Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Gerginlik ve ötekileştirme

GİDİ çapulcular; siz yok musunuz siz...
Başbakan böyle diyor...
Devam ediyor...
-Ayyaşlar...
-Namertler...
-Vandallar...
-Edepsizler...
Aklına daha başka hakaret içeren sözcük gelse onları da sıralayacak. Öfke, işte böyle bir illet; kişiyi alıyor, argoyla, küfürle kepazelik çizgisine taşıyor...
Kim olursa olsun insan öfkelendi mi kendisini kaybeder. Psikolog dostum Meral Özen bir sohbetimiz sırasında konuya değinirken öfke yüzünden hayatı değişen ve toplumdan dışlanan şöhretli pek çok yabancı insandan bahsetmişti. Yorgun kafam bugün onlardan birinin bile adını hatırlamıyor...
Bu yaşa gelirken hayat önüme öfkeli ve ondan kurtulmayı becerememiş çok kimseyi çıkardı. Konuşma imkânı bulduklarıma dilimin döndüğünce öfkenin insana verdiği maddi ve manevi zararları anlatmaya çalıştım. Kös dinleyenler de oldu, can kulağıyla sözlerimi algılayanlar da...
Bugün siyaset sahnesinde, yukarıda sıraladığım ve sıralamaktan teeddüb ettiğim daha onlarca hakaretâmiz sözcüğü ve argo söylemi kullananlar var.
O yüzden siyaset gerildikçe geriliyor. Gerginlik kime yarıyor derseniz, edebin yolunu değil de edepsizliğin yolunu seçenlere yarıyor...
* * *
Türkiye'de onbir yıl sonra ciddi bir tehlike halini alan ayrışmayı da bu gerilmeyle sağladılar.
Ağzı bozuklar birilerini "Onlar" diye anmaya başladı. Böyle anılanlara karşılık yandaşlarını da "Bizler" diye okşayıp şımarttılar...
Erdoğan, hepsine örnek olan isimdir!
Artık her şey onlarda; para da, makam da, sıfat da...
Üstüne üstlük mahalle baskısıyla yandaş sayısını çoğaltmaya çalışıyorlar...
Aynı hızla halkı birbirinden koparıp ötekileştirmeyi sürdürüyorlar...
"Ben" egosunu siyasal maya haline getirdiler...
-Benim polisim...
-Benim başı örtülü kızım...
-Benim köylüm...
-Benim imam hatipli gencim...
Millete birşey bırakmadılar; aslında millet kavramını da bırakmadılar ya...
* * *    
Türkiye'yi iyi seyrediniz değerli okurlar; ülke özünden koparılmış vaziyette almış başını gidiyor...
Nereye olacak...
Karanlıklara!
 
Pestenkerânî anlayış
 
KİMDEN gelirse gelsin insan, demokrasiyi sahiplenen söylemlerin tamamına katılmakla demokratik ilkelerin, onu algılamayan kafalarda da yer bulmasına yardımcı olabilir...
Mesela, Selahattin Demirtaş'ın demokrasiye ilişkin sözlerine katılıyorum. Siyasal irade demokratik gösterilere müdahale etmemelidir.
* * *
BDP'yi günahım kadar sevmem...
BDP'lileri de...
Türkiye'nin karışmasına memur edilmiş PKK'nın, siyasal ağzı bir partidir.
Kentsel terörü tezgâhlamakla görevlidir...
Ne ki, demokrasi gereği vardır!
Başındakilerden biri olan Demirtaş, Lice'de karakola yapılan saldırıyı da demokratik gösteri saydığına göre bunların demokrasiden neyi anladığını kolayca saptayabilirsiniz.
Demokratik gösteride yakıp yıkmak olmaz; göstericiler taş, sopa, kesici ve delici âlet, molotof kokteyli gibi değişik objeler kullanıyorsa o gösteriye demokratik eylem denmez, saldırı denir...
Taksim'deki gezi eylemi demokratik gösteriydi ama gezinin dışında cereyan eden olaylar demokratik gösteri değildi, düpedüz saldırıydı...
Elbet de saldırıyı demokratik eylem sayamazsınız ve izin verilmesini isteyemezsiniz.
Fakat öteden beri BDP'liler, demokratik gösterileri tanımlarken hep şiddet içerikli kalkışmaları örneklemiştir.
Sonuncusu Lice olayı; saldırıdan ibaret bu olayı demokratik sayıyorlar. Oysa olay vahşi bir yerel kalkışmadır, demokratik eylem filan değildir.  
* * *
Şayet "Benim polisim" gezide konuşlanarak eylem yapan kendi halindeki çevrecilerin üzerine gitmemiş olsaydı gezinin dışında kümelenen marjinal grupların saldırı için gerekçeleri olmayacaktı.
Ama polis öyle yapmadı; tam tersi uygulamayla işi çığrından çıkardı...
Gelecek sefer polis, âmirleri tarafından daha dikkatle yönetilir inşallah..
Böyle pestenkerânî yani saçma sapan uygulamalar yaparak demokratik gösterileri kanlı eylemlere dönüştürmezler!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.