Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

İyi geçer inşallah

SİZ nasıl girdiniz bilemiyorum; ben 2012'ye umutlarımı yitirmiş olarak girdim...
   Dünyanın halini beğenmiyorum, ülkemin geleceğini de karanlık görüyorum...
   Durum vahim...
   Cumhuriyet tehlikede, demokrasi çöpe atıldı, özgürlüklere kan doğrandı, hukuk sizlere ömür, adaletin esamisi okunmuyor...
   Terör, yüreğimizdeki acı...
   Ekonomi, sefaletin yeni adı...
   Bunlara bağlı yığınla çılgınlık, düzensizlik, kepazelik, haksızlık hortlatılmışken gelin de huzur duyun, geleceğe dönük umutlarınızı yitirmeyin...
   *
   İnsanlıktan nasibini almamış nüfusun arttığı bir dünyada dimdik ayakta durma gayretlerimiz gördüğünüz gibi semeresini vermiyor. 
   Beşerin sürüklendiği anafora biz de düşmek üzereyiz. 
   Toplumun neredeyse bütün kıymet hükümleri berhava olma sürecinde; ülkede bu gidişi önleyecek bizim gibi düşünenlerin dışında, doğru dürüst ne bir siyasal yapı var, ne bir sosyal ve kültürel yapı...
    Bütün değerleri bir kenara iterek kazan kaldırmayı demokratik hak, her türlü insanlık dışı baskıyı hukuk sayar olduk...
    "Ülkede demokrasi mi var, başka bir yönetim biçimi mi" diye sorduğunuzda herkesten farklı yanıt geliyor...
    Kimi "Evet demokrasi var" diyor, kimi de "Oligarşi var" diye yanıt veriyor. Monark yönetimden dem vuranlar çıktığı gibi Türkiye'nin sultanlıkla, ya da padişahlıkla idare edildiğini iddia edenler de oluyor.
    Başbakanı halife ilân edecek kadar ileri giden teokrasi peşindekileri de unutmayın...
    Sisteme "Faşist" ya da "Komünist" damgası vuranlar zaten vardı; bunların sayısı artıyor... Bazıları da ülkemizin vahşi kapitalizmin cirit attığı bir alan haline geldiğini ileri sürüyor...
    Gayrımilli anlayışın yönetim biçimini kim nasıl değerlendirir, nasıl yorumlar ve kafasında nasıl şekillendirir bilemem; ancak her değerlendirmede bir hakikat payı olacağını peşinen söylemek isterim...
    *
    Biraz da bu siyasal kaos ürkütüyor beni...
    İleri Demokrasi'den bahsedenlerin Ortaçağ'da yaşanan engizisyon sürecini anımsatan tavırları, kararları ve uygulamaları korkunç bir gelişme gösterirken insanda huzur, güven ve geleceğin iyi olacağı umudu kalır mı...
    Kalmıyor!
    *
    Beni saran umutsuzluğa bakarak umutlarınızı yitirmeyin...
    Dayanın; yasal her zeminde bu gidişe dur diyecek siyasal ve sosyal adımları atın, karanlığa sürüklenmemize izin vermeyin. 
    Umutsuzluğumu bu yolda attığım ve atacağım adımlarla kırmaya çalışıyorum; siz de el birliği yapın ki 2012'den başlayarak gelecek yılları da güzelliklerle dolu ve huzur içinde yaşanacak yıllar kılalım... 
    *
    Çizeceğim basit bir tablo duruma açıklık getirir herhalde... 
    Zabıta seyyar dövüyor; polis öğrenci...
    Hukuk adamı çete üyesi olmuş, kimi terörist kuryesi...
    Siyasetçi zampara ya da iktidarın erketesi...
    Öğretmen hayat kadını olmuş, veznedar soyguncu...
    Yığınla yüzü kara insanla iç içeyiz; ha mahalleyi soyan hırsızlar, ha kara para aklayan iş adamları...
    Hepsi mutlu, huzurlu, umutlu... 
    Ayrıştırma, kayırma, arka çıkma, sırt sıvazlama, yandaş üretme, ayakları baş yapma girişimleri de gırla...
    Oh ne âlâ ne âlâ...
    *
    Gözlerinizin önüne basit ve çirkin bir tablo serdiğim için bağışlayın. Daha korkunç bir tablo sermekten özenle kaçındığımı da bu vesileyle söylemek isterim. 
    2012'nin ilk günlerinde umutlarınızı tamamen yitirmenize aracı olamazdım...
    Sağlık, huzur, başarı ve refah dolu yıllarda yaşamanız dileğiyle...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.