Ergun Kaftancı

Ergun Kaftancı

BUGÜN DE BU KADAR..

SEÇİM sonuçları henüz gelmeye başlamadı..
Oy verdikten hemen sonra, pazar günü saat 11 sularında yazdığım için siyaset dışı yazının tam sırası dedim..
Deneyelim bakalım, beğenecek misiniz!
*
Ülkemizde değil ama dünyada çok tanınan yazarlardan biri de Ortega Y. Casset..
Bizde pek az kitabı yayınlandı; birkaç kitabını dilimize rahmetli gazeteci yazar Nejat Muallimoğlu çevirdi. 
"Kitlelerin isyanı" adlı kitap da onlardan biri.. 
Okumanızı salık veririm!
*
Toplumsal gelişme ve topyekûn çağdaşlaşma sürecinde en ağır görev, sayıları çok fazla olmayan devleşmiş bireylere düşer.
Ortega da bu iddiayı, şöyle söyleyerek doğruluyor:
-Eğer kitleler, devlerin omuzlarına çıkmayı beceremezse ileriyi göremezler. Bulundukları seviye, gelişmeleri görmelerine engeldir; yüksekten bakmaları halinde ileriyi görür ve gidecekleri yönü bulurlar..
*
Benzer bir uyarıyı da batılı bir düşünür -adını anımsayamadım birden- şöyle yapmış:
-Yeni kuşaklar, cüceler gibidir, ileriyi ve gelişmeleri göremezler. Bunun için, önceki kuşağın sırtına çıkmaları lâzım..
Merhum Namık Kemal'in de yeni kuşaklara bir serzenişi var; o da demiş ki:
-Nereye kadar bu gaflet uykusu; bu kadar zamandır gözü açık uyudunuz, gördüğünüz rüyaların hangisi doğru çıktı! Yaşadınız, yaşamaktan başka ne kazandınız! Atalarınızın hangi eserleriyle övünüyorsunuz, ya oğullarınız sizin neyinizle övünecek! Adınızı mezar taşında bırakacaksınız; fatiha beklemekten başka ne yapacaksınız. Uyuyunuz, uyuyunuz, hayattaki gafleti, ölümdeki uykuya değişmek için bundan daha kolay yol yoktur!
*
Gelin lâfı değiştirelim..
Bana sorarsanız bir dönemin gençlerini iki iblis ifsat etti; biri Karl Marks (Marx), diğeri de Sigmund Freud..
Mark maddeciydi, Freud ise "Seksüel bir nörotik".. 
İkisi de insanı yoldan çıkarıp sorunlu hale getirecek ilkeleri savundu; bugün beşeri ne kadar yanlışlık ve çirkinlik görüyorsanız biliniz ki ikisinin de hamurunu bu iblisler yoğurdu..

Madde ve seks!
Bu ikisi hâlâ, dünya toplumunu ufak ufak yıkmayı sürdürüyor! 
*
Madde de, seks de yadsınamaz ama bu iki iblisin yaptığı gibi, yozlaştırılamaz ve hayatın iki motor gücü olarak da ön plana çıkarılamaz.
Her ikisi de toplumların maddi ve manevi değerlerini ve ruh kökünü bozar..
Dikkatli bakınız, insanlık bu bozulmanın meyvelerini toplamaktadır!
*
Dün sosyal demokrat yazar ve şair Melih Cevdet'in (Anday) Raziye adlı romanını okurken anımsadım..
Eskiden Marksist hatta Leninist yığınla komünist, bir süre sonra devrimci yanı ağır basmayan sosyalistliği seçti. Bugün birçoğu, muhafazakâr demokrat geçinen ve yanlı yayın yapan televizyon ve gazetelerde muhafazakâr demokrat ayağına yatmış halde..
Muhafazakâr demokrat geçinenler de -Batı daki Hıristiyan partilere özendikleri kuşkusuz- benzer değişim sürecini yaşadıklarını ispatlamak için perende üstüne perende atıyor..
Bunlar da geçmişte, karanlığı temsil eden "Mukaddesatçılığa" sığınmışlardı; bugün muhafazakâr oldular, muhafaza etmeye çalıştıkları da mukaddesatçılıkları..
*
Mukaddesatçılıktan muhafazakârlığa..
Uzun bir yol sanmayın; bunlar aynı târîk (*) kavşakta buluşan iki tarîk! (**) 
*
Raziye, Melih Cevdet'in dört romanından biri ve sonuncusu. Öteki romanlarını da okudum; Aylaklar, İsa'nın Güncesi ve Gizli Emir yayınladıklarında geniş bir okur kitlesiyle buluşmuştu..
Fakat Anday'ın oyunları, denemeleri ve şiirleri romanlarından çok fazla..
Siyasal akidesi, bana uygun değildi ama Türkçe'yi kullanmaktaki ustalığı hârikaydı; Türkçesi'ne her zaman hayranlık duyduğumu itiraf ederim.. 
Bugünkü sohbetimize burada nokta koyuyorum; ortaya çıkacak sonuç ülkemize ve milletimize hayırlar getirir inşâllah 

------------------------------------------------------------------

(*) -Karanlık (Dilimize girmiş Arapça sözlük, şapkalara dikkat)
(**) -Yol (Dilimize girmiş Arapça sözlük, şapkalara dikkat)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.