Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

KANUN YARARINA BOZMA YOLU..

GEREK Mehmet Haberal, gerekse Mustafa Balbay ile Engin Alan hakkında "Kaçmaları ve delilleri karatmaları söz konusu olduğundan " denilerek verilen "Tutukluluk hallerinin devamı" kararı bozulabilir mi?
    Üst mahkemeler verilen karara itirazları reddetti; dolayısıyla adı geçenlerin tutukluluk halleri sürüyor..
    Oysa bu üç insan da halk tarafından "Gidin, irademin temsilcileri olarak parlamentoda beni temsil edin, yasama ve denetleme görevini yapın" diyerek Ankara'ya yollandı..
    Gidemediler..
    *
    Bazı sığ kafalar ve yalakalıkla idame-i hayat eyleyen yandaş ağızlar, ortaya çıkan durumu polemik konusu yapmaktan hâlâ vazgeçmiş değil...
    Ve hâlâ demagojiye sarılarak demokrasi, hukuk ve milli irade konularında yalan yanlış söylemlerle ortalığı bulandırmayı sürdürüyorlar..
    Seçimden sonra değişirler diye bekledik ama bunlarda o feraset -erdem- nerede! 
    *
    Yemin etmemek, oturumlara katılmamak, körü körüne verilen kararları protesto etmek, kaosu giderici ilk adımları iktidardan beklemek gibi, yaşanan ve siyaseten atılan her adım, demokrasinin sağladığı olanaklar manzumesinden değil mi..
    Bunları "Antidemokratik hak ve hukuk zırtapozluğu" diye ilan etmek mümkün mü.. 
    O halde, ya demokrasiyi iyi özümsesinler ya da sonsuza kadar sussunlar..
    Sıraladıklarımızı ve benzer tasarrufları demokratik hak yerine suç sayanlar, demokrasiyi özümsemediklerini göstermekle kalmıyor, ileri demokrasi terânesinin altına hangi anlayışı yatırdıklarını da daha net göstermiş oluyorlar..
    Eblehliğin bu kadarına da pes doğrusu!

    *
    Tutukluluk kararı bozulabilir ve üç milletvekilinin salıverilmeleri sağlanabilir mi?
    Hukukçular "Evet" diyor ve "Kanun yararına bozma" hükmünün devreye girebileceğini söylüyorlar..
    Bilindiği üzere, kanun yararına bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 ve 310'uncu maddelerinde düzenlenmiş olup, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu..
     Bu olağanüstü kanun yoluyla, kanunların eşit biçimde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi ve Yargıtay ın, kanunları yorumlayarak içtihat birliğini oluşturmak görevini yerine getirmesinin sağlanması amaçlanmış..
     Demek ki hukuku zorlayan bahse konu durum bu yolla düzeltilebilir..
     Evrensel hukukta egemen olan birinci argüman sağduyu değil mi..
     "Kanun yararına bozma" da hukukun bu temel argünmanına uygun olduğuna göre bir an önce hayata geçirilmeli diye düşünüyorum..
     Yaşanan kaostan kurtulmanın bu kadar kolay yolu varken, o yola sapılmaması anlamlıdır ve bunda inat edenlerin sorgulanmaları gereğini de ortaya getirmektedir.
 
     KAÇ KOMUTAN KALDI
     
-------------------------------
    CUMA akşam saatlerinde üç komutan daha "Balyoz" davası kapsamında tutuklandı..
    Merak ediyorum, silahlı kuvvetlerde general düzeyinde kaç personel kaldı!

    *
    Yeterli personel kalmadığı gerekçesiyle tatbikatlar bile ertelendi..
    Allah göstermesin yarın bir savaş çıksa, silahlı kuvvetlerin savaş stratejisini kimler, hangi komutanlar saptayıp yürütecek..

    *
    Çok da umutsız değilim elbet..
    İçeri alınan komutanlarımızın yerlerini dolduracak Genelkurmay Başkanı'ndan aşağıya doğru sıraladığımızda çok değerli personelimiz mutlaka vardır ama savaşların uzun soluklu olduğu ve çok sayıda personele ihtiyaç hissedileceği akıllardan çıkarılmamalıdır..

    *
    Cuma akşamı bir televizyon kanalında hıyarın biri, önce KCK sanıklarının terör suçuyla yargılanamayacağını, çünkü iddianamede bunu işaret eden somut delillerin yer almadığını söyledi ve seçilen beş sanığın milletvekilliğinin iptal edilemeyeceğini savundu.. 
    Sonra da Ergenekon ve Balyoz davalarının şüphelileri için bu durumun söz konusu olmadığını iddia etti..
    Dedim ya hıyar işte; mahkemelerin yerine hüküm vermeye kalkan bir veled-i zina; değerlendirmesi bile orostopolca, üstelik de suç..
    Böyleleri, görülmekte olan davayı etkileme gayreti içindedir..
    Sadece o değil, şüpheli konumundaki komutanları da zan altında bırakmaya çalışıyorlar..
    Bütün bu tür sıkıntılardan, hukukun egemen kılınması ve demokrasinin gerçek anlamda yerleşmesiyle
kurtulabiliriz..  
 
    BUNLAR DA MEVCUT
    ------------------------------  
    ENERJİ konusunda da bir yolsuzluk ortaya çıkarıldı, 27 kişi tutuklandı..
    Tutuklu sayısı artabilir diyorlar..
    Sanıklar arasında AKP'liler ağırlıkta; AKP'li eski Enerji Bakanı'nın adı bile geçiyor..
    Olay ilginç değil, sıradan; AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana yaşanan yolsuzluklardan biri de bu..
    Bazı termik santrallerin yenileme ve bakım ihalelerine fesat karıştırıldığı saptandı..
    34 kişi gözaltına alındı, 27’si içeri tıkıldı..
    İnşallah bu yolsuzluk, öteki birçok yolsuzluk gibi karartılıp unutturulmaz..

    *
    Emeklilere de müjde gibi bir haber vardı dün..
    Bankaların -geriye dönük beş yıla ait dönemde- emeklilerin aldıkları maaşlar üzerinden sağladığı kâra bağlı olarak promosyon ödemesi yapması yargıda karara bağlandı.. 
    
Sıra geldi, uzmanların promosyon miktarını belirlemesine..
    O da tamamlanınca emekliler, "Gelsin paracıklar" diyecek..   

    *
    Hayırlısı Allah'tan!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.