyonlara, bildirilere, açıklamalara, davetlere, kısacası gösteriye ne gerek var!
   Elindekini uygulamayan, nasıl olsa yapılacak olanı da uygulamaz...
   Bence yeni bir anayasayı boş verelim!
   *
   Erdoğan da insanların tutuksuz yargılanmasını arzu ettiğini açıkladı. 
   Ne güzel!
   Daha güzeli de var, onu da halk hatırlatıyor:
   -Yürütmesin, yasama da elinde; üstelik KHK imkânına sahipsin; çıkar bir yasa, tutukluluğun, hak ve hukuka yakışır biçim ve süreye kavuşturulmasını sağla...
   Mümkün!
   Bunu yapmayan, ne kadar konuşursa konuşsun elbet de inandırıcılığını yitirir...
   *
   AKP iktidarı için yabancılar "Dominant" yani "Baskıcı iktidar" diyor...
   Konuğumuz Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'e basın özgürlüğünün tam sağlanması gerektiğini söyledi ve cezaevindeki gazeteciler konusunda dikkatimizi çekti. 
   Çiçek'de, bilinen bir yanıt verdi:
   -İçeridekiler gazeteci oldukları için değil, terör örgütü mensubu oldukları için tutuklu...
   Norveç Başbakanı bu açıklamaya ne kadar inandı Allah bilir...
   Fakat herhalde Türkiye'de iktidarın "Dominatör" bir güç olduğuna inandı.
   Bu arada dikkatimi çekti; Erdoğan yurt dışında olduğu kadar, ziyaretimize gelen yabancı konukların yanında da iç sorunlara ilişkin konuşma yapmayı, soru alıp yanıtlamayı seviyor. Hatta muhalefete ve bir kısım basına zılgıt atmaya da bayılıyor. 
   Siz hiç bir başka ülkenin başbakanının kendi iç sorunlarını yabancıların yanında gündem maddesi haline getirdiğine tanık oldunuz mu?
    *
    Kulakları çınlasın bazılarının...
    Irak, Suriye, Libya, Tunus, Yemen ve Arap coğrafyasında olup da diktayla yönetilen ülkelere mutlaka demokrasinin gelmesini ve demokratik parlamenter sistemin, hak, hukuk ve adaletin yerleşmesini isteyen iktidarımız, kendi ülkemizde bunların neredeyse tamamına değer vermeyen ve uygulanmasından rahatsız olan bir yapı görüntüsü veriyor...
    İktidara özgü bu çelişki de eksenimizin kaydığını göstermiyorsa pes vallahi! 
    *  
    DERKENAR: Bana göre, tutuklu kuvvet komutanları da Yüce Divan'da yargılanmalı. Anayasanın ilgili maddesi bunu da emrediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.