Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Bunlara oy verilmez

SON on yılda berbat etmedikleri ne kaldı?
   Dilimizi bile tanınmaz hale getirdiler. Ana dilimizi, yabancı sözcüklerin istilasına terk ettiler ve Türkçe'nin yozlaşması için Arapça ya da Acemce tamlama ve terkipleri çok kullanır oldular.."Eşref-i mahlûkat" bunlardan sadece biri..
   Arap milliyetçiliğini dinsel şablon haline getirenlerin kullandığı dilden bahsediyorum; kuşaklar arasındaki iletişim giderek kopuyor, yaşlılar gençleri, gençler yaşlıları anlamaz oldu. Bir toplumun dilini yozlaştırırsanız onu dilsiz bırakmış olursunuz. Dilsiz toplum da millet değil, ümmet haline gelir..
   Sonuçta özünüzden kopar, küresel bir orta malı haline gelirsiniz.
                                                                      * * *
   Maalesef Türk Dil Kurumu bu konuda duyarsızlığını sürdürüyor. Dilin yozlaşmasını engelleyecek etimolojik çalışmalar yapmıyor. Yapıyorsa bundan neden insanların haberi yok..
   Kurum bilimsel çalışmalarına koşut olarak dilimize ilişkin etimolojik çalışmalar yapsaydı Türkçe'nin zenginliği ortaya çıkardı. Bugün kaç kişi Türkçe'nin en zengin dillerin başında geldiğini, hatta tek dil olduğunu biliyor..
   Kullandığımız sözcüklerin nereden geldiği araştırılmış olsaydı, dediğim gibi dilimiz çok daha zenginlik kazanırdı.
                                                         * * *
   Her dilde başka dillerden alınmış sözcükler vardır; bunlar ya gerçek anlamlarında alınır ve kullanılır ya da alınır fakat başka anlamlarda kullanılır. Bir dilin zenginliği içindeki yabancı sözcüklerin varlığıyla değil kendi sözcüklerinin ve türevlerinin bulunup ortaya çıkarılmasıyla sağlanır..
   Mesela, kullandığımız "Gönül" sözcüğü Türkçe'dir ve bugün Türk Yurtları'nda "Kongül" ya da "Gongül" olarak kullanılır. 
   Dilimizdeki temiz ve öz Türkçe sözcüklere binlerce örnek verebiliriz..
   Bir de başka dillerden dilimize giren fakat anlamını değiştirerek kullandığımız sözcükler vardır. Mesela, aklıma gelen "Pehlivan" sözcüğü..
   Farsça da -Acemce- "Pehl" asker anlamındadır, "Van" sözcüğü de muhafız anlamında. 
   Biz bu sözcüğü güreşçi anlamında kullanıyoruz; oysa Acemce de anlamı muhafız askeridir..
   Bazı dil bilimciler, "Bay bay" diye telâffuz edilen İngilizce sözcüğün, "Güle güle" ya da"Allaha ısmarladık" anlamına gelen ve ayrı yazılan iki birleşik sözcüğün yerine kullanılmasını"Madem halk kullanıyor, o halde Türkçe'dir" mantığıyla izah etme densizliğinde bulunabiliyor..
                                                         * * *
    Bugünkü iktidar ümmetçi olduğu için Türk'e ve Türkçe'ye dönük bir tek olumlu girişim yapmadı 10 yıl içinde. Başbakan, parti lideri olarak o kadar ileri gitti ki Türklüğü sahiplenen onbinlerce vatan evlâdı Ülkücü Bozkurt'u, dışlama cesareti bile gösterdi..
    Ondan güç alan etrafı da benzer sataşmalar yapma cüreti içinde.. Bu anlayıştan milletimizin maddi ve manevi değerlerine saygı ve sevgi beklemeyin..
    Bunların siyasal formatında Arap olanlara saygı ve sevgi vardır; her ikisini de din üzerinden siyaset yaptıkları için sahiplenirler. 
                                                                       * * *
    Ülkücü Bozkurtlar'ı karalamaya kalkan anlayışın ayrımcı, ayrıştırmacı, bölücü, kayırmacı ve benzeri illetlerle meşbu -dolu- olmadığını söyleyebilmek de mümkün değildir. 
    2 milyona yakın genci YGS ve ALES'in kapısında perişan eden umutsuz hale getiren anlayışla dilimize kan doğrayan anlayış birbirinden soyutlanamaz. 
    O nedenle bu iktidara asla oy verilmez!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.