Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

MHP'Yİ DIŞARIDA BIRAKMAYALIM

BİR AKP'li akrabam telefon etti, seçime giderken AKP karşıtlarının olmadık saldırılarına maruz kalmaktan bizar olduklarını yana yakıla anlattı ve "Biliyormusun enişte" dedi, "Bizim bayraklarımızı çalmışlar"...
Haldun, yoldan çıkarılmış bir avukat, aktif siyasete bulaştığından beri muhakeme kabiliyeti iyice köreldi. Gözü AKP'den başka bir şey görmüyor. Bir iki AKP'linin bol paralı avukatlığını da üstlenince Erdoğan'dan ve AKP'den başkası velede artık tu kaka gelmeye başladı.
Velet diyorum, çünkü henüz yeni avukat; iki yıllık. Parayı bulunca iktidar yanlısı kesildi. Demek ki milli ve manevi değerlerden uzak yetiştirilmiş kerata. Günahı anasının ve babasının boynuna. 
O bunu söyleyince çok güldüm ve dedim ki:
-Neden bayrağınızı sahiplenmediniz, partisinin bayrağını sahiplenemeyen ülkesinin bayrağını da sahiplenemez..
Bir şey diyemedi. Teselli bulmasını istedim, "Üzülme" dedim, "Partinizin bayrağı hiç olmazsa ayakkabı silmeye, ya da paspas yapmaya yarar. Bu dahi halka" hizmettir". Bir şey demeden telefonu yüzüme kapattı..
Sokaklar, parti flamalarından geçilmiyor. Reklam tahtaları afişlerle doldurulmuş. Halk şikayetçi, "Parti araçları sabahın köründen akşama kadar slogan atıp müzik yayını yaparak kafalarımızı şişiriyor." diyorlar. Karnaval sanki; propaganda sürecine bu görüntüyü verenlere de gülüyorum; seçmen bu görüntü ve ses kirliliğine kanıp oy verecek değil ki. Bunların Cemaziyülevvel'ine bakıp oy kullanacak. Cemaziyülevvelleri de zaten saklanamayacak kadar faş oldu. Herkes bunlara oy verilemeyeceği noktasında birleşti...
Propaganda için en çok para harcayan AKP; üstelik devletin bütün imkânlarını kullanıyorlar. Erdoğan yönetiminin kentlere makyaj yaptırarak karun haline getirdiği yandaşlar da iktidar kaybedilmesin diye oluk oluk para harcıyor. "Haydan gelen huya gider" diyorlar ve nasıl olsa haydan ceplerine para akmanın süreceğini düşünüyorlar ve ona güveniyorlar. Kaderlerinin ortak olduğunu akıllarına getirseler, Yüce Divan a birlikte gitmenin pahalıya patlayacağını ve çıkar sağlamak için çete oluşturmak suçundan da yargılanacaklarını düşünürler.
Dün gördüm; Ankara dan getirilen (Plakaları 06 ile başlıyordu) lüks otomobillerin kıçlarına mobil reklam tahtaları takmışlar. Tahtaların üzerine Erdoğan'ın fotoğrafı, bir iki slogan, soluk renkli ampul motifi koymuşlar, Ermenistan Bayrağı nın renginde flamalarla, gövde gösterisi yapıyorlardı. Onlara da çok güldüm; propagandayı bile orta oyununa çevirdiler; oyunun Kavuklu'su da, Pişekâr'ı da malûm. Kel Hasan ya da İsmail Dümbüllü merhumlar yaşasaydı, el ele vererek "Ne ulan bu soyratılıklar" diye bağırır, sanat olmaktan çıkarılıp kâbus haline getirilen orta oyununu, tarihi perspektifi içinde sahiplenerk bunlara ders verirlerdi.
* * * 
İki gün peşpeşe HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'u dinledim. Kurtulmuş ekonomi profesörü. Erbakan ekolünün en bilge siyasetçilerinden biri. Benzeri bugün ne AKP'de var, ne SP de. Parti kuracağına keşke arkadaşlarıyla birlikte milli ve manevi değerlerimizi sahiplenen MHP saflarına katılsaydı. Ülkemiz için büyük kazanç olurdu, parlamentoda da hava hemen değişirdi.
Kurtulmuş, Erdoğan ın küreselleşme sürecine nasıl biat ettiğini, üretmeyen, tarımı, hayvancılığı, hatta sanayisi olmayan bir Türkiye dayatmasını nasıl kabul ettiğini, ülkemizin sıcak para girişine imkan tanıyarak nasıl kara para aklama aracı bir ülke haline getirilmesine "Tamam" dediğini, kamu kuruluşlarını neden değerinin çok altında yabancılara sattığını anlattı.
Bu pazarlığın temelinde de Erdoğan'ın Büyük Orta Doğu Projesi Eş Başkanı olması koşulunun yattığını söyledi. Dün gazetelerde vardı; AKP'lilerin gelişmiş büyük ekonomi dedikleri ekonomimizin etsiz butsuz kaknem bir kocakarıdan farkı kalmadığı yazılıydı. Son beş yılda üretmediği, üretmeyi düşünmediği sanayi mamullerine tam 30 milyar dolar ödedi. Aynı süre içinde tarım ve hayvancılık alanında dışarı ödediğimiz para da buna yakın, 27 milyar dolardan biraz fazla. Bu mu büyük ekonomi, bu mu güçlü Türk ekonomisi? Bu ekonomi, küreselleşmeye güç katsın diye uluslararası ekonomiye yön vermek için görevlendirilmiş ekonomist (!) Fisher ile yamağı Kemal Kurdaş ın eseri. Erdoğan'da eş başkanlık sevdasıyla bu ekonomiye evet diyen siyasetçi. 
Oy vereceğiz de kime? Hâlâ buna mı? 
Bütün gücüyle MHP'ye yüklenmesinin nedeni MHP'yi Meclis dışında tutmak ve CHP ile koalisyon yapmasını engellemek. Tek başına iktidara gelemeyince de BDP ile koalisyon yapmak. Pazarlık bu, hazırlıkları da bu yönde. Uyanık olalım ona göre oy kullanalım. MHP'yi Meclis'in dışında bırakırsak ülkemizin ipini çekmiş oluruz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.