Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

ERDOĞAN DEĞİŞMELİ ARTIK

DEMOKRATİK bir seçim mi yaşandı, soru bu..
Oy verme işlemine ve sandık çevresindeki güvenliğe bakarak yanıtlayacaksak, evet demokratik bir seçim yaşandı..
Bazı sandık alanlarında yeterli sayıda oy pusulası olmadığı, sahte pusula saptandığı ve sandık kurulunda okuma yazma bilmeyenin bile görevlendirildiği görülmüş de olsa, sandığa gölge düşürecek büyük boyutta ârızalar meydana geldi diyemeyiz..
Yalnız, son dakikada YSK'nın sandığa cep telefonuyla gelinmesini yasaklayan kararı yanlıştı, demokratik değildi, çünkü mantığı yoktu..
Buna hangi mantıkla karar verdiler anlamak zor; karar, bireyin Anayasa'nın 22. maddesiyle elde ettiği haberleşme özgürlüğünü kısıtladı, keşke bu karar alınmasaydı..
Bu kararı alarak seçmenin, telefon aracılığıyla iradesi dışında yönlendirilmesini önlediklerini sandılar; oysa seçmen sandığa zaten yönlenmiş ya da yönlendirilmiş olarak geldi..
Yasaklama bir işgüzârlıktı!
*
Demokratik cereyan eden seçim işlemine, sandıklar sayılıp sonuç ortaya çıktığında bazı yerlerde gölge düşürüldü. 
Viranşehir'de, Tunceli'de, Ceyhan'da, İstanbul Ataşehir gibi bazı yerleşim alanlarında yaşanan saldırılar, kavgalar, protesto gösterileri, henüz demokrasiyi ve onun getirilerini özümsememiş olduğumuzu gösterdi. 
*
Atmosfer nasıldı sorusuna gelince..
Garip bulabilirsiniz ama bana göre berbattı..
Bir yanda seçmene güvenmeyen bir siyasal iktidar anlayışı vardı, diğer yanda da siyasetçiye güvenmeyen bir seçmen anlayışı..
Açayım..
Siyasal irade, seçmenden korktuğunu, ona güvenmediğini ve bireyin yönlendirilebilecek kadar zaafiyet içinde olduğunu kabullenerek cep telefonu yasaklamasıyla öne çıktı..
Beri yanda seçmen de siyasal iradeden korktuğunu, kullandığı oy'un ne olduğunu en yakınına dahi yanlış aksettirerek gösterdi..
Oy kullandıktan sonra eşimle birlikte tanık olduğumuz bir olay, bu yargıya varmamıza neden oldu..
Evimize dönerken karşılaştığımız bir dostumuzla eşi, Ankara'da öğrenim gören kızlarına cep telefonu aracılığıyla "AKP'ye oy verdik evladım" dedikten sonra bize dönerek "Ne yapalım Ergun Bey, böyle söylemek zorunda kalıyoruz, malûm telefonlar dinleniyor, neme lazım" dedi.. 
Oysa Muharrem Bey'in eskiden beri CHP'ye oy verdiği biliniyordu..
Sanki iki taraflı korku imparatorluğunda yaşıyoruz..
Türkiye böyle bir atmosferde seçim yaptı..
*
Bundan sonra ne değişir..
Göreceksiniz, bir şey değişmeyecek; bugünkü atmosfer sürecek..
Güvensizlik ortamı berdevam..
Yanlışları doğrularından fazla olan Erdoğan bunu tersine çevirmeyi, yani doğruları çoğaltıp yanlışlardan kurtulmayı başarırsa kötüye gidiş durur, iyiye gidiş başlar..
Burası çok önemli; aksi halde toplum "Yaşam biçimi" olarak benimsediği kaotik bir hayat sürme alışkanlığından kurtulamaz, hatta bir daha ki seçimde de AKP'yi dördüncü kez iktidara getirir.. 
Yanlışların doğru, doğruların yanlış olduğu dayatması sürüp giderse günü geldiğinde bu sonucu yadırgamamak lazım! 
*
Siyaseten yeni gelişmeler yaşanacağını söylemek mümkün..
Önümüzde öncelikle yeni anayasa konusu var..
Ardından "Başkanlık Sistemi" konusu var..
Vaatlerin yerine getirilmesi konusu var..
Terörün sonlandırılması konusu var..
Ülkemiz çok önemli gelişmelere gebe..

İktidar bunların üstesinden gelebilir mi..
Gelebilecek gücü olsaydı daha önce gelirdi..
341 vekille gelemedi, 326 vekille gelebilir mi sorusunu yanıtlamak o nedenle zor..
*
Erdoğan yeniden iktidar olmakla daha büyük bir sorumluluğun altına girdi..
Eskiden olduğu gibi karakuşi kararlarla, paliyatif önlemlerle, ayağı yere basmayan vaatlerle, yatırım yapmadan, halkın sıkıntılarını çözmeden, temel sorunları ortadan kaldırmadan, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını kemikleştirmeden ve sadece ütopyaya sığınarak, oluşan yeni sorumluluğun altından sıyrılması mümkün olmaz..
AKP Lideri dileriz bunun farkındadır!
*
Bir sonraki yazımda CHP'yi irdeleyeceğim inşallah! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.