Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

BUNDAN SONRASI..

AKP'ye verilen oyların, yani yüzde 49.90'ın yüzde 72.8'i, "Yapılan hizmetlerden dolayı" imiş..
Açıklama 14 Haziran tarihli gazetede yer aldı..
Yani seçimden bir gün sonra hazırlanan gazetede..
*
Hürriyet gazetesi tarafından açıklanan araştırmadan çıkan sonuç bu..
Ne kadar ciddiye alırsınız bilemem..
24 saat içerisinde kesinlik ifade eden bir araştırma nasıl yapılır onu da kestiremiyorum, ama yapılmış işte..
*
Perşembe günü İstanbul'da sağanak yağış vardı; bazı semtleri sel götürdü..
Keza Ankara'ya da önce dolu düştü ardından sağanak yağış geldi..
Televizyon ekranlarından izlemiş olmalısınız, sağanak her iki ilimizde de hayatı felç etti. Ekonominin başkenti haline getirilmeye çalışılan "Kültür Başkenti" sıfatına da sahip İstanbul ile cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da altyapı rezilliği yaşandı. Bu kentlerimizde belediyelerin elinin kolunun bağlı kalması, iktidarın nasıl hizmet verdiğinin yadsınamaz kanıtı oldu..
Yüzde 49.90 oy un yüzde 72.8'i, demek ki hizmetsizlikten ibaret hizmet anlayışına verildi..
*
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in savunması da ilginçti; Gökçek "Eee ne yapalım yani, âfet yaşandı" anlamına gelen bir açıklamayla veremediği altyapı hizmetine kılıf geçirmeye kalktı.. 
Yakıştı da!
*
Şimdi, üçüncü kez iktidar olma başarısını gösteren Başbakan ile hükümetini bekleyen ve 8.5 yıldan beri çözümlemedikleri sorunlara gelmek istiyorum..
Yeni hükümeti bekleyen ve bugüne kadar halledilmeyen sorunlar malûm; bir kere daha hatırlatmakta yarar görüyorum..
61. Hükümet, azalıyor gibi gösterilen ancak artan işsizliği mutlaka çözmek zorunda.. 
Çalışanlar ve emekliler maaşlarında iyileştirme bekliyor; intibak yasası mutlaka çıkarılmalı ve bu geniş kesimin insanca yaşaması sağlanmalı.. 
Ekonominin güçlü hale geldiğini ve kişi başına düşen gelirin on bin doların üzerine çıktığını iddia eden iktidar halkın, parasızlıktan, işsizlikten, yardımsız yaşayamayacak hale gelmesinden şikâyetçi olduğunu görmeli. Reel ekonominin de iddia edilen düzeyin altında olduğunu kabullenip toparlanmalı.. 
Demek ki yalanla, abartılı rakamlarla, böbürlenmelerle ve yatırım yapmadan katma değer oluşmayacağını görmek, öncelikle de iş alanları açmak ve üretime imkân tanımak gerekiyor..
*
Eğitim ve öğretim hayatımızdaki karmaşaya son verilmeli; YÖK ıslah edilmeli, rezaletlere çanak tutan ÖSYM yeniden şekillendirilmeli..
*
Tarımı canlandıracak, çiftçileri üretim yapmaya sevk edecek imkânlar hazırlanmalı, besicilik özendirilmeli, hayvancılık geliştirilmeli..
Sağlık hizmetlerinde sık sık değiştirilen uygulama, yerini yeni ve kalıcı hizmet anlayışına bırakmalı..
Doktorların ve tüm sağlık personelinin maaşları ve özlük hakları iyileştirilmeli..
SGK ile özel hastanelerin, ilaç sektörü ve eczanelerle sağlık kurumlarının dolayısıyla hastaların ilişkileri sosyal devlet anlayışı kapsamında yeniden ve o anlayışa yakışacak düzeyde kurulmalı.. 
Türban sorunu mutlaka çözülmeli..
Askerlik konusu ciddi biçimde ele alınmalı..
Anayasaya aykırı olan, bireyin haberleşme özgürlüğünü kısıtlayan ve insanları tedirgin eden, espiyonaj esaslı telekulak uygulamasından vazgeçilmeli; yasası iptal edildiği halde hâlâ dinleme yapan ve çağdaş anlayışın kara lekesi haline gelen TİB in hayatına son verilmeli..
Yargının hızlanmasını sağlayacak maddi önlemler alınmalı ve derhal devreye sokulmalı; tutukluluk süresi yeniden ve insani olacak biçimde düzenlenmeli..
Yargı kararları mutlaka uygulanmalı
Antidemokratik bütün yasalar iptal edilmeli..
Anayasa ihlallerine son verilmeli..
Devlet kadroları, eş, dost, arkadaş, hısım, akraba arasından seçilenlerle doldurulmamalı..
Yolsuzluklar önlenmeli, yapanlar himaye görmemeli, hepsinin yakasına yapışılmalı..
Ayrımcılık, kayırımcılık, ayrıştırmacılık ve ötekileştirmecilik yok edilmeli..
*
Terörü ıska geçmiş değilim..
Toplum nicedir, bölücü terör belasından kurtulma sürecinin başlamasını bekliyor..
Bu beladan kurtulmak için terör örgütünün İmralı daki ya da dağdaki başıyla müzakere değil mücadele edilmesi gerektiği anlaşılmalı..
Daha geçen çarşamba günü İmralı ya giden avukatlar, adadan döndükten sonra eylemsizlik kararının uzatıldığını söylediler..
Bunun da pazarlık sonucu sağlandığını ima ettiler..
İktidar terörün pazarlıkla, yeni anayasaya "Demokratik özerklik" hükmünün konulmasıyla, eyalet sistemine gidilmekle, ikinci dili, kürtçe ezanı, ikinci bayrağı, demokratikleşme sürecinin temel malzemeleri kabul etmekle bitmeyeceğini görebilmeli..
Böyle bir tavrın sonunun gelmeyeceğini idrak etmeli..
Etnik milliyetçiliğe prim verilirse, bölücü niyetli başka grupların da ortaya çıkacağını hesaplamalı..
*
Erdoğan ve yeni AKP hükümeti, bu konuları çözmek zorunda; birinin bile savsaklanmaması lâzım..
Şimdi daha geniş bir sorumluluk altındalar; bütün bu sorunların giderilmesi yerine, uçuk projelerle halkın gözünü boyamaya kalkışmak, verilemeyecek hesapları ortaya çıkarabilir.. 
O takdirde kimse AKP'ye yazık olur diye hayıflanmaz..
Sadece ülkemize ve milletimize yazık olur diye çok üzülürüz, çok! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.