Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

GEÇMİŞ OLSUN ARKADAŞ

GALATASARAY Lisesi nde bizden birkaç sınıf küçük olan ve gazeteciliğe başlamasını teşvik ettiğim değerli kardeşim Mehmet Ali Birant önemli bir ameliyat geçirdi..
Birant ile Milliyet gazetesinde de birlikte çalışmıştık..
Ne kadar başarılı bir gazeteci olduğunu anlatmayacağım..
Tanıdığım Mehmet Ali bundan rahatsızlık duyar..
*
Ameliyatının başarılı geçtiğini kendisi açıkladı, sevindik..
İnşallah daha yıllarca, ekran hayatını sürdürecek ve yeni başarılara imza atacak..
*
Her şeyin başı sağlık; o olmadı mı hiçbir şey olmuyor..
Yaş kemale ermeye başlayınca sağlık sorunları da yakamıza yapışır oldu..
Biz gazeteciler, düşünen ve yazan insanlar olarak çoğunlukla masa başından kalkamayız; o nedenle de spora yani bedensel hareketlere zaman ayıramayız..
Hantallaşırız ve hastalıklara göz kırparız..
Oysa insanların sağlığını muhafaza etmesini sağlayan koşulların başında, spor yaparak bedeni zinde tutmak, kalori depolamaktan uzak durmaya özen göstermek geliyor..

Biz bunu yıllardır yapamıyoruz..
*
Son yedi yıldır, sağlığıma daha fazla önem vermeye başladım..
İki kez genel kontrol -check-up- yaptırdım, bir kez de anjiyö..
İnsan, bu yollarla hem durumunu görüyor, hem sağlık için neler yapması ve nasıl beslenmesi gerektiğini öğreniyor..
Mehmet Ali'nin ameliyat olduğu saatlerde Başkent Üniversitesi Hastanesi'ndeydim.. 
Periyodik tahlillerimi yaptırıyordum..
Hastanenin lobisinde değerli Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın küçük bir fotoğrafı ve onu tanıtıcı -Yazılar ufak olduğu için seçemedim- satırlar vardı..
Hüzünlendim..
Hem demokrasi adına, hem demokrasi ve özgürlüklerin yerleşmesi için mücadele verenler adına..
*
Haberal Hoca da onlardan biri..
Zonguldak'tan milletvekili seçildi, fakat hakkındaki iddialar yüzünden tutukluluk hali sürüyor..
Önceleri şüpheli diyorlardı, sonra sanık demeye başladılar..
Yetmedi, şimdi de suçlu muamelesi yapmaktan geri kalmıyorlar..
*
Hüzünlendim..
Laik, Sosyal ve Hukuk Devleti kavramının, parlamentonun duvarları dahil ülkenin bütün duvarlarına kara leke gibi yapışmış olması, nice zamandan beri yüreğimi dağlayıp duruyordu..
Allah tan işte; insan, dağlanmış yürekle de yaşıyor..
*
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyerek hepimizi kandırdıkları için hüzünlendim..
Gözümü duvardan aldım, bakışlarımı sokağa sabitledim; "Belki egemenlik dışarıdadır da ben göremiyor olabilirim" diyerek teselli bulmaya çalıştım..
"Buldun mu bari" diye sorduğunuzu duyuyorum..
Henüz değil..
Parlamento ne zaman milli iradenin sarsılmaz kalesi haline gelir ve egemenlik ne zaman bir siyasal grubun değil de milletin olursa, o zaman içimizdeki hüznün yerini ulusal sevinç alır; hüzün kalmaz, gam, keder dağılır..
Şimdilik..
Sabır Ya Allah!

NE OLACAK BU İŞİN SONU
---------------------------------------- 
MİLLİ iradenin üzerindeki kara bulutların ne zaman ve nasıl dağıtılacağını kestirmek zor.. 
Oluşan kaosa bakan, ister istemez yargının siyasallaştığını düşünebiliyor..
Yargı siyasallaşırsa hak yerini bulmaz, adalet gerçekleşmez, hukukun esamisi okunmaz..
Hükümler, kağıt üzerinde ya da lâfta kalır..
İnsanlar ve durumun yaygınlaşması üzerine de toplum, dipten yukarı rahatsız olur..
Demokrasiye, özgürlüklere, adalete, laik, sosyal hukuk devletine kimsenin inancı kalmaz..
Bu değerlerin yitimi başladığında toplum çağdaşlıktan uzaklaşır..
Sonrası tufan..
Bugün bu yaşanıyor!
*
Bunu mu istiyoruz?
Asla ve kat'a..
Aymazlığa kapılan YSK'nın hatasına koşut hataları üstlenmekten kaçınılmalıydı..
Yargı, dikkat ve incelik gösterseydi, anayasanın 14, 83 ve 85 inci maddelerini iyice yorumlasaydı, yaşadığımız kaosun oluşması engellenirdi..
Milli iradenin üzerine de gölge düşmezdi..
*
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin eski Türk Yargıcı Rıza Türmen, bu tür olaylar önüne geldiğinde mahkemenin nasıl karar verdiğini anlattı.
Özetliyorum; AİHM, bizde olduğu gibi milli iradenin ortadan kaldırılamayacağını hükme bağlayan birkaç karar vermiş..
Yaşadığımız son durum AİHM'ye götürülürse, "Nahak yere içeride tutulan vekillerin salıverilmesi kararı kesinlikle çıkar" diyorlar..
Çünkü.. 
AİHM, milli iradenin siyasallaşmış yargı kararlarıyla ortadan kaldırılmasına karşı tavır koymakla tanınıyor..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.