Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Ne barışı yahu!

HERKES Türkiye'de barıştan bahsediyor...
Hayrola...
Savaş mı var?
İnsanlıktan nasibini almamış bir terör örgütünden, cinayetlerinin hesabını sormak amacıyla yaptığınız operasyonları savaş sayarsanız, sonrasında işte böyle oturur "Barış"ı aramaya başlarsınız...
Ne barışı yahu?
Üstelik kiminle?
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, içinden maruz kaldığı ihanetin hesabını başındaki iktidarın beceriksizliği ve yanlış politikaları yüzünden soramıyorsa, elbet de "Barıııışşş" diye yırtınır durur...
Türk Milleti, hoşgörüsü yüzünden asırlardan beri yerli yersiz dış saldırılar kadar iç ihanetlere de uğradı ama hepsinden hesap sormayı başardı.
Bugün geldiğimiz noktaya bakın...
Barışı arıyoruz ve onu bulmak için hesap soracağımıza, teröristlerle müzakere masalarına oturuyoruz; bir de bunu sadre şifa çözüm diye değerlendiriyoruz...
Basiretimize ne oldu kuzum!
*
Madem terörü önleyemeyecektiniz, neden iktidarda kaldınız be muhteremler...
Pazarlık yaparak barışı getirmek için mi!?
Neden binlerce insanımızı hayattan koparan 21.Yüzyıl'a yakışmayan canavarlığın temsilcisi itleri on yılda tenkil etmeyi beceremediniz. 
Binlerce şehidimizin ve dağda öldürülen insanların kanında bu siyasal anlayışınızın boğulacağını hiç düşünmediniz mi?
*
Şimdi "Barış gösterisi" yapıyorsunuz; o gösteriyi katiller de yapıyor...
Müzakereye davet ettiğiniz kanlı örgütün siyasal uzantıları da attığınız adımı "Barış süreci" diye niteleyerek ve izlediğiniz çarpık politikanın açık kapılarından girerek sizi ve milletimizi teslim almaya kalkıyorlar...
Siz de sıkılmadan üç beş şehit ailesini, beş on sivil toplum örgütü temsilcisini, çıkarları ortadan kalkacak korkusu yaşayan nemalandırdığınız iş çevrelerini, tasmalı basını, yalaka yazarları, satılmış bilim adamlarını, karanlığı aydınlatma becerisinden mahrum sözde aydınları barış yanlısı göstererek halkı kandırmaktan perva etmiyorsunuz...
Türk Milleti, bu saydıklarımızdan mı ibaret be Allah'ın kulları!
Karşınızdaki milyonlar ölü mü!?
*
Ne barışı söyleyin, ne barışı?
Siz Reis-ül KüttaRami Mehmed Paşa'mısınız, İmralı'daki katil de Aleksandros Mavrokordatos'mu ki buluşup barış yapmaya kalkıyorsunuz? 
Karlofça barış anlaşmasına benzer bir barış anlaşması mı yapacaksınız; yoksa "Olmadı" diyerek anlaşmak için Pasarofça da mı buluşacaksınız?
Tarihimizde cumhuriyete kadar -Lozan dahil- 60 anlaşma var; bunların çoğu barış anlaşması. Yüzde 86'sı karşı taraftan gelen istek üzerine yapılmış. Bizim dara düşüp yapılmasını istediğimiz anlaşma ise yüzde 10; yüzde 4'ü de müttefiklerimizden dolayı imzaladığımız anlaşmalar...
Cumhuriyet tarihinde ise anlaşma imzalamak için hiç dara düşmedik...
Hep dara düşürdüklerimiz bizimle barış yapmak istedi.
Şimdiiii...
Bir kanlı terör çetesi istedi diye sağlanacak barış, cumhuriyet tarihimizin kara lekesi olmayacak mı? AKP iktidarı bunu tarih sayfalarından nasıl temizleyecek!? 
Çare?
O belli; bu çete dize getirilecek, topraklarımızdan atılacak ve milletimiz Kürt-Türk kardeşliğiyle huzura, güvene, refaha, temel hak ve özgürlüklere kavuşturulacak...
Ülkeyi yönetenler bunu başarmak zorunda; görevleri bu, barış yapmak değil!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.