Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

Bulamaçlı yollar

TUTUKLUNUN biri üniversite sınavına hazırlanıyordu, cezaevine atlas istedi...
  Atlas malûm, dünyaya ilişkin haritaların bir arada bulunduğu renkli bir yayın...
  Adına ister kitap deyin ister başka bir şey; basın yayın literatüründe bu yayına atlas diyorlar...
  Tutuklunun talebine verdikleri yanıta bakın:
  -Atlas, örgütsel dokümandır, veremeyiz...
  Ülkelerin siyasal ve fiziksel durumunu gösteren atlasın hangi örgütün dokümanı olduğunu soramamış garibim. Sorsa bir ton dayak yiyecek; boynunu bükmüş ama cesaretini de toplayarak "Siz diyorsanız öyledir" demiş...
  Bu tutuklu genç, dilerim üniversite sınavını kazanır, okur, hukuk adamı olur ve bugünkü çarpık yargı anlayışıyla mücadeler eder. Evrensel hukuku bir kenara iten, yerine kafalarına yatan hukuku ikame ederek baskı aracı haline getiren haddini bilmezlere de derslerini verir...
  Bu arada atlasın örgütsel doküman olmadığını da dangalakların kafasına sokmuş olur...
  *
  Atlası örgütsel doküman diye yasaklayan ve cezaevine almayan anlayışın temel kaynağı hiç kuşkusuz AKP iktidarı...
  Kimse "Hayır, değil" diyemez; Ceza ve Tevkifevleri ne ilişkin düzenlemeleri yapan kim, iktidar değil mi...
  Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü nereye bağlı; Adalet Bakanlığı'na değil de Haydarpaşa Limanına mı!?
  Geçin atlası...
  Beri yanda bebek katiline son model televizyon verdiler; peki, veren kim, ona da bakalım...
  Hükûmet!
  Atlas örgütsel dokûman ama televizyon değil; aklınıza yatıyor mu?
  Yahu televizyon, müebbet hapis cezasıyla içeride ömrü billah yatacak örgüt başına, dışarıya talimat uçurmasını sağlayacak bilgilendirme aygıtı...
  Asıl o yasak olacağına atlas yasak; buyrun gülmeyin...
  Bebek katili artık iktidarın gözbebeği; "Barış" ayağına yatan gösteriş meraklısı ne kadar tip varsa alayı İmralı'daki saltanatı dallandırıp budaklandırmak için ellerinden geleni yaparak mütmain oluyor...
  Yarın televizyon vermekle de kalmaz, beyzadenin (!) rahat icraatta bulunması için kanlı ellerine telsiz de verirler...
  İki kat mutmain olmak için...
  *
  İmralı, iktidarın umut merkezi oldu. Oradan yükselecek barış bayrağını gözlüyorlar... O göndere çekilirse AKP'liler zil takıp "terörü sonlandırdık" diyerek göbek atacak...
  Tabii, barış (!) sürecinde Kandil'deki katiller de rahat durursa...
  Eşyanın tabiatı olur da teröristin olmaz mı; o da tabiatının gereğini yapabilir ve vurup öldürmeyi sürdürebilir. O zaman yandı gülüm keten helva; makara geri sarar, tüm barışçılar şapa yatar!
  ........................
  Ne demiştik hatırlayın; demiştik ki:
  -Bir kanlı terör çetesi istedi diye sağlanacak barış, cumhuriyet tarihimizin kara lekesi olmayacak mı? AKP iktidarı bunu tarih sayfalarından nasıl temizleyecek!?
  Atlasın örgütsel dokûman sayılmasından bebek katilini televizyon aygıtıyla kucaklamaya kadar bütün olup bitenlere icazet veren AKP, alnımıza yapıştırdığı bu ve benzeri lekeleri nasıl silip yok edecek insan merak ediyor.
  *
  KADINA şiddet gündemden inmiyor. Daha üç gün önce bir kadınla iki evlâdı, ailenin erkeği tarafından saldırıya uğradı ve üçü de öldürüldü; polis cinayeti işleyen babayı yakaladı...
  Bu, en son vak'a...
  Daha önce de benzer yüzlerce olaya tanık olduk...
  Konuya ilişkin görüş açıklayan çok, olaylara sağlıklı bakan az...
  Dindar diye bildiğim fakat maalesef dinci çıkan yazar Ali Bulaç kadına şiddeti yorumlarken şöyle demiş:
  -Kadına şiddetin nedeni kadının çalışması. Kadın çalıştığı için erkek fıtri (Yaradılış) rolünü kaybedip cinayete itiliyor...
  Tesbite bakın; lâf lâf değil, ebemin tükürüğü!
  Dünyanın gelişmiş ülkelerinde milyonlarca kadın çalışıyor ama bizdeki gibi tâcize ve saldırıya uğramıyor. Oralarda erkeklerin fıtri rolleri bizimkilerin fıtri rollerinden farklı mı!?
  Efendim, anlayamadım!
  Ayrıca, İslam ahlâkına sahip insan şiddet yapmaz; Bulaç onu da biliyor mu?
  Şiddeti meşru göstermek için kimse bulamaçlı dolambaçlı yollarda gezinerek saldırganlığı fıtri oluşuma bağlamasın; o iş sadece eğitimsizlikten, ilkellikten, hatta yamyamlıktan kaynaklanıyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.