Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Laçkalıktan kurtulamadık

TÜRKİYE, yol geçen hanı değildi, artık oldu...
İpini koparan soluğu ülkemizde alıyor...
Turistlerden bahsetmiyorum; melânet üstlenmeye gelenlerden söz ediyorum...
Mesela mahkemeleri izlemek için geliyorlar...
Sanki üstlerine vazife...
Biz onların mahkemelerini mercek altına alıyor muyuz...
...........................................
Boşuna "Melâneti üstlenmeye geliyorlar" demiyorum; geliyorlar, gözlemci ayağına yattıktan sonra ülkelerine döndüklerinde hakkımızda ipe sapa gelmez hezeyanlar savurarak milli varlığımızda diplomatik yara üstüne yara açıyorlar. 
Biz de bu yaraları yıllarca tedavi edemiyoruz...
Bütün suç iktidarda...
"İleri demokrasi" havarisi kesilen iktidar, gelenlerin mel'un olduklarını bile bile herhangi bir engel koymuyor, aksine müzahir olmayı demokratik tavır sayıyor...
Onların bize yaptıklarını nedense biz onlara yapamıyoruz...
.........................................
Uluslararası kuruluşlardan gelenler sadece gözlemci olarak kalsalar; kalmıyor, aleyhimize görüş açıklayarak dünya kamuoyunu da aleyhimize çevirmeye yelteniyorlar...
Bizden yine tepki yok...
Ne laçka bir anlayışa sahibiz anlayın!
Sadece mel'un gözlemcilerin gelmesine göz yumsak yine iyi; artık silahlı tetikçilerin ülkeye girmesine bile göz yumar olduk. Herifin biri, Libya cehenneminin dibinden çıkıp geliyor, elindeki silahla Topkapı Sarayı önünde katliama kalkışıyor...
Öldürülmeseydi, biri asker, diğeri güvenlik elemanı olan iki kişiyi yaralamakla kalmayacak birkaç yurttaşımızı ve turisti de katletmiş olacaktı...
.................................
AKP iktidarında, asayiş dahil her alanda hızlı bir yozlaşma yaşandığını ve değerlerimizin eriyip kaybolma sürecine girdiğini görün. Ülkeye gireni çıkanı bile kontrol edemeyecek kadar laçkalaştık vesselâm!
*
YÖK Başkanı, öğrenciler tarafından üniversiteden "Defol" haykırmalarıyla kovuldu...
Göreve geldiği günden beri "Persona non grata" ilan edildiğini ciddiye almayan YÖK Başkanı, defol çağrısından sonra bu duruma düşen birinin onurlu bir davranış göstererek istifa etmesi gerektiğini bir türlü düşünemedi. 
Oysa birçok ülkede, bu duruma düşen kişi istifa kurumuna sığınır; yani onurunun daha fazla zedelenmesine olanak tanımaz, basar istifayı çeker gider...
Her anlayışımız gibi bu konudaki anlayışımız da "A la turca
Muhafazakâr ve neoliberal -arada bir de yarım demokrat- iktidar, üniversiteler dahil çeşitli kurumu ele geçirirken atadıklarını herhalde "Geri tek adım atmayacaksınız" talimatıyla silahlandırıyor olmalı ki, biri bile içine sürüklendiği onursuzluktan istifa suretiyle kaçıp kurtulmayı düşünmüyor...
Kimse de altlarından koltukları çekip almıyor... 
Bu da ayrı bir gevşeklik...
Bu konudaki lâfım şimdilik bu kadar!
*
AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Yalancıdan başbakan olmaz" sözlerini yanıtladı, dedi ki: 
-Doğru, yalancıdan başbakan olmaz, ana muhalefet lideri de olmaz, siyasi parti genel başkanı da olmaz, olmamalı...
Ya gerisi?
Mesela, bakan...
Mesela parti sözcüsü filan...
Çelik sıralamadığına göre, "Yalancı"dan bunlar olabilir!
............................................
Gevşek zeminde, patinaj çekilmez ama devr-i AKP'de uygunsuz her şey, her zeminde ve zamanda yapılabilir. 
*
DEVLETİN güvenlik ya da istihbarat birimlerinde görev yapsaydınız, bu göreve koşut olarak yasa dışı işler de yapar mıydınız?
Elbet de yapmazdınız...
İstihbaratla görevli kuruluşlarımız dahil maalesef her devlet kurumunda insanlar resmi görev ve sıfatlarına aldırmadan suç teşkil eden işlere bulaşıyor...
Gazeteler bu tür haberlerle dolu...
...........................................
Bir eylem, bir söylem, bir düşünce, bir girişim, yasalara göre suçsa herkes için suçtur...
Terör çetesinin dağdaki başıyla röportaj yapmak ne kadar suçsa, onunla ya da ortaklarıyla pazarlığa kalkışmak ve uzlaşma aramak da o kadar suçtur...
"Hükümet bunu yapabilir" ya da "Devletin istihbarat örgütünün görevi budur" gibi savsatalarla bu suç geçiştirilemez ve meşrulaştırılamaz...
Erdoğan'ın ağzından dökülen bu ve benzeri değerlendirmeler size de, laçkalığa ne kadar teşne olduğumuzu düşündürmüyor mu...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.