Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

ERDOĞAN'A ARZEDERİM

TAM yazıya başlayacaktım ki internetten bilgisayarıma "Ankara'da büyük patlama" başlıklı bir haber düştü..
    Üç yurttaşımızın ölümüne, 30'dan fazla yurttaşımızın yaralanmasına ve ona yakın aracın kullanılamaz hale gelmesine sebep olanları lânetliyorum; Allah müstahaklarını versin! 
    Olay yerinin yakınında okul da varmış..
    Allah'tan çocuklar sokakta değil o saatte..
    ...........................................
    Patlamayı üstlenen çıkmadı dediler.. 
    Beklediğimiz şeye bakın; bir ağız "Ben" ya da "Biz yaptık" derse üzerine gideceğiz..
    O zaman Allah'ını seven tutmasın bizimkileri..
    Diyen çıkmazsa oturup, arpacı kumrusu gibi düşüneceğiz..
    Pardon, düşünür gibi yapacağız..
    Eyyamcılık başka türlü bir şey değil ki..
    ..........................................
    Basiretsizliğimize de diyecek yok yani..
    Sanki başımızdan PKK belası gitti ve bütün eli kanlı insanlık düşmanları, masum ve mazlum hale geldi..
    Yamuk kafalıyız vesselam; terör örgütünün yerine başka bir failin ortaya çıkmasını bekliyoruz..
    Sanki o zaman rahatlayacağız..
    ........................................... 
    "Üstlenen çıkmadı" diyenin niyetini ben böyle anlıyorum.
    Patlamadan hemen sonra olay yerine yakın bir köşede şüpheli bir paket bulundu.    
    O da fünyeyle patlatıldı; içinden ikinci bomba düzeneği çıktı..
    Bulguların hepsi, patlamanın bölücü terör örgütünün işi olduğunu gösteriyor..
    Yine mi "Üstlenen çıkmadı" diye bekleyeceğiz!
    Bekleye bekleye bugünlere geldiğimizi gören göz, idrak eden baş arıyorum!
    ...........................................
    Dikkat ederseniz sınır ötesi harekâtın başlatıldığı günden itibaren terör örgütü kırsaldaki saldırılarını azaltırken, kentlerdeki eylemlerini yoğunlaştırdı..
    Bunun nedenini anlamamak için insanın aptal olması lâzım. 
    ...........................................
    Kentlerde eylem yapmalarının bir değil üç amacı var..
    Birinci amaçları, TSK'nın sürdürdüğü sınır ötesi harekâtın intikamını bu yolla almak..
    İkinci amaçları, güvenlik güçlerinin iki ayrı cephede uğraşmasına yol açarak gücünün azalmasını sağlamak..
    Üçüncü amaçları ise siyaset yoluyla örgüte destek çıkanlara cesaret vermek..  
    Ankara'daki patlamanın, bu üç amacı sağlamak için düzenlendiği kuşkusuz. Umarım güvenlik güçlerimiz bunu biliyordur..
    Hükûmet de görüyordur! 
    *
    OKULLAR açıldı. Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize başarılı bir öğretim yılı diliyoruz..
    Sivaslı 11 yaşındaki çocuğumuz Aykut Polat'ın 155 numaralı telefonu arayarak polis amcalarına babasını, "beni okula göndermiyor" diye şikâyet etmesi, ülkemizde hâlâ çocuklarını değişik nedenlerle okula yollamayan ebeveynlerin olduğunu gösteriyor..
    Devlet, çocuğunu okula gönderemeyen ailelerin nedenlerini ortadan kaldırmak zorunda diye düşünüyorum..
    Parası olmayan ailenin parasızlığı giderilmeli..
    Neden sağlıksa, ailenin ve çocuğun sağlığına sahip çıkılmalı..
    Sorun yolsa, çocuk devlet tarafından okula taşınmalı..
    Sosyal devlet anlayışına uygun her adım atılmalı, her yardım yapılmalı..
    Eğitim ve öğretim zafiyeti yaşayan toplumlar ilerleyemez; o duruma düşmemek için çocuklarımızı okutmalıyız; onlara okumayı ve öğrenmeyi sevdirmeliyiz ki hepsi ileride aydın bireyler olsun.
    Ülkemizin umudu böyle çocuklar! 
    .......................................
    Milli Eğitim Bakanı ilk gün uğradığı okulda öğrencilere "Demokrasi ne" diye sordu..
    Çocuklar bilemedi..
    Demokrasinin ne olduğunu siyasetçi bilmiyor ki öğrenci bilsin..
    O nedenle çocuklar okumalı ve öğrenmeli..
    Sadece demokrasiyi değil, her şeyi..
    Sonra da hepsi, bilmeyen siyasetçilere demokrasi dersi vermeli.
    *
    RUMLAR ve Yahudiler el ele verip Güney Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramaya başladı.
    Bunu da bir Amerikan şirketinin üzerinden yapıyorlar.
    Biz de köpürüp duruyoruz.
    .....................................
    Hemen misilleme sürecine geçtik; Erdoğan TPAO'ya aynı bölgede sondajlara başlama talimatı verdi.
    Hazırlıklar hızla ilerliyor..
    Norveç sismik gemisi yolda, yüzer petrol arama platformu da geliyor; nihayet biz de Akdeniz'e açılacağız..,
    Bunu daha önce neden yapmadık..
    Elin herifleri başlayınca mı Akdeniz'de petrol aramak aklımıza geldi..
    .....................................
    Rum-İsrail ortaklığının üçüncü bir ortağı var, Amerika.
    Orta Doğu ve Akdeniz'deki enerji alanlarına gözünü diken ve ele geçirmeye çalışan Washington, bunu devlet düzeyinde yaparak dikkatleri üzerine çekmek istemediği için devreye bir Amerikan şirketini soktu.
    Bu üçlü ortaklığın karşısına KKTC'yi alarak çıkıyoruz..
    Yani bir başımıza "Rest" diyoruz..
    Hayırlı olur inşallah!  
     Dileriz Akdeniz karışmaz ve bölge çatışmalara sahne olmaz..
    *
    CHP, başbakanlıkla bölücü terör örgütü arasında bir mutabakat metni olduğunu iddia ediyor..
    CHP sözcüsü ısrarlı, üstelik "Açıklayın" da diyor..
    Olacak şey değil ama ülkemizde olmayacak işlerin olduğuna da alıştığımız için bu iddiayı yadırgamıyoruz.
    ........................................
    Onu bırakalım bir kenara da gelelim buluşma ve pazarlık konusunda Başbakan'ın değerlendirmesine..
    Erdoğan artık bu görüşmeleri ve pazarlıkları inkâr etmez oldu.
    Konuya ilişkin savunmasını da şöyle yapıyor, mealen söylüyorum:
    -Eleştirenler devletle hükûmeti birbirinden ayıramıyor. Hem bu, MİT'in görevi içerisinde..
    Başbakanımızın bu değerlendirmesi, üzülerek söylüyorum tamamen yanlış.
    MİT'in asli görevi istihbarattır, terör örgütüyle masaya oturup pazarlık yapmak değil..
    Erdoğan a arzederim!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.