Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

CHP'DE HAYAL KIRIKLIĞI

BİR yazımda "Meydanlar kimseyi aldatmasın" demiştim..
Doğru çıktı; meydan mitinglerinde görülen kalabalıklar, birçok yerleşim yerinde adayları Meclis'e taşıyamadı..
Meydanların en fazla yanılttığı parti de CHP oldu..
Siyaset bilimcileri ve psikologlar, CHP'nin ortaya koyduğu "Tek başına iktidar" hedefini neden yakalayamadığını mutlaka irdelemeli..

Tek başına iktidar olmayı MHP'de istiyordu. Ancak bu parti CHP gibi, daha yolun başında hedefi yakalayacağını söylemedi.. 
Fark şu; MHP seçmenden sadece "Beni iktidara taşıyın" isteğinde bulundu..
O nedenle MHP'de "İktidar kaybedilmiştir" üzüntüsü ve hayal kırıklığı yaşandığı söylenemez! 
*
CHP'nin sandalye sayısını arttırması ve oylarını yüzde 25'in üstüne (Yüzde 25.94 neredeyse yüzde 26 demektir) taşıması yadsınacak bir gelişme değildir; alınan sonuç partinin büyük hedefiyle kıyaslandığında bile, küçük çapta başarı olarak nitelenebilir..
Peki, CHP'yi hedefe taşımayan koşullar neydi..
Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığa gelmesi mi..
Eski kadroların tasfiye edilmesi mi..
Partinin B takımı diye nitelenen isimlerin yönetimi ele alması mı..
Örgütlerin Genel Merkez'e tavır koymaları mı..
CHP'nin ilkelerinde kırılmalar olduğunun düşünülmesi mi..
İzlenen politika mı, liderin söylemleri mi..
Aday listelerinden doğan hoşnutsuzluk mu..
Yeterince çalışmamak mı..
Akla gelmedik başka koşullar mı..
*
En etkili neden, seçmenin Kılıçdaroğlu'nun sıraladığı vaatleri yerine getireceğine inanmaması da olabilir..
Bazılarının dediği gibi seçmen, AKP'nin hizmetlerinden memnunsa -ki öyle olduğu anlaşıldı- neden CHP'ye talip olsun; bu yargı da CHP oylarının beklendiği gibi büyümesini engellemiş olabilir..
Bana sorarsanız, siyasal hayatımızda taa 1946'dan bu yana bir türlü gelişmeyen, daha doğrusu yok edilemeyen bir başka olgu var..
O da seçmenin hür iradesiyle oy kullanmasına toplumsal ambargo konulmuş olması..
Çirkin ve zarar verici bir gelenek!
"Babadan oğula" yansıyan particilik anlayışı, sandık başında hür iradeyi berhava etmiş, oy'u ipotek altına almış olabilir.. 
*
1946'ya kadar oylar CHP'nin vesayeti altında boğulurdu..
1960'a kadar DP'nin vesayeti altında ezilip kaldık..
Hatırlayacaksınız; 1980 ne kadar da, yaşanan siyasal ve sosyal kaosun vesayeti altında yamulduk..
"Özal'ın vesayetinden kurtulduk" derken yeniden hem DP, hem de ANAP havasıyla göbek atan AKP'nin vesayeti altına girdik..
CHP'nin bu seçimde de beklenen gelişmeyi gösterememiş olmasının iki temel nedeninden biri AKP'nin vesayetinden büyük bir kitlenin şikâyetçi olmaması, ikincisi de -yukarıda dediğim gibi- tercihin ya babadan evlâda miras gibi geçmesi, ya da mahalle baskısının egemen olması!
*
Vaktiyla yaşanan CHP, DP, ANAP vesayetleri nasıl miadını doldurup göçtüyse AKP vesayeti de öyle göçüp gidecek..
CHP belki o zaman, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sarsılmaz ilkelerini taşıyan vesayetin egemen olmasıyla iktidara gelebilecek..
Bu süreç uzundur, çetrefillidir, ama muhakkak bir gün yaşanacaktır!
*
CHP'de yeni gelişmeleri bekleyelim..
Ana muhalefet partisi herhalde hatalarını sorgulayacak ve onlardan kurtulacak..
Şunu da göz ardı etmesinler.. 
Seçmenin güvenini kazanmak çok önemli..
AKP bunu sağladı; fakat o güven sürer mi, nereye kadar sürer bilinmez.. 
Halkımız uyanıktır, beklediğini bulamazsa binicisini sırtından atan at gibi olur; omuzları üzerinde ne Erdoğan'ı bırakır, ne AKP'yi..
*
Bu sonuca rağmen CHP'yi, -çok uzun yıllar sonra olabilir- iktidara doğru adım atma becerisi gösterdiği için kutluyorum! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.