Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

EGEMEN GÜCÜN HUKUKU

TÜRKİYE zor günler yaşıyor; terör ve ardından deprem...İkisi de canımızı yaktı, yüreklerimizi dağladı, Cenab-ı Allah aziz milletimizi beterlerinden saklasın...
Terör ve deprem konularında yazılacak çok şey var. Ancak onlardan önce bir hukuk cinayetini ele almak istiyorum. Zira hukukun olmadığı ya da keyfi hukukun olduğu yerde terör de olur, doğal âfet depremden sonra kargaşa da çıkar...Kısaca ifade ediyorum; Van'daki yurttaşlarımıza yardım konusunda derhal organize olamayışımız bile hukuk anlayışında yaşadığımız yozlaşmadan kaynaklanıyor. 
* * *
REFERANDUM sürecinde muhalefet, iktidarı kast ederek "Amaçları yargıyı siyasallaştırmak" demişti. Bugün gelinen nokta, bu amaca ulaşıldığını gösteriyor.
Almanya da maskesi düşürülen Deniz Feneri'nin Türkiye ayağında yaşananlar ibretlik...
Davanın açılması uzun süre savsaklandı; baskılar başlayınca da şüpheliler sorgulandı ve tutuklanarak cezaevine gönderildi...
Bu arada hepsinin mal varlığı haciz altına alındı ve haklarındaki iddianamenin hazırlanmasına başlandı...
Geç de olsa duruma yargı el koymuş oldu...
Sonrası daha önemli...
Araya giren Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, iddia makamını oluşturan üç savcıyı, yanlış evrak tanzim etmekle suçlayarak görevden aldı. Ardından, şüphelilerin talebi üzerine de altısının salıverilmesini sağladı.
Doksan günden beri içeride yatan ve AKP'den destek bekleyen salıverilenlerin içindeAykut Zahid Akman ile ortağı Zekeriya Karaman da var...
Sadece salıverilmediler, mal varlıkları üzerindeki hacizler de kaldırıldı...
Siyasallaştığı iddia edilen yargı sayesinde artık tutuksuz yargılanacaklar. Bu gelişmelerden sonra haklarında nasıl bir kararın verileceğini varın düşünün.
*
HSYK'nun başkanı Adalet Bakanı'dır; yardımcısı da, bakanlığın müsteşarı...
Üyeleri ise hâkim ve savcılar arasından oylamayla seçilir...
Referandum sonrası o seçim de yapıldı ve AKP iktidarının koyduğu ağırlığın doğal sonucu olarak iktidar yanlısı hukukçular üyelik koltuklarına oturdu...
Sonuç?
Ne olduğunu görmüyor musunuz?
Şüpheliler, delilleri karartmaları söz konusu olmadığı için -kaçmaları da söz konusu değilmiş- hem tahliye edildiler, hem nasıl iktisap ettikleri bilinmeyen hacizli mal varlıklarına yeniden kavuştular.
"Yaşasın adalet" diye onlar bağırmayacak da yıllardan beri "Delilleri karartırlar" ve"Kaçmaları söz konusu" denilerek tutuksuz yargılanma talepleri her sefer reddedilen "Ergenekon Sanıkları" mı bağıracak...
Ya da darbe vehmi içindeki hastalıklı kafaların hışmına uğrayan Hasdal daki muvazzaf subaylar mı!

Sonuç?
Bu ülkede ne olup bittiğini anlamıyor musunuz! 
Referandumun ne amaçla yapıldığını hâlâ göremiyor musunuz!
Adalete gölge düşürüldüğünün farkında değil misiniz!
Geçerli hukukun, egemen gücün hukuku olduğunu düşünemiyor musunuz!
*
Ülkedeki gelişmeleri dikkatli gözlemlemediğimiz ve analiz etmediğimiz sürece AKP'nin vesayetinden kurtulamayız, sultasından yakamızı sıyıramayız.
*
Bu konuda yorum yapmıyor sadece CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın konuya ilişkin görüşlerini naklediyorum. Halkımız herhalde konuyu daha iyi anlayacaktır.
Kılıçdaroğlu diyor ki:
-Perşembenin geleceği çarşambadan belliydi. Önce ucu köstebek aracılığıyla doğrudan hükümete uzanan soruşturmaya müdahale edildi. Savcılar görevden alındı. Aramalar öncesi sanıklar, şüpheliler uyarıldı. Mal varlıklarıyla ilgili serbest bırakma kararını da tahliyeler izledi. Yani tuz koktu. Bu yargının siyasallaştığının somut göstergesi. Tahliyeleri, adaletin gücü değil, gücün adaleti belirlemiştir.
Bu da MHP'li Vural ın sözleri:
-Başarılı operasyon. Hükümeti kutluyorum. Deniz Feneri’ni sorgulayanların başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Süreç siyasi parmaklarla yönlendiriliyor. Siyasi irade Deniz Feneri ile ilgili hususların açığa çıkması konusunda biraz endişeli. Parmak girmesin, yargıya müdahale olmasın. Hak ve hakikat tecelli etsin.
*
Değerli okurlar;egemen gücün hukuku bu süreçte köstebek kurumu oluşturmakla da kalmadı Deniz Feneri'nin yeniden çakmaya başlamasını sağladı. Fener eskisi gibi, birilerinin ışığı olup hanelerine akacak!
AKP boşuna aklanma çabaları içinde değil ki!
*
Yazıyı noktalarken aziz şehitlerimize ve depremde kaybettiğimiz yurttaşlarımıza rahmet diliyor, yaralılara şifa ve milletimize sabır niyaz ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.