Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Dersim için arşiv açılsın

 AKP'nin ve Erdoğan'ın, gündem değiştirme becerisinde üzerlerine yok. Dersim isyanını kaşımak suretiyle muhalefetten, yetmiş üç yıl önce yaşanan olayın hesabını sormaya çalışıyorlar...
   Yeni gündem maddesi Dersim...
   Bu konuda devlet arşivine girmeden ve resmi kayıtlara -askeri kayıtlar dahil- ulaşmadan konuşmak, inandırıcı ve doğru olmaz.   
   Son günlerde, Dersim isyanına ilişkin ortalıkta dolaştırılan lâflar bugüne kadar söylenenlerden farklı değil. Bugün de belge ve bilgilere dayanmayan konuşmalara tanık oluyoruz; iddia sahipleri hep kirli bilgi üzerinden konuşarak gerçekleri daha da çarpıtmaktan perva etmiyor. 
   İsyanın nedenlerini ve nasıl başlayıp sonuçlandığını sağlıklı biçimde öğrenmek ve kamuoyuna aktarmak için devletin arşivindeki bilgilere ulaşmak ön koşul. 

   *
   Spekülasyona açık bu konuyu AKP neden gündeme taşıdı?
   Erdoğan'ın hesabına akıl erdirmek her babayiğitin harcı değil; o nedenle konunun güncellenmesinin altında hangi hesabın yattığını bilemiyoruz; yalnız şu bir gerçek ki konu, Alevi yurttaşlarımızla Sünni yurttaşlarımızın arasını açabilecek, yani ayrıştırmacı niteliği olan bir konu...
   Savrulacak hezeyanlara kimsenin itibar etmemesi en büyük dileğim...

   *
   Mehmet Metiner AKP'ye muhalefet ettiği ve Kürtçülüğe yandaşlık yaptığı günlerde Erdoğan hakkında ileri geri çok şey söylemişti. Arşivlerde -benim arşivimde de bulunuyor- neler var, neler...
   Onları tekrara gerek duymuyorum...
   Metiner bugün, AKP milletvekili; ufak ufak iktidara yaklaşarak sandalyeyi kapmayı becerdi...
   Eski sözlerini hatırlatmıyorum, çünkü "Ben onlar için özür diledim" demişti. "Aman" diyene kılıç kalkmaz, af dileyenin de kusuru yüzüne vurulmaz; biz öyle biliriz...
   Bana göre de Metiner'in eski yanlışları siyasal tarihe geçmiştir; onları topluca ya da tek tek günümüze taşımanın anlamı yoktur. 
   Yalnız şu var; bu arkadaş Dersim isyanını kaşıyıp durmasın ve Tunceli adının Dersim olarak değiştirilmesinde ısrar etmesin. Eskiden Tunceli'ye Dersim denildiği doğrudur, deniliyordu; orası bugün Tunceli'dir. Bu isim neden bazılarına batıyor anlamıyorum...
   Eskilerden bahsetmeye başlarsak, gerçeklerin oluşturduğu o koca kitlenin altında, korkarım Metiner de kalabilir... 

   *

   Dersim, bir isyan hareketinin adıdır. Askeri harekâtla bastırılmış isyanın sonucunda, 12 bin kadar yurttaşımız Tunceli'nin dışına çıkarılmış, Orta Anadolu ile Batı Anadolu'da iskâna tabi tutulmıştur. İsyancıların şehit ettiği asker sayısı 250 dir, harekât sırasında can veren yurttaş sayısı ise bin 520 civarında. İsyana Kürtlerle birlikte bölgedeki şöven Ermeniler de katılmıştır...
   Aslında bu rakamlar da sağlıklı mı bilemiyoruz; o nedenle devletin arşivine bakılması lazım diyoruz...
   Bu olguya rağmen Erdoğan ve yandaşları "Tarihle yüzleşelim" gibi abuklukla ana muhalefet partisinden hesap sormaya kalkıyor...
   Neden?
   Çünkü o günlerde Çankaya da Ulu Önderimiz oturuyor. CHP'nin kurucusu o değil mi; "O halde Dersim isyanını askeri harekâtla bastıran Atatürk tür" demeye getiriyorlar lâfı.
   Oysa o tarihte yürütmenin başı yani Başbakan da Celâl Bayar; Bayar daha sonra DP'nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olmadı mı, neden faturayı ona değil de Ata'mıza kesmeye yelteniyorlar... 
   Çünkü son seçim kampanyasında DP'yi, Celal Bayar'ı ve Adnan Menderes'i savundular ve bunların üzerinden politika ürettiler. Onları suçlamaya o nedenle dilleri varmadı...
   "Birikintiye taş atma, üstüne sıçrar" derler ya, ondan kaçındılar...

   *
   Dersim olaylarına, devletin ve Genelkurmay'ın arşivleri ışık tutacaktır. Bilen bilmeyen herkesin ahkâm kestiği günümüzde bilgi kirliliğini ortadan kaldıracak olan adımlar atılmalı Dersim gerçeğine ait belgeler araştırmacılara açılmalı.
                                                               * * *
   İRAN'da bir futbol karşılaşmasını izleyen seyirciler Türk ve Azeri bayrakları açınca İran karıştı.
   Ülke bu yüzden hâlâ hop oturup hop kalkıyor; çünkü bayrak açmayı pantürkist bir eylem saydılar. Hem Azerbaycan'ı, hem Türkiye'yi İran'a rejim ihraç etmekle suçluyorlar...
   Bize, kendi radikal anlayışlarını ihraç etmeye kalkışmışlardı; o nasıl oluyormuş görsünler şimdi...
   ........................................ 
   Maç Tebriz de oynandı; Tebriz, Azeri ve Türk kökenli İran yurttaşlarının yoğun olduğu bir kent, Tahran dan sonra ülkenin ikinci büyük kenti...
   Bu ülkede yaklaşık 34 milyon Türk yaşıyor; acem sayısı ise yaklaşık 40 milyon civarında. O nedenle Türklerin de içinde bulunduğu etnik yapı, acemleri korkutuyor; birlik ve beraberliği, öncelikle şia anlayışında buluşmak suretiyle diri tutmaya çalışıyorlar. Tebriz'deki Türk popülasyon içinde Sünni olanlar da var. Bu bayrak açma eylemini, onlara yıkmaya kalkıyorlar...
   Dünyanın neresinde olursa olsun İslam da tefrika yaratmak, Müslüman olana yakışmayacak, hatta günah sayılacak bir iş; inşâllah daha vahim boyuta taşınmaz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.