Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

DEĞİŞTİRDİM GİTTİ..

BİR okurumdan elektronik posta aldım; ilginç bulduğum bir öneri yapmış, diyor ki:

    -Ergun Bey, doğruya doğru, eğriye eğri diyen bir yazarsınız. Beyaza siyah, siyaha beyaz demiyorsunuz. Sizi, mensubu olduğum siyasi partinin geniş tabanı adına kutluyorum. Köşenize bir başlık koysanız ve "Siyah-Beyaz" deseniz nasıl olur; saygılarımızla..

    Okur, "İyi olur" anlamında bir öneri yapıyorsa bana söyleyecek lâf kalmaz..

    *
    Kimseyi kıracak değilim..

    Şayet bu başlık mizacımı, üslûbumu, tavrımı, sahiplendiğim değerleri, insanlık anlayışımı ve dünyaya bakış açımı ifade ediyorsa bundan daha güzel köşe adı mı olur!
    Ancak buna elbet de sitemizin yönetimi karar verir..     Galiba hiçbir yazar arkadaşım köşe başlığı kullanmıyor; ben kullanırsam dam üstünde saksağan vur beline kazmayı olmaz mı!

    Değerli okurlarıma teşekkür ediyorum.. 
    
    MASUMİYET KARİNESİ
    --------------------------------- 
     İŞTE bir hıyar daha..
    Yandaş televizyon kanallarının birinden hezeyan püskürttü ve masuniyet karinesinin kişinin masum olduğunu gösteremeyeceğini söyledi..
    Yani, içeride tutulanları kafadan suçlu ilan etti..      Uyuz herif ne olacak..     Haktan, hukuktan, adaletten bîhaber kerata..
    Beyinsizliğinden neşet eden ukalalıkta üstüne bir başka yandaş konuşmacı tanımadığımı itiraf edeyim..    
    * 
    Masumiyet karinesi kişinin masum olduğunu göstermez lâfı doğrudur, göstermez..     Ama hüküm giymemiş insanın, yargılanma sonuna kadar suçlu sayılmasını engeller ve kişiyi, masumiyetin sağladığı saygınlığın içinde tutar..

    Masumiyet karinesi, modern hukukun vazgeçilmez karinelerinden biridir ve en babasıdır..
    Karinenin ne anlama geldiğini bilmeyen bu zibidiye hukuku yozlaştırma yetkisini verenin canını albız alsın!
    *
    Hukuk şöyle der:
    -Kişinin, yasaya göre suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar, masum olduğu kabul edilir.
    Bundan sonra hiç kimse, bu zibidi gibi ortaya çıkarak masumiyet karinesine takla attırmaya kalkışmasın..
    * 
    Değerli bir hukukçu olan Prof. Dr. Faruk Erem, Masumiyet Karinesi ni şöyle açıklar:
    -Kamu davasının gayesi, kişinin suçlu olduğunu ispat etmektir, onun aynı zamanda masum olduğunu ispat gayesi yoktur. Fakat bunun tabii neticesi şudur; bir kimsenin beraat edebilmesi için masum olduğunun anlaşılması şart değildir, suçlu olduğunun anlaşılmamış olması kâfidir. 
    Masumiyet karinesiyle, ihtimali düşüncelerin vatandaş aleyhine netice vermesi önlenmiştir..     Masumiyet karinesi, usul hukukunun kişiye tanıdığı bir teminattır.. 
    Zibidi, inşallah yazdıklarımı aklına yerleştirir..
    Unutmadan; demokrasi ve hukuk anlayışı gelişmiş ülkelerde masumiyet karinesi, anayasalara yazılmış ve böylece bu hukuksal değerlendirme, anayasa hukuku içerisindeki yerini almıştır.. 
   
    GELELİM NE OLACAK SORUSUNA
    ---------------------------------------
   TUTUKLU vekillerin durumu ne olacak; bunu bize demokrat ve özgür ülkeler sorabilir..     Peki sorarlarsa durumu nasıl açıklayacağız..
    CHP Lideri Kılıçdaroğlu Sosyalist Enternasyonal toplantısına katıldı ve bir dizi görüşme yaptı; bu konudaki sorulara nasıl cevap verdiği ilerleyen zaman içinde kamuoyuna herhalde açıklanacaktır..     Yalnız şu kadarını söyleyim, bu durumu içeren ve oya sunulan karar tasarısı, oy birliğiyle kabul edildi..
    Neydi bu karar tasarısı?     Tasarıda, "Sosyalist Enternasyonal, Birleşmiş Milletler Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu hükümleri ve AİHM’nin içtihatları doğrultusunda, usulüne uygun olarak seçilmiş parlamento üyelerinin halk tarafından kendilerine verilmiş görevleri yerine getirmelerinin yargı veya başka yollarla engellenemeyeceğini teyit etmektedir" görüşü yer almıştı ve bu görüş karara bağlandı..
    Sosyalist Enternasyonal, bizdeki türedi yandaş örgütlere benzemiyor; Enternasyonal de 91 ülkeyle 6 uluslararası örgüt var..
    Hepsi demokrasiden, özgürlüklerden, bağımsızlıktan, insan haklarından ve evrensel hukuktan yana..
    Biri bile çapaçul örgüt değil; üstelik alayı, bu değerleri tanımayan ya da ortadan kaldıran züttürük düşüncelerin de tamamına karşı..  
    Okurlarım anımsayacak..

    Ne demiştim bir yazımda.. 

     "Yemin etmemek, oturumlara katılmamak, körü körüne verilen kararları protesto etmek, kaosu giderici ilk adımları iktidardan beklemek, demokrasinin sağladığı olanaklar manzumesinden değil mi.. Bunları"Antidemokratik hak ve hukuk zırtapozluğu" diye ilan etmek mümkün mü.." 

    Karar tasarısının Sosyalist Enternasyonal Konseyi Genel Kurulu nda oybirliği ve alkışlarla kabul edilmesi, CHP nin hukuk ve demokrasi mücadelesindeki haklılığını bir kez daha kanıtladı..     Sadece onu değil, farklı siyasal çizgide olmamıza rağmen görüşümüzün doğruluğunu da..      *     "Aklın yolu bir" gerçeği, ille de aynı gruba mensup insanları kapsayan bir olgu değildir; aklı ve gönlü insanlık anlayışıyla dolu olan farklı görüşteki herkes için aklın yolu birdir..     Ortak akıl ise sağduyudur!      Aklın yolu gibi, evrensel hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin de yolu birdir!     *     Bundan sonra ne olur?     İnşâllah birileri zırtapozluğu sürdürmez..     Akıl, hak ve hukuk, demokrasi, özgürlükler ve milli irade ağır basar, zırtapozlar da bunların karşısına dikilmez!     Kaostan işte o zaman kurtuluruz..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.